Sanki öykü değil, Türkiye'nin son 50 yılı.. - İbretlik Hadiseler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.064 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.655 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 1 ileti gönderildi.. Toplam : 22914 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Sanki öykü değil, Türkiye'nin son 50 yılı.., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2070 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Sanki öykü değil, Türkiye'nin son 50 yılı..}   Okunma sayısı 2070 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı furkan61

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.891
  • Konu: 675
  • Derviş: 507
  • Teşekkür: 9
"İngiltere de ilkokullarda okuma kitabı olarak okutulan 'The Little Red Hen' kitabından alıntı..

Sanki öykü değil, Türkiye'nin son 50 yılı..
Ya bu öyküyü yazan Türkiye'den esinlendi, ya da Türkiyeyi 'Kırmızı ibikli Tavuk'a çevirenler bu öyküden esinlendiler."

 
 
  KIRMIZI İBİKLİ KÜÇÜK TAVUK
 

  Zamanın birinde bir çiftlikte kırmızı ibikli küçük bir tavuk yaşarmış. Tavuk kendi yiyeceğini kendisi bulur ve bu güzel çiftlikte çok mutlu bir hayat yaşarmış. Bir gün buğday taneleri bulmuş ve bunları ekerek daha çok yiyecek elde edeceğini düşünmüş. Ancak nasıl ekeceğini bilmediği için arkadaşlarından yardım istemiş:
 
  '- Bu buğday tanelerini ekmek için kim bana yardım edecek ?'
 
  Ördek cevaplamış:
 
  '- Ben yardım edemem, ancak istersen sana kahve tohumu satabilirim. Buğday yerine kahve ekersen, çok para kazanır ve istediğin kadar buğday alırsın.'
 
  Domuz oradan seslenmiş:
 
  '- Ben de yardım edemem, ancak kahve ekersen ürünlerini ben satın alırım.'
 
  Fare hemen atlamış:
 
  '- Ben buğday ekiminden anlamam ancak kahve ekmek için gereken parayı sana borç verebilirim, sonra ödersin.'
 

  Ticaretten ve tarımdan anlamayan kırmızı ibikli şirin tavuk, bu sözler sonrasında kahve ekmeye karar vermiş ve buğdaydan vazgeçmiş.
 

  Ancak kahve nasıl ekilir bilmediğinden yine yardım istemiş:

'-Kahve ekmek için kim bana yardım edecek?'
 
  Ördek:
 
  '- Ben yardım edemem, ancak kahvenin çabuk büyümesi için gereken gübreyi sana satabilirim' demiş.
 
  Domuz:
 
  '- Ben kahve yetiştirmekten anlamam ancak kahveleri zararlı böceklerden korumak için ilaca ihtiyacın var, istersen sana satarım' demiş.
 
  Fare de:
 
  '- Gübre ve ilaç için gereken parayı istersen sana borç olarak veririm ' demiş.
 

  Sonunda kırmızı ibikli tavuk çalışmaya başlamış, çalışmıııııış çalışmış.
 
  Kahve yetiştirmek buğday yetiştirmekten daha zormuş ve daha çok gübre ve ilaç gerekiyormuş. Ama tavuğumuz sonunda çok zengin olacağını hayal ederek sabretmiş. Ve sonunda hasat zamanı gelmiş ve gerçekten de tavuk çok miktarda ürün elde etmiş, kendisine yol gösteren arkadaşlarına seslenmiş:
 
  '- Kahveleri satmama kim yardım edecek?'
 
  Ördek:
 
  '- Ben yardım edemem, ancak kahveleri işlemek ve paketlemek için benim fabrikama getirmelisin.'
 
  Domuz:
 
  '- Ben de yardım edemem, zaten her önüne gelen kahve ektiği için kahve fiyatları çok düştü, senin kahven beş para etmez.'
 
  Fare:
 
  '- Ben bu işlerden anlamam, ayrıca artık sana verdiğim borçları ödemen lazım.'
 
  Sonunda kırmızı ibikli küçük tavuk gerçeğin farkına varmış ve Buğday yerine kahve ekmenin büyük bir hata olduğunu anlamış, çünkü borç içinde imiş ve yiyecek tek bir lokması yokmuş. Açlıktan ölmemek için yine yardım istemiş:
 
  '- Yiyecek bir kaç lokma bulmama kim yardım edecek?'
 
  Ördek:
 
  - Ben yardım edemem, senin hiç paran yok.'
 
  Domuz:
  '- Ben de yardım edemem, zaten herkes kahve ektiği için buğday eken de kalmadı, yiyecek yok.'

  Fare:
  '- Ben yiyecek bulamam. Ancak bana borçlarını ödemediğin için para yerine senin tarlanı almak zorundayım, iyi bir tavuk olursan, belki senin o tarlada boğaz tokluğuna çalışıp, benim için buğday yetiştirmene izin verebilirim.

  Şimdilerde bizim kırmızı ibikli küçük tavuğumuz, artık farenin olan eski tarlasında buğday yetiştiriyor ve karnını doyurmaya çalışıyor. 

:)
    


  *Kaynak : İngiltere de ilkokullarda okuma kitabı olarak okutulan 'The Little Red Hen' kitabı.
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/sanki-oyku-degil-turkiyenin-son-50-yili-t11777.0.html




Çevrimdışı Türkoğlu

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 398
  • Konu: 151
  • Derviş: 5047
  • Teşekkür: 0
Kendi tarlasını süremeyi bilmeyen tavuğu..!  :X001 işte böyle sürerler.... 

Allah(cc) râzı olsun....   :X06




sana senden olur her ne olursa başın selamet bulur dilin durursa.....

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.708
  • Konu: 1190
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
:X32 :X32 :X32
Tarlamız gene bizim merak etmeyin. Yavaş yavaş kendimizi görmeye başladık.
Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

   Tıpkı bu başlıkta olduğu gibi...
Allah (c.c.) razı olsun.. :X06 X:33X



"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Medine Gözle çalışan sanal fare ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.272 saniyede oluşturulmuştur


Sanki öykü değil, Türkiye'nin son 50 yılı..Güncelleme Tarihi: 06/12/19, 01:33 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim