"Semerkand TV'yi tavsiye ediyorum" Dr.Mustafa Bahadiroglu - Ser Haber
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22884 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, "Semerkand TV'yi tavsiye ediyorum" Dr.Mustafa Bahadiroglu, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4367 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{"Semerkand TV'yi tavsiye ediyorum" Dr.Mustafa Bahadiroglu}   Okunma sayısı 4367 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Murat Ayhan

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.573
  • Konu: 269
  • Derviş: 737
  • Teşekkür: 67
    • Terk-i-Ben


Semerkand Yayın Kurulu Başkanı Dr. Mustafa Bahadıroğlu, ilmi doğru kaynaklardan öğrenmenin gerekçelerini açıkladı.

Sedat Soyalan'ın röportajı

Son zamanlarda birçok kitap yayımlandı, birçok TV'de dini programlar yayınlanmaya başlandı. Şu tarz yorumlar duymaya başladık. Bir sürü kaynak var herkes kitap yazıyor, her kanalda dini programlar yapılıyor... Bu konuda okurlara neler söylemek istersiniz? Doğru bilgiye güvenilir bilgiye ulaşmanın yolları nelerdir?


Sesli ve görüntülü yayınlar hiç fark etmez. Günümüzde artık yayın çok çeşitli. İnternet, televizyon, gazeteler, dergiler vs. Bilgi kanalları, bilginin aktığı kanallar günümüzde çok çeşitli. Elbetteki imanının derdine düşen bir mümin, bilgiyi nereden kazandığına, bilgiyi nereden öğrendiğine dikkat etmesi böyle bir devirde çok önem arz eder. Çünkü kitle iletişim araçları vasıtasıyla dünyanın herhangi bir yerinde çıkan en bozuk fikir ertesi günü burada alıcı bulabilmektedir.

Artık dünya globalleştirilmiş küçük bir köy haline dönüştürülmekte. Dolayısıyla iyi fikirler gibi, güzel fikirler gibi, kötü fikirler ve düşüncelerde çok süratle yayılmakta. Ve ne yazık ki daha önceden  belli bir bilgi birikimi olmayan insanlar bundan  çok  etkilenmektedir. Bunun için herkes bilgiyi nereden aldığına çok dikkat etmelidir. Ve mutlaka bunların, sağlam ve güvenilir olmasına çok özen göstermelidir. Sağlam ve güvenirlilik her şeyden önce,  birinci derecede ehli sünnet vel cemaat itikadına uygun olmalıdır. İmamı Gazali Hz. buyurduğu gibi: Bu itikattan zerre kadar, kıl kadar ayrılmayan ilim adamlarından, hocalardan, alimlerden dinlemenin önemi ortaya çıkar. Eğer bu hususta bir yanlışlık yapılırsa, Allah korusun insanın imanı da tehlikeye girebilir. Çünkü bir kısım yanlış düşünceleri doğru gibi kabul eden bir kimse onu tasdik ettiğinde Allah korusun bir çok insanın imanı elden gidebilir böyle bir durumda.

Onun içindir ki ahir zamanda iman kurtarmak çok ciddi, çok müşkül bir mesele haline gelmiştir. Peygamber efendimiz (s.a.v) buyuruyor ki: öyle bir zaman gelecek ki, kişi imanlı olarak sabahlayacak ama kafir olarak akşamlayacak. Ve dinini basit bir meta karşılığında satacak hale gelecek buyuruyor.
Madem ki iman tehlikesi var, güvenilir kanallardan bilgiyi edinme mecburiyeti kendiliğinden ortaya çıkmış olur.
Bu çok önemli çok hassas bir konudur. Çünkü büyük önem arz eder. Şimdi bu mevcut bilgi kaynakları içerisinde sağlam bilgiyi nereden bulacağız?

Özellikle televizyon...

Televizyon'da doğru bilgiyi nereden bulacağız? Ne yazık ki; bu konuda güvenilir ehli sünnet vel cemaat itikadındaki düşünceleri neşreden yayın organları son derece azaldı. İşte Semerkand TV bu ihtiyaçtan dolayı ortaya çıktı. Ben şahsen bütün izleyicilerimize televizyon seyrederken, televizyondan bilgi alırken Semerkand TV'yi mutlaka tercih etmelerini tavsiye ederim.

Ama bilgi kaynağı sadece televizyondan da ibaret değil. Kitaplar var. Dergiler var. Kitap konusunda da okuyucularımız bizim hassasiyetimizi bilir. O büyük yolda, yani bütün peygamberlerin, velilerin ve sıdıkların gitmiş olduğu sıratı müstakim adını verdiğimiz ana caddede yürüyen büyüklerimizin bir nevi devamıdır anlayışımız. Televizyonuyla, radyosuyla, kitaplarıyla ve dergileriyle bütün yayın organlarıyla bu anlayışın bir devamıdır. onun için bu anlayıştan zerre kadar dışarıya çıkmamak lazım. Büyükler hangi yolda yürümüşlerse, bizde o yolda yürümeye gayret etmeliyiz. Bu yüzden kıymetli okuyucularımızın, Semerkand kitaplarını ve Semerkand dergisini ve Semerkand'ın diğer meşru organlarını öncelikle takip etmelerini tavsiye ederim.

Peki, sadece TV'den veya buna benzer şeylerden dini ilimleri öğrenmek yeterli mi? Ya da bunu yeterli görmek doğru mu?


Bu konuda net bir şey söylemek zor. Niçin? Çünkü halkımız içerisinde öyle insanlar var ki, yaşlı bir nine, ihtiyar bir dede, gözleri ama yani kitap okuma imkanı yok. Kitap okumaktan mahrum veya okuması yazması yok. Bunlar en çok görüntülü ve sesli yayınlardan istifade edebilecek durumdalar. Bu tip kardeşlerimizin Semerkand TV'yi izlemelerini ve ilmi oradan almalarını tavsiye ediyorum. Bunun haricinde okuması yazması olan tüm kardeşlerimize, öncelikle Semerkand yayınlarının eserlerinin tamamını okumalarını tavsiye ederim. Hatta bununla yetinmemeliler. Evde bu kitapları aile efradına okumalılar. Yani ilmi sahih kaynaklardan öğrenmeliler. Bir de şunu söyleyeyim: Farzı ayın olan ilimler var. Bu ilimler olmadığı taktirde Allah korusun insanın imanı tehlikeye girebilir. Ya da haram işleme durumuna düşebilir.

Mesela hangi ilimler hocam?

Birincisi akait, yani her müminin mutlaka kendi seviyesine en uygun olan hangisiyse oradan başlamalıdır. Bizim mesela iki tane akait kitabımız var. Birisi yeni başlayanlar için diğeri daha hacimli biraz ileri seviyede olanlar için. Tüm kardeşlerimiz mutlaka bu akait kitaplarını okumalı. Mutlaka bir akait kitabı okunmalı. Çünkü insanın iman esasları konusunda zerre kadar bir yanlışı olursa Allah korusun imanı gider. Onun için farzı ayın olan akait ilmi öğrenilmelidir. İkincisi farzları en azından yerine getirebilecek kadar temel ilmihal bilgilerini öğrenmeleri gerekir. Bizim bu konuda da kitaplarımız var. Hem Hanefiler için hem şafiler için. Bu mutlaka öğrenilmelidir. Bir insan abdestin nasıl alındığını bilmezse namazı boşa gider, namazı olmaz. Bu namaz olabilir, zekat olabilir, hac olabilir. Bunların belli şartları farzları vardır. Bunlar bilinmeze yapılan amel boşa gider.  İlmihal sadece ibadetle ilgili konulardan ibaret de değil. Birde muameleler var. Yani bir insanın alışveriş yaparken nelere dikkat etmesi gerektiğine dair bilgiler var. Bunları öğrenmek lazım gelir. Yani bir insan alışveriş yaparken, bu alışveriş faiz olmayacak şekilde, faize girmeyecek şekilde yapılması lazım. Bunun için ilmihal bilgilerini öğrenmek herkese farzdır. Farzı ayın bunlardır.



Ben bilmiyorum demek mazeret olabilir mi bu konuda?

İslam ülkesinde ben bilmiyorum mazeret olmaz. İslam ülkesinde yaşayan bir kimsenin ben bilmiyorum demesi onu vebalden kurtarmaz. Sadece bu da değil amelle ilgili başka hususlar var. Nikah var. Talak var.  Bir iki misal vereyim. Bir kimse hanımına, boşanmak niyetiyle çık git, defol babanın evine git gibi söz sarf etmiş olsa ve bunu hayatı boyunca üç sefer söylemiş olsa 4 mezhebe göre ömür boyu tekrar bir araya gelemez nikah temelli düşer. Bu durumda işte ben bilmiyorum demek insanı bu durumdan kurtarmaz. Çünkü bu da Farzı ayın dediğimiz hususların içinde. Bir misal daha vereyim farzı ayınla ilgili bir insan diyelim ki kuyumcudan altın aldığında. Bir miktarını şimdi vereyim bir miktarını sonra vereyim demişse olsa ve o şekilde altını alsa bu alışveriş haram olur.

Aynı anda verilmesi lazım yani?

Evet, o mecliste parasının ödenmesi gerekir. Bir kısmını şimdi bir kısmını yarın vereyim demekle olmaz.

Bunun delili nedir peki?

Bunu delili efendimizin hadisi şerifidir. Peygamber efendimiz ( s.a.v)  buyuruyor ki: "veden bi yedin" yani birinin verip öbürü alacak şekilde. Şimdi dolayısıyla farzı ayın olan ilimlerin mutlaka kitaplardan öğrenilmesi gerekir. Bunu yapamayanlar, hiç değilse Semerkand TV'yi çok dikkatli bir şekilde izlemelidirler. Belli bir süre sonra mutlaka belli bir bilgi birikimine sahip olacaklardır.

Semerkand yayınlayacağı eserleri neye göre belirliyor?


Semerkand'ın yayınlayacağı eserlerle ilgili birkaç ölçüsü var. Birincisi, halktan gelen istekler. Bunlar değerlendiriliyor. Bu isteklerin ne derecede lüzumlu olduğu kurulca konuşuluyor. Eğer ihtiyaç varsa o konuda eser yazdırılıyor. İkinci olarak: Semerkand'ın bir yayın kurulu var. Yayın kurulu toplanıp, kurul üyelerinden teklif alıyor. Kurul üyeleri diyor ki; bizim okuyucu kitlemizin bu tarz bir esere ihtiyacı var, bu konuda hassasiyet göstermeliyiz. Bu konuda hassasiyet göstermezsek, bu insanlar haram işleyebilir. Biz de bunun sorumlusu oluruz. Onun için böyle bir eser yazmalıyız deniliyor. Ve genellikle bu çerçeveye göre belirleniyor. Biz rekabete göre çalışmıyoruz. Yani filan yayın evi şöyle bir eser hazırlamış, bizde o tarz bir eser hazırlayalım da ondan sonra satış rekorları kıralım. Bizim böyle bir derdimiz yok. Bu bizim dert edindiğimiz şey değil.

Yayınlarınızı ihtiyaç mı belirliyor?

Evet, birinci derecede ihtiyaç belirliyor. Bu ihtiyaçların Bizim ölçülerimize uygun olması lazım. Şöyle bir hedefimiz de var: Bu vadiden çok büyük zatlar gelmiş geçmiş. İlmiyle, amaliyle ve ihlasıyla gerçekten devrinde etrafında büyük akımlar meydana getirmiş olan Allah dostları alimler var. Biz bu büyük zatların eserlerini okuyucu kitlemizle buluşturmak istiyoruz. Birde bu tarz tercüme edilmiş eserlerimiz var. Bu tarz faaliyetlerimiz de var. Elimizden geldiği kadar buna uygun projelendirmeyi yapabildiğimiz nispette, bu tür klasik eserlerimizi halkımızın istifadesine sunmaya çalışıyoruz. Bu eserlerin her birinde çok büyük hikmetler var.

Bu yayınlanan eserler hangi süzgeçlerden geçiriliyor ?

Bu konuda çok büyük hassasiyetimiz var. Birincisi herhangi bir eseri projelendirirken, yani hangi eseri kime yazdıralı mı kime tercüme ettireli mi konuşurken, bu eseri yazacak kişinin itikadının düzgün olup olmadığına bakıyoruz. Birinci derecede buradan başlıyoruz. Ehli sünnet vel cemaat itikadından, bizim bildiğimiz kadarıyla, araştırmalarımız dahilinde kıl kadar ayrılan bir kimseye biz eser yazdırmıyoruz ve tercüme ettirmiyoruz. İkinci olarak, yazardan gelen eser peyder pey geldikçe kontrol ediyoruz.  Daha eser tamamlanmadan hazırlık aşamasındayken yazar, doğru mu gidiyor, doğru bir kulvar üzerine mi gidiyor yanlış bir kulvar üzerine mi gidiyor ona bakıp değerlendiriyoruz. Bu eserin editörü olan arkadaş inceliyor. Eser tamamlanıp geldikten sonra, tekrar o konuda uzman olan arkadaşa okutturuyoruz tashih ettiriyoruz. Bu aşamadan sonra tekrar bir başka arkadaşa bir daha okutturuyoruz. Bazı eserleri böyle özellikli olan eserleri gerekirse üç kere, beş kere okutturuyoruz. Sonra eser imla açısından  tasfiye ediliyor. İmla hatalarını inceleyen arkadaşımızın da İslami duyarlılığı olmasına dikkat ediyoruz. Bu vesileyle bir de onun gözünden geçiyor eser. Ve eser yayına hazırlanıncaya kadar, duruma göre elli ile elli beş arasında değişik ellerden geçiyor.  Tüm bu aşamalar yapıldıktan sonra eser yayına sokuluyor. Bu konularda çok hassasiyetimiz var. Çok dikkat ediyoruz.  Tüm bu aşamalara rağmen herhangi bir hatanın olması ihtimali var ama çok çok az bir ihtimaldir bu. Hiçbir yayın evinde olmadığı kadar kontrolden geçiriyoruz eserlerimizi.



Hazırda bekleyen projeler var mı?

Elbette ki. Bizim şu anda 2011 yılının projesi dahi bellidir. 2011 yılında hangi kitaplar çıkacak bu şimdiden belli. Hatta 2012 yılında çıkacak olan kitaplar bile yavaş yavaş şekillenmektedir.

Mesela hazırda bekleyen hangi kitaplar var?

2011 yılında çıkacak olan kitaplarımız: Risaleyi Kutsiye ( Muhammed  Parsa Hz.) Behçetüs Seniyye  ( Muhammed  Bin Hani hz.) Envari Kutsiye ( İmamı Şarani Hz.)  Gavsı Kasrevi Hz'nin Hayatı ve Sohbetleri adlı eser çıkacak. Gavsı Sani hz'nin Sohbetleri çıkacak. İşaretler ( Abdurrahman-i Tahi hz.)  çocuk serileri var, Fatih gibi boncuk serisi gibi çocuk kitapları çıkacak. Bu tarz eserlerimiz çıkacak. Seyyid Mubarek Erol'un Sohbetler adlı kitabı çıkacak. Daha birçok eserlerimiz var hazırda bekleyen. Ben bir kaçını söyledim size.

Farklı dillerde yayınlanacak eserleriniz var mı?

Semerkand dergisi şu anda Bosna'da da çıkıyor. Boşnakça olarak çıkıyor. Mesela daha ileride Rus coğrafyasında çıkarmayı düşünüyoruz.  Şu anda Rusçaya çevrilmiş tercümesi bitmiş ondan fazla eserimiz var.

Bu talepler oradaki okurlardan mı geldi?

Tabi bu talepler oradaki okurlarımızdan geldi. Ve oradaki okurların ihtiyaçlarına göre bizdeki eserlerin tercümesi yapılıyor.

Kaynak : Serhaber  :X06
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/semerkand-tvyi-tavsiye-ediyorum-drmustafa-bahadiroglu-t23754.0.html



" BEN`i terk et , O´nu bulursun ! "

ESKİ 'AKİF15'

Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)

Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Allah c.c razı olsun... :X42 :X06



Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.191
  • Konu: 794
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 110
"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Çevrimdışı dai

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 456
  • Konu: 156
  • Derviş: 693
  • Teşekkür: 3
Allah C C razı olsun


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Tasavvufi anlamda aşk nedir? Ayaz'ın Sırrı ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.585 saniyede oluşturulmuştur


"Semerkand TV'yi tavsiye ediyorum" Dr.Mustafa BahadirogluGüncelleme Tarihi: 19/09/19, 00:18 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim