Şah-ı Nakşibend (k.s.) - Kitap Tanıtım
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.643 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 3 ileti gönderildi.. Toplam : 22909 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Şah-ı Nakşibend (k.s.), konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3948 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Şah-ı Nakşibend (k.s.)}   Okunma sayısı 3948 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« : 19/09/08, 04:27 »



   Hâce Muhammed    Bahâeddin k.s.
Nakşibendiyye yolunun kurucusu ve
 "altın silsile"nin en görkemli halkalarından biridir.
Onun menkıbe ve sohbetlerinin güldestesiyle
gönlünü gül bahçesine çevirmek isteyenlere..

Şeyh Ahmed ES-SIDDIKİ

   Semerkand Yayınları

buradan temin edebilirsiniz ..
 :burda:
Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/sahi-naksibend-ks-t4481.0.html



Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #1 : 19/09/08, 12:41 »
 X:04

şu an elimde okuduğum kitap

 X:04




Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı Nakkaş

  • Hadim
  • ******
  • İleti: 497
  • Konu: 84
  • Derviş: 457
  • Teşekkür: 120
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #2 : 19/09/08, 12:43 »
 X:02


DOSTTAN GELİR, DOSTA GİDER

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #3 : 20/09/08, 18:00 »
Buna Gücün Yetmez!..


Müritlerden biri anlatır:

- Şah-ı Nakşibend Hazretleri, bir görev için beni Harzem’e göndermişti. Bu yolculuğumda bana eşlik eden Buhara halkından bir grup insan vardı. Nihayet Harzem’e ulaştık. İstirahat etmek üzere bir hana girdik. Herkes kendi işiyle meşgul olmaya başlamıştı. Derken birkaç gün geçti. Bu grupta bulunan kimseler bana epeyce eziyet etmeye başlamışlardı. Bununla kalmayıp bir de Hace Hazretleri hakkında, kötü sözler sarf ediyorlardı. Beni sıkıntılar basmaya başladı, hâlim değişti, zihnim allak bullak oluyordu.

Ve...Bir gün Hace Hazretlerine rabıta yaptım. Medet istedim. Sıkıntılarımı arz ettim. Gönlümden:


- Bu kişilerin davranış ve sözleri doğru ise canım ve malım feda olsun eğer; benim mürşidim haklı ise onların can ve malları helâk olsun, dedim.

Ertesi gün sabah vaktiydi. Biri yanıma geldi, ‘Filan kimsenin evine hırsız girip bütün mallarını çalmış!’ dedi. O handa bulunup önceki gün, aramızdaki münakaşaları duymuş olanlar hayret ettiler. O söz üzerine ben evine hırsız girmiş olan kimseyle konuştum. Bana, dün akşam olanları bir bir anlattı. Ben de ona:

- İşte, Allah dostları hakkında edebe riayet etmeyen kimseler, hem bu dünya hem de ahirette bu türden tehlikelere maruz kalırlar, dedim.

Bu hâdisenin üzerinden kısa bir süre geçti. Bir grup arkadaşla o hanın bir odasında toplandık. Bir yandan yemek hazırlığı yapıyor, bir yandan da sohbet ediyorduk. Arkadaşların anlattığına göre Herat’tan gelen biri, Buharalı bir delikanlıyı ‘kölemdir’ diyerek hizmetinde kullanıyordu. O kişi, aslında onun kendi oğluymuş. Söylendiğine göre Buharalı bu kişi, Allah dostlarını inkâr ediyordu. Elindeki köleyi de dört yüz dinara satın aldığını söylüyordu.

Birkaç gün sonra köle hastalanıp öldü. Handa bulunanlar arasında tartışma başlamıştı. Daha önce kendileriyle münakaşa etmiş olduğum kişiler, bütün olanları izlemişlerdi. Bunu fırsat bildiler ve üzerime gelmeye başladılar:

- İşte, senin bedduan tuttu!.. diyorlardı. Ama bu kez, önceki davranışlarından dolayı utanmış bir hâldeydiler. Olanları inkâr etmiyorlar, tövbe ve istiğfara yöneliyorlardı.

Müritlerden biri anlatmıştı:

- Şah-ı Nakşibend Hazretleri Gadyut’ta Şeyh Şâdî’nin evindeydi. Kış mevsimindeydik, havalar iyice soğumuştu. Zaman gece yarısını çoktan geçmişti. Hace Hazretleri Şeyh Şâdî’den, ısınmak için ateş yakmasını istedi. Şeyh Şâdî de ateş bulabilmek için babamın evine gitti. Getireceği ateşle, odunları tutuşturacaktı. Evimizde ateş vardı. Ama Şeyh Şâdî’nin bu ateşi alıp taşıyacak bir şeyi yoktu. Nihayet bizimkiler, orada bulunan bir çanağa köz koyup gönderdiler. Şeyh Şâdî eve geldi. Ateşi yaktı. Hace Hazretleri ona:

- Niçin, o fakir kimsenin evinden ateş getirdin? diye sordu.


Şeyh Şâdî meseleyi anlattı. Hace Hazretleri, kendisinden tekrar o eve gitmesini ve ev halkının ne yapmakta olduklarını öğrenmesini istedi. Şeyh Şâdî, bizim eve gitti. O sırada babam virdini çekiyordu. Gördüklerini geriye döndüğünde Hace Hazretlerine anlattı.

Ertesi sabah Şah-ı Nakşinbend Hazretlerinin huzurunda kalabalık bir mürit toplanmıştı. O esnada validem geldi. Kendisi ve kız kardeşi için dua istedi. Allah Teala’ya hakkıyla kulluk edememekten şikayet etti. Bunun üzerine Hace Hazretleri:

- İnşaallah bu hâlden, kısa bir zaman içerisinde kurtulursunuz. Ancak cimrilikte bulunmamanız gerek! dedi.

Gerçekten de kısa bir süre geçti. Hace Hazretlerinin dualarının bereketiyle, validemin hem dünya hem de ahiretini mamur etme yolunda gayretleri artmıştı.

Müritlerden biri anlatır:

- Karaşi yakınlarında bir köprü vardı. Şah-ı Nakşibend Hazretleri bazı müritleriyle burada toplanmış oturuyorlardı. Bu arada Şeyh Hüsrev, yanında bir grup müridiyle birlikte Hace Hazretlerini ziyaret etmek amacıyla Kermâniyye’den yola çıkmıştı. Taşkent’e ulaştıklarında, Şah-ı Nakşibend Hazretlerinin köprübaşında olduğunu öğrendiler.

Şeyh Hüsrev, Hace Hazretlerinin Keşâni’de bulunduğu düşünüyor olmalıydı. Bu sebeple o tarafa doğru yöneldi. Yolda kendilerine helva sunan Taşkentli bir müritle karşılaştılar. Kendilerine ikram edilen bu helvayı, Şah-ı Nakşibend Hazretlerine sunmak isterse, kendisine yardımcı olacaklarını söyleyerek; onu da yanlarına aldılar. Böylece hep birlikte Keşâni’ye ulaştılar. Sabah vakti, Şah-ı Nakşibend Hazretlerini görme saadetine kavuştular. Hace Hazretlerinin etrafında her yöreden gelmiş dervişler vardı. Şeyh Hüsrev ile birlikte gelenler yanlarında getirdikleri helvayı Hace Hazretlerine sundular. Şah-ı Nakşibend Hazretleri kendilerine:


- Şu küçüğü çağırın. Dün akşamdan beri, benden helva isteyip duruyor! dedi.

Bir müddet sonra çocuk geldi. Helvayı yemeye başladı. Meselenin iç yüzünü müritlere, önceki akşam orada bulunan, diğer dervişler anlattı:

- Dün akşam üzeri bu çocuk, Şah-ı Nakşibend Hazretlerinden helva istemeye başladı. Hace Hazretleri ona, ‘Sabret, sabahleyin Allah Teala’nın sevgili kulları sana helva getirecek, diyordu.

Şah-ı Nakşibend Hazretleri Kermaniyye’de su kenarına yakın bir yerdeydi. Dervişlerle yemek yiyordu. Şeyh Hüsrev sufilere hizmet ediyordu. Bir ara Hace Hazretleri, Şeyh Hüsrev’e baktı:

- Buna gücün yetmez! buyurdu.

Mecliste bulunanlar, Hace Hazretlerinin bu sözüne bir anlam verememişlerdi. Bunun ne anlam geldiğini Şeyh Hüsrev’e sordular. Şeyh Hüsrev şöyle cevapladı:

- Ben Şah-ı Nakşibend Hazretlerinin burayı şereflendirmelerinden itibaren, çok büyük bir muhabbet zevkine ulaştım. Bu muhabbet anımda, aklıma Peygamber Efendimizin (s.a.v) sahabe-i kiramın arasında bulunduğu Asr-ı Saadet yıllarında kendilerini nasıl feda ettiklerini düşündüm. O an onlara gıpta ettim. Onlar gibi olmayı arzuladım. İşte, tam o esnada Şah-ı Nakşibend Hazretleri bana şöyle dedi:

- Buna gücün yetmez!..

syf 239


Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı Hâfız

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 532
  • Konu: 31
  • Derviş: 230
  • Teşekkür: 1
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #4 : 20/09/08, 18:12 »
Allah (c.c) razı olsun 'mavi' kurbanım inşaAllah bu değerli eserden faydalanacağız...

Sizdende CENAB-I HAKK (c.c) razı olsun 'erdem' kurban, ilminize ilim katsında o ilimle amel etmeyi ebeden nasip eylesin... (Amin)



Gale; Kefa Billahi Şehida..!

Çevrimdışı Alem İrşad Görsün

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 446
  • Konu: 22
  • Derviş: 1159
  • Teşekkür: 0
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #5 : 20/09/08, 18:25 »
Allah (c.c) razı olsun 'mavi' kurbanım inşaAllah bu değerli eserden faydalanacağız...

Sizdende CENAB-I HAKK (c.c) razı olsun 'erdem' kurban, ilminize ilim katsında o ilimle amel etmeyi ebeden nasip eylesin... (Amin)

amin X:02


Kapında bir ömür,
Gitse yeridir,ey Sevgili!
Senin kapından çevrilen var mıdır?
Yüzüne kapadığın var mıdır?

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #6 : 20/09/08, 20:35 »
Allah (c.c) razı olsun 'mavi' kurbanım inşaAllah bu değerli eserden faydalanacağız...

Sizdende CENAB-I HAKK (c.c) razı olsun 'erdem' kurban, ilminize ilim katsında o ilimle amel etmeyi ebeden nasip eylesin... (Amin)


 X:02

Amin.....

 X:04

Rabbim cümlemizden razı olsun ebeden...

bu kapı öyle büyük kü öyle büyük ki eşi emsali yok...
Rabbim, Sevsin, Sevindirsin, Sevdirsin. Muhabbetli ve Aşık-ı Sadıklardan eylesin...
kapısından yolundan hiç ayırmasın bir an bile...
 X:04

Rabbim Sadatlardan ayırmasın,layık etsin cümlemizi inşaAllah . ...
layık eylesin bizleri umman misali olan kapıya ve tasarruflarına layık olanlardan oluruz inşaAllah ...
Sadatın duası olsun inşaAllah....



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #7 : 21/09/08, 00:21 »
amin..amin..amin..


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı can kıRıkları

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 329
  • Konu: 5
  • Derviş: 35
  • Teşekkür: 0
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #8 : 21/09/08, 00:33 »
Allah razı olsun kurban.. Ben de okumuştum o kitabı. Şah-ı Nakşibend hazretlerinin dereyi ters yönden akıttığı kıssa çok etkileyiciydi..

 X:01

 :X42


Dervişlik olsa idi taç ile hırka,
Biz de alır idik otuza kırka..

Çevrimdışı erdem

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.070
  • Konu: 56
  • Derviş: 30
  • Teşekkür: 1
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #9 : 21/09/08, 01:31 »


Manevi uyanış  diriliş tövbe ve inabe dönemlerimin başında, yürekten sevdiğim bir arkadaşla halvete girdim. ben bir ara onunla konuşurken şu sözler kulaklarımda çınlıyordu...

"ancak her şeyi terkedip gönlünü sadece bizim huzurumuza çevirdiğin zaman"

işte bu sözler bende farklı bir hal meydana getirdi kararsız ve perişan bir şekilde halvete girdiğim yerden çıktım.
gönlümü Rabbime nasıl yönelteceğimi doğrusu bilemiyordum.
yakınlarda bir su kaynağı buldum abdest alıp elbiselerimi yıkadım.
Mahsun bir eda ve huşu ile burada iki rekat namaz kıldım.
yıllar varki , ben o namazda meydana gelen muhabbet halimi, yeniden bulmayı arzuladığım halde hala bulabilbilmiş değilim!....

Henüz cezbe hallerimin başındayım mana aleminden bana
"sen bu yola nasıl gireceksin? bu yolda nasıl yürüyeceksin?!.." deniliyordu .
bunun üzerine ben istediğim şeylerin kabul edilmesini şart koştum.

ancak bu cevabıma : bilakis bizim isteğimiz herşeyi senin yapman gerekir!  hitabı ile karşılık verildi.
bunun üzerine ben:
benim tüm bunları yapmaya gücüm yetmez ancak benim söyleyip yapabileceğim hususlarda bu yola girebilirim aksi taktirde giremem! diye cevap verdim.

bu şekilde soru cevap tarzı olaylar iki kez tekrarlandı bundan sonra onbeş gün boyunca nefsimle başbaşa kaldım.
halim çok kötüydü beni tümüyle ümitsizlik kaplamıştı bu ümitsizliğin sonunda beklentilerim gerçekleşti.

benim istediğim sadece şuydu:
bu yola giren herkes Allah tealaya ulaşabilecek mi?
cevap ise şuydu:

tamam senin istediğin olsun!...



syf :30



Asr'a yemin olsun ki; insanlar hüsrandadır. Ancak,
iman edenler, salih amel işleyenler ve birbirlerine Hakkı ve sabrı tavsiye
edenler müstesna! (Asr Suresi)

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #10 : 21/09/08, 01:36 »
 X:04 X:04 X:04

inşaAllah

Allah (cc) razı olsun


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı onursahin

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 573
  • Konu: 64
  • Derviş: 137
  • Teşekkür: 4
Ynt: Şah-ı Nakşibend (k.s.)
« Cevapla #11 : 21/09/08, 06:52 »
bu yola giren herkes Allah tealaya ulaşabilecek mi?
cevap ise şuydu:

tamam senin istediğin olsun!...

 X:04



Kelimelerim yalan,gözyaşlarım sahte,
Cezbelerim palavra,tefekkürlerim vahim,düşüncelerim vesvese,
Nasıl nasıl nasıııl anlatırım Seni bu durumda
...gir gönlüme sil beni
...sen anlat sana seni


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Kim Allah’a tevekkül ederse A'dan Z'ye Susmak ve Konuşmak ... ! ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.473 saniyede oluşturulmuştur


Şah-ı Nakşibend (k.s.)Güncelleme Tarihi: 22/11/19, 17:57 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim