191.BEYİT
Güzeller güzeli şâhâne dilber
Seni terketmezem bin kân olursa
Ne mümkün sevdiğim vazgeçmem senden
Cümle âlem bana düşman olursa
Herkese meyledip su gibi akmam
Vücudum şehrini odlara yakmam
Senden gayri şahım cemâle bakmam
Karşımda Yusuf’u Ken’ân olursa
Emrâhım derdinle sararıp solsun
Sana kemlik eden Mevlâdan bulsun
Olursa sevdiğim sen gibi olsun
Aşığa dünyada cânân olursa
192.BEYİT
Hak bir gönül verdi bana hâ demeden hayran olur
Bir dem gelir şâdân olur bir dem gelir giryân olur
Bir dem sanırsın kış gibi şol zemheri olmuş gibi
Bir dem beşâretten doğar hoş bağ ile bostân olur
Bir dem gelir söyleyemez bir sözü şerh eyleyemez
Bir dem hayrette kalır hiç nesneyi bilmez olur
Bir dem cehâlette kalır bir nesneyi bilmez olur
Bir dem dalar hikmetlere Calînus-u Lokmân olur
Bir dem dîv olur ya peri vîrâneler olur yeri
Bir dem uçar Belkı̂s ile sultân-u ins- u cân olur
Bir dem varır mescitlere yüz sürer anda yerlere
Bir dem varır devre girer İncil okur ruhbân olur
Bir dem çıkar arş üzere bir dem iner tahte’s-serâ
Bir dem sanarsın katredir bir dem taşar ummân olur
Bir dem gelir İ̂̂sa gibi ölmüşleri diri kılar
Bir dem girer kibr evine firavn ile hâmân olur
Bir dem döner Cebrâile rahmet saçar her mahfile
Bir dem gelir gümrâh olur miskin Yunus hayrân olur
193.BEYİT
Hak ilminde bu alem bir nüsha imiş ancak
Ol nüshada bu âdem bir nokta imiş ancak
Ol noktanın içinde gizli nice bin deryâ
Bu âlem o deryâdan bir katre imiş ancak
Âdemliğini her kim bulduysa odur âdem
Yoksa görünen sûret bir gölge imiş ancak
Bu zevke yeler herkes bulmaz veli her nâkes
Eren ana âdemde bir fırka imiş ancak
Kim ol deme buldu yol vasl oldu Niyâzi ol
Nâci denilen fırka bu zümre imiş ancak
Mefûlü mefâilün mefûlü mefâilün
Âdemde olan esrar bu demde imiş ancak
194.BEYİT
Hakka âşık oldun ise
Muhabbetle doldun ise
Candan onu buldun ise
Geceleri uyku niye
Murâdına erdin ise
Hak rızâsı derdin ise
Allah için verdin ise
Verdiğinde gözün niye
Sönmüş ocak yaktın ise
Gönüllere aktın ise
Bir yoksula baktın ise
Başa kakan sözün niye
Sade nefsin dövdün ise
Mü’minleri övdün ise
Allah için sevdin ise
Bana böyle nazın niye
Seccadeye durdun ise
Hak kapısın vurdun ise
Öbür dünya yurdun ise
Bu dünyada gözün niye
Şu nefsin küstün ise
Tam boynunu kestin ise
Herkes senden üstün ise
Söylesene kibrin niye
Bir hastaya vardın ise
Hatırını sordun ise
Yarasını sardın ise
Gönlündeki hüzün niye
Hak yolunda oldun ise
Nurlarıyla doldun ise
Rızâsını buldun ise
Cennetinde gözün niye
195.BEYİT
Hakka bir bâb açılmış
Bu aşk meyhânesinden
Arşa güller saçılmış
Bu aşk meyhânesinden
İblis dahî geçemez
Erenler tekkesinden
Herkes gelip içemez
Bu aşk meyhânesinden
Yok olmak burda başlar
Hâk olmak burda başlar
Feyizden akan yaşlar
Bu aşk meyhânesinden
Hep pîran dizdizedir
Şeyhimle yüzyüzedir
Mevlam lütfun bizedir
Bu aşk meyhânesinden
Aşk kadehi meyi nur
Burda çalar dâim sûr
Kalpler yapar yere kor
Bu aşk meyhânesinden
Meyhâne dâim ola
Nefsine sâhip ola
Kemter Emîn kul ola
Bu aşk meyhânesinden
196.BEYİT
Hakka yönel azm ile yâr ola gel gel
Bir nefes şol bezm ile yâr ola gel gel
Bildiğini hep unut yârin öğüdün tut
Budur sana bir öğüt yâr ola gel gel
Ârı dilerlerse ver vârı dilerlerse ver
Cânı dilerlerse ver yâr ola gel gel
Gam koma âyinene dost aça yüz dîdene
Taşlar vurup sînene yâr ola gel gel
Tuttuğun ol dâmeni sıdk ile tut bil ânı
Sen de ara bul ânı yâr ola gel gel
Hulûsi’ye dost yüzün görmeye ağyar yüzü
Tâ ki yitirip özün yâr ola gel gel
197.BEYİT
Hak, şerleri hayr eyler
Zannetme ki gayr eyler
Ârif ânı seyreyler
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Sen Hakk’a tevekkül kıl
Tefvîz et ve râhât bul
Sabr eyle ve râzı ol
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Kalbin ana bend eyle
Tedbirini terk eyle
Takdîrini derk eyle
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Hallâk-u Rahîm oldur
Rezzâk-u Kerîm oldur
Fa’âl-u Hakîm oldur
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Bil kâdî-yi’l hâcâtı
Kıl ana münâcâtı
Terk eyle mürâdâtı
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Bir iş üstüne düşme
Olduysa inâd etme
Haktandır o red etme
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Haktandır bütün işler
Boştur gâm-u teşvişler
Ol, hikmetini işler
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Hep işleri fâyıktır
Birbirine lâyıktır
N’eylerse muvâfıktır
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Dilden gamı dûr eyle
Rabbinle huzûr eyle
Tefvîz-i umûr eyle
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Sen adli zulüm sanma
Teslim ol sakın yanma
Sabr et,sakın usanma
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Deme şu niçin şöyle
Bir nicedir ol öyle
Bak sonuna, sabr eyle
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Hiç kimseye hor bakma
İncitme,gönül yıkma
Sen nefsine yan çıkma
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Mü’min işi reng olmaz
Âkıl huyu ceng olmaz
Ârif dili teng olmaz
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Hoş sabr-ı cemilimdir
Takdîri kefîlimdir
Allah ki, vekîlimdir
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Her dilde O’nun adı
Her canda O’nun yâdı
Her kuladır imdâdı
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Nâçar kalacak yerde
Nâgâh açar, ol perde
Dermân eder ol derde
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Her kuluna her anda
Geh kahr u geh ihsanda
Her anda, o bir şânda
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Geh mu’tî u geh mânî
Geh dârr ü gehi nâfî
Geh hâfîd ü geh râfî’
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Geh abdin eder ârif
Geh emîn ü geh hâif
Her kalbi odur sârif
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Geh kalbini boş eyler
Geh hulkunu hoş eyler
Geh aşkına tûş eyler
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Az ye,az uyu,az iç
Ten mezbelesinden geç
Dil gülşenine gel göç
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Bir nâs ile yorulma
Nefsinle dahî kalma
Kalbinden ırak olma
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Geçmişle geri kalma
Mustakbele hem dalma
Hal ile dahî olma
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Her dem onu zikreyle
Zeyrekliği koy şöyle
Hayrân-ı Hak ol, söyle
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Gel hayrete dal bir yol
Kendin unut O’nu bul
Koy gafleti hâzır ol
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Her sözde nasihat var
Her nesnede ziynet var
Her işte ganimet var
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Bir elsine-i halkı
Aklâm-ı Hak ey Hakkı
Öğren edebi Hulki
Mevlâ görelim n’eyler, n’eylerse güzel eyler
Vallahi güzel etmiş
Billahi güzel etmiş
Tallahi güzel etmiş
Allah görelim n’etmiş, n’etmişse güzel etmiş
198.BEYİT
Hasta gönlüm tazelendi duyunca
Bildim ki dertlerin dermânı gelmiş
Yine bu-i cânân yetişti câna
Vuslat bahçesinin reyhânı gelmiş
Mahzun gönlümüzü şâd etmek için
Nice düşkünlere dâd etmek için
Dostlar diyârını şâd etmek için
Almış gönüllerin hûbânı gelmiş
Bezminde açılmış nergisler güller
Nâmedâr olmuş nice bülbüller
Nice üftâdeler yollarda bekler
Zî saâdet bugün sultanı gelmiş
Vaslından âşıklar ber-murâd olsun
Sâye-i himmeti başlara salsın
Mevlam sağ eylesin her zaman gelsin
Yüzbin sefâ ile mihmâna gelmiş
Kemter âşığındır Emîn ezeli
Ne olur lutfet ey güzeller güzeli
Hayat bahşetmeye o Mesih dili
Mürde gönüllerin lokmanı gelmiş
199.BEYİT
Hatır şen olmuş ol nidem
Dil gülşen olmuş ol nidem
Yarsız geçerse bir demim
Cansız ten olmuş ol nidem
Dost gayrısın yad etse dil
Dil deme dil adını sil
Bir yardan özgeye gönül
Kim mesken olmuş ol nidem
Halvet deme şol halvete
Olmuş izâfet kesrete
Vahdet deme şol vahdete
Hep sen ben olmuş ol nidem
Ferinden asla yetmemiş
İcmalde vasla yetmemiş
Dil mızrağında bitmemiş
Bî- harman olmuş ol nidem
Sahrada kays-ı zîfunun
Aşk derdi ile olmuş zebûn
Yardıkta Ferhat bir sütun
Hep servân olmuş ol nidem
Dost derdi olmayan beden
Ruhsuz gezer giymiş kefen
Can murguna urmuş resen
Bir rehzen olmuş ol nidem
Âşık mert oğlu mert gerek
Can ten sarâpa dert gerek
Dost zülfüne dilbent gerek
Tef dâmen olmuş ol nidem
Varlık libâsın soymayan
Hem arı ırzı koymayan
Şeyhine candan uymayan
Has mâden olmuş ol nidem
Saçtın Hulusi bir güher
Toplar ânı ehl-i hüner
Can sevdiğinden bî-haber
Ten yelken olmuş ol nidem
200.BEYİT
Havâsına soyun yârin
Havâsıyla havâlan gel
Sefâ-i nefsi koy yârin
Sefâsıyla sefâlan gel
Ne lütuf ne sefâdır gör
Ne zevki sefâdır gör
Ne derdine devâdır gör
Devâsıyla devâlan gel
Acep bir kârıdır derdi
Acep bir vârıdır derdi
Acep ağyârıdır derdi
Bu dert ile âşinâlan gel
Nidersin yâri sevdâyı
Nidersin gayr-ı uhrâyı
Nidersin gayr-ı sevdâyı
Rızâsıyla rızâlan gel
Sevabın aldım dehrinden
Halâsı oldum zehrinden
Libâsı fahri fahrinden
Âbâ giyip abâlan gel
Hulûsi hâs olup yâr ol
Havâsına giriftâr ol
Yok ol da sonra vâr ol
Anâ vârıp gedâlan gel