Şeyh San' ân - Kıssalar ve Menkıbeler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.053 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.598 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22897 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Şeyh San' ân , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1125 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{ Şeyh San' ân }   Okunma sayısı 1125 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı gülyüzlüm

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.258
  • Konu: 131
  • Derviş: 9365
  • Teşekkür: 166
Şeyh San' ân
« : 11/04/16, 12:02 »
      Şeyh San ' ân 1

  Şeyh San'ân, Hak'ta fenâ bulmuş ve gayb sırlarından haberdar
zatlardandı. Kâbe'de kutuplar ve tarikatın diğer büyükleri arasında
sanki dostlarının içinde bulunan bir rehber gibiydi. Kâbe2de üstün bir
şeyhti ve insanları irşat etmekle önderdi. Onun eşiğinde padişahlar
dilenci gibi kalır, birçok kalbi açık zat onun hizmetinde olmaktan
gurur duyardı.
 
 Ne zaman  hüzünlü bir kimse için dua etse melekler de  ellerini açıp âmin
derdi. Maksudun cemali onun parlak yüzünde ve kalbinin aynasında parlardı.
 Önünde her biri Cüneyd_i Bağdâdi ve Bayezid_i Bistâmi gibi olan dört yüz
dostu ve mürüdi vardı.

   Onun şerefine gökyüzü bile ulaşamaz, azametli arş da onun himmeti
 karşısında aşağı kalırdı. Eğer âfet dumanından bütün dünya kararmışsa
onun duasıyla hemen dağılır, bir kimse bir belaya uğramışsa o dua  edince
hemen defolurdu. Vâridatının büyüklüğü arşı, amelleri ise ilhamı hatırlatırdı.
O rüyasında neyi görürse hemen gerçekleşirdi.

    Birkaç gece rüyasında aynı şeyleri görürdü, sabır ve takatinin ipleri kesildi.
Uyarınca hemen tövbe etti, gözlerini kapatınca o rüyayı tekrar gördü. Rüyasında
yabancının biri bir yeri tavaf ediyordu. Sonradan oranın Rum ülkesi olduğunu
öğrendi. Rüyasındaki adam bir kilisede rezil ve sarhoş halde  putlara tapınıyordu.

    Şeyh, aynı rüyanın çokça tekrar bulmasından, bu beladan kurtulmanın
mümkün olmadığını anladı. Hemen rüyada gördüğü ülkeye gitmeyi, nasibinin
nerede olduğunu bulmak için yola çıkmayı düşündü ve,; Kimin kısmetine
Harem, kimin kısmetine Yahudi toprağı düşmüşse onu görmeden ölmez. Eğer
bizim nasibimizde de orası varsa artık başımıza ne gelirse yâ nasip! deyip
kendi haline baktı ve oraya gitmekten geri durmak için bir çare bulamadı.

  Yolda şeyhi şüpheye düşürmek için gönlünde türlü sevdalar meydana geldi
Her an aklına  yeni düşünceler geldi ve bu düşüncelerden başka hiçbir şeyi
 düşünemedi. Dostları şeyhin halinin değiştiğini   ve zorla sabrettiğini anladılar
Yakınları zavallı şeyhin asıl halini anlamadan, ne oldu, diye sordularsa da bir
cevap alamadılar ve şeyh için daha da  endişelenmeye başladılar.

   Yollarına devam ederlerken maksada değil de başlarına gelecekleri bilmeden
büyük bir sıkıntıya doğru ilerliyorlardı. Rum diyarına ulaştıklarında şeyhin
kalbinde sanki yüzlerce kıyamet koptu. Orayı gezerlerken karşılarına birden
 tuhaf bir kilise çıktı. Bu kilisenin gök kubbeye benzeyen kubbesinin altında
birçok sır gizliydi. Taşları sıkıntı ve musibet dağındandı. Duvarları yüzlerce
nakış ve ziynet ile süslenmişti. Odalarından büyücüler bakar ve gelenleri
zor duruma düşürür, kimsede kurtulmak için çare bulamazdı. Pencereleri
aşkın nurundan parlaksa da orası belaların kaynağıydı. Kubbelerinin ucu
sanki imanı tehdit eder, hepsi aşkın serkeşliğinden işaretle verirdi. Duvarlarındaki
her bir taş aşk kılıcıyla kesilen başları hatırlatırdı. Bu taşları sanki din ehlinin
başını kesip halkın üzerine taş yağdırmak için dizmişlerdi. Onun  kapıları
fitnecilerin uğrak yeri, şehrengiz kubbesi ise feleğin aynasıydı. Halka ve
 zincirleri yüz binlerce tılsımdan yapılmıştı, bu halkalar insanın aklını
başından almak içindir.


      Ali Şir Nevâî   Lisânü't Tayr


  Bu kıssayı okuyunca çok hoşumuza gitti çok  ibretlik bir hikaye
sizlerde paylaşmak istedim ama çok uzun bölümler halinde yazacağım....


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/seyh-san-an-t36738.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

İsim benzeri olan konular aşağıda listelenmiştir...

  Konu / Başlatan Cevap Son İleti
5 Cevap
2475 Gösterim
Son İleti 27/08/16, 23:01
Gönderen: Kalender
0 Cevap
3825 Gösterim
Son İleti 12/11/17, 00:59
Gönderen: seyfofen


www.dervisler.net Etiketler, Arama Sonuçları...



Şeyh San' ân Konusuna Ait Benzer Konular

Şeyh 'zina et!' dese
ŞEYH 'ZİNA ET'! DERSE...Eski, yani ki kaynak kitaplarda, çok uç örnek olsun, şok etkisi ile zihinlerde yer etsin diye bir örnek ...

Gösterim: 2475 - Cevap: 5 - Başlatan:Alperen
Şeyh EDEBÂLÎ den
Şeyh EDEBÂLÎ den Güzel Nasihatler...Ey nefsim!"Cahil ile dost olma: İlim bilmez, irfan bilmez, söz bilmez; üzülürsün.Saygısızla ...

Gösterim: 3825 - Cevap: 0 - Başlatan:seyfofen

Mektûbât-ı Rabbâni 311.Mektup Hala Çoğumuzun Bulutların Ağırlığından Haberi Yokken... .. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.619 saniyede oluşturulmuştur


Şeyh San' ân Güncelleme Tarihi: 22/10/19, 03:40 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim