Sevgi (Çocuk deyip geçmeyelim) - Çocuk Eğitim Öğretim
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.065 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.667 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22916 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Sevgi (Çocuk deyip geçmeyelim) , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1985 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{ Sevgi (Çocuk deyip geçmeyelim) }   Okunma sayısı 1985 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.587
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 365
Sevgi (Çocuk deyip geçmeyelim)
« : 11/07/08, 23:31 »
:X06  Sevgi   :X06   

Henüz beş yaşındaydı. Son günlerde onu hep elindeki para cüzdanıyla görüyordum. Yatarken yastığının altına koyuyordu onu. "Para biriktiriyorum," diyordu. "Bir balık alacağım. Küçük, kırmızı bir balık."

"Niçin küçük?" dedim.

"Ben de küçüğüm de ondan."

"Neden kırmızı?"

"Kırmızıyı severim."

Bir gün eve geldiğimde, onu neşe içinde buldum. Işıl ışıldı gözleri. Dediği gibi küçük, kırmızı bir balık almıştı ablasıyla birlikte. Elinde bir cam kavanoz vardı. İçini su ile doldurduk. Balığı suya bıraktık. Balık, daracık havuzunda yüzdükçe, onun yüzünde güller açıyordu.

Her fırsatta balığıyla ilgileniyor, yem veriyor, ablasının yardımıyla suyunu değiştiriyordu. Ablası evde yokken onunla konuşuyordu. Varlığımı hissettirmeden dinliyordum konuşmalarını. Bir anne gibi diller döküyordu "yavru"suna. Adını Sevgi koymuştu.

"Niye Sevgi adını verdin?" diye sordum.

"Çünkü onu seviyorum," dedi.

Cinsiyetini bilmiyordu, ama olsun, ne önemi vardı bunun. O, anneydi, Sevgi de onun kızıydı.

"Merhaba Sevgi," diye başlıyordu sözlerine. "Bugün misafirler gelecek. Uslu ol emi... Biliyorum, sen zaten uslusundur. Tatlı kızım benim..."

Sıcacık ses tonuyla diller döküyor, o da konuşuyormuş gibi diyaloglar kuruyordu. Bildiklerini anlatıyor, derdini söylüyor, sevincini paylaşıyordu.

Sevgi, ailemizin bir ferdiydi artık. Gelen misafirler, kızıma onu da soruyorlardı. Başlıca sohbet konularımızdan biri olmuştu. Bir "denizaltı gemisi"ydi o. Rabbimizin yarattığı güzel bir "sanat eseri"ydi. Onun da rızkını Allah veriyordu. Bir balık yumurtası balık yapmayı nerden bilsindi. Bütün bilim adamları bir araya gelseler böyle bir balık yapamazlardı...

Ben bunları anlatırken, kızım dikkatle dinliyor, "ondan" söz ettiğimiz için seviniyordu. Sualler soruyor, bilgisini artırmaya çalışıyordu.

Sevgi ile başbaşa kaldımı, anlattıklarımı tekrar ediyordu ona. "Bak Sevgi," diyordu, "babam söyledi, seni Allah yaratmış. Hayatını Allah vermiş. Yemini ben veriyorum, ama aslında Allah veriyor. Bu nasıl mı oluyor? Tam anlatamıyorum işte, sen anla. Babam olsa güzel güzel anlatırdı..."       

Konuşmalarını gizlice dinliyordum. Bu ana-kız ilişkisine hayrandım. Kızıma karşı yaptığım bazı hataları da yine bu konuşmalar yoluyla öğreniyordum.

Sevgi, aylarca yaşadı. Kızım, beş yaşını bitirip altısına girdi. Aralarındaki duygu bağı daha da güçlenmişti.

...

Bir gün eve geldiğimde onu üzgün buldum. Ağlamaktan gözleri kızarmıştı. Hemen boynuma sarıldı:

"Baba," dedi, "Sevgi öldü!"

Bana cam kavanozu gösterdi. Balık, yan yatmış, suyun üstünde hareketsiz duruyordu. Evet, Sevgi ölmüştü. Benim de içime bir acı mıhlandı. Evin bir ferdi eksilmişti. Bir hayat uçmuştu. Ölüm hemen yanıbaşımızdaydı. Nefesini duyar gibiydik. Çocuğumun küçücük kalbini saran ciddi acı bizi de etkilemişti.

Annesi, kızımı teselli etmeye çalışıyordu. "Üzülme," diyordu, "yenisini alırız."

Kızım kanmıyordu bu teselliye: "Yeni alacağın balık, Sevgi olmayacak," diyordu. "O öldü."

Cenazemizi böyle ortada bırakamazdık. "Gömülmesi gerek," dedim. "Ona bir mezar kazmalısınız."

Küçüğüm bu fikri benimsedi. Ablasıyla birlikte bahçeye indiler, bir çukur kazdılar ve  kızım göz yaşlarıyla "yavrucuğunu" gömdü.
 
 Sevgi, minnacık bir toprak yığınıydı artık!

Kızım, o akşam kimselerle konuşmak istemedi. Erkenden yattı, yorganını başına çekti. Hepimiz hissediyorduk, uyumuyordu, belki de ağlıyordu. Kendi hâline bırakmayı daha uygun bulduk.

Sabahleyin geç uyandı. Sessizce yanıma geldi. Yüzü biraz sararmıştı. Onu kucağıma aldım.

"Baba," dedi, "ölüm nedir?"

"Ruhun bedenden ayrılması."

"Ruh ne?"

Altı yaşında bir çocuğa ruhu nasıl anlatabilirdim.

"Senin içindeki sen," dedim. "O görünmez, ama bilinir. Hisseden, düşünen odur. Ruh, bedenden çıktımı, beden hareket edemez. Ruh gider, ceset kalır."

Söylediklerimi anlamaya çalıştı. Ne kadar anladı, bilmiyorum. Sormaya devam etti:

"Ruh nereye gider?"

"Başka bir âleme..."

"Sonra..?"

"Ya cennete, ya cehenneme..."

Cennet ve cehennemin ne olduğunu daha önce anlatmıştım. Cenneti her güzel yiyeceğin ve oyuncağın bulunduğu bir bahçeli ev olarak biliyordu.

"Peki, Sevgi nereye gitti?"

"Öbür âleme..."

"Ama biz onu toprağa koyduk..."

"Toprağa bedenini koydunuz, ruhunu değil."

"Sevgi de cennete gidecek mi?"

Bu büyük soru karşısında düşündüm. Nur Risaleleri imdadıma yetişti. Bediüzzaman Hazretleri, "Hayvanların ruhları bakî kalacak. Bazı özel hayvanlar hem ruhu, hem cesediyle cennette bulunacak. Her hayvan türünün, arasıra kullanmak üzere bir tane cesedi olacak," diyordu. Bu hakikatı hatırlayınca:

"Evet," dedim, "Sevgi de cennete gidecek."

Gözleri parlamıştı, yüzünde bir tebessüm belirdi.

"Biz de cennete gideceğiz, değil mi?"

"İnşAllah..."

"O zaman ben, onu yine görebilir miyim?"

"İstersen gösterirler."

Rahat bir nefes aldı, canlandı, kucağımdan indi.

"Baba," dedi, "bir balık daha alalım mı?"

"Alalım."

"Almalıyız," dedi. "Sevgi kardeşsiz kalmamalı!"

Aldık. Adını Yunus koydu. Şimdi onu da seviyor, onunla da konuşuyor. "Yunuscuğum," diyor, "senin bir ablan vardı. Öyle güzel, öyle şirindi ki... Tanımalıydın onu... Biliyor musun, cennete gitti o..."
 
 

Ömer Sevinçgülün kitabından.

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/sevgi-cocuk-deyip-gecmeyelim-t2708.0.html



Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Cevaplandı: Sevgi (Çocuk deyip geçmeyelim)
« Cevapla #1 : 24/07/11, 22:16 »
:)

 tşk.




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Elektrik Tesisatından 500 Mbps internet! Allah için ne yaptın bugün? ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.06 saniyede oluşturulmuştur


Sevgi (Çocuk deyip geçmeyelim) Güncelleme Tarihi: 14/12/19, 13:40 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim