Seyrü Sülûkte Doyuma Ulaşmak:İşba - Günün Sohbeti
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.572 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22884 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Seyrü Sülûkte Doyuma Ulaşmak:İşba, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 6575 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Seyrü Sülûkte Doyuma Ulaşmak:İşba}   Okunma sayısı 6575 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Rehnüma

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.138
  • Konu: 197
  • Derviş: 20900
  • Teşekkür: 129
Seyrü Sülûkte Doyuma Ulaşmak:İşba
« : 02/07/14, 01:17 »
Maneviyat yoluna giren salikin dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan biri işbâ ve istiğna halinden sakınmasıdır. İşbâ, salikin elde ettiği az bir fütühata aldanarak kendini şeyhinden, sohbetlerden, ihvandan müstağni görmesi demektir. Nasıl ki bazen alimler ilmiyle, zenginler servetiyle kendilerini müstağni görürlerse, bunun gibi bir takım maneviyat yolcuları da kendilerini beğenerek sohbetleri, ihvanı küçümsemeye başlarlar. İş o hale gelir ki salik şeyhinin yanında iken bile gerekli adaba uymamaya başlar. İmam Rabbani müridlerini bu durumda görünce hemen uyarır, onları bu tehlikli durumdan çekip çıkarmaya çalışırdı. Davranışlarından işbâ halini hissettiği bir müridine şöyle yazar:
Bilmen gerekir ki; buraya kadar geldiniz, ayaklarınızIı yordunuz ve çabucak ayrıldınız. Bir takım sohbet hukukunu yerine getirmeye bile fırsat bulamadınız. Sohbetten ve beraber olmaktan maksad, ya faydalı olmaktır ya da fayda görmektir. Eğer bu iki özellik bir mecliste bulunmazsa, o meclisin bir değeri yoktur. (157. Mektup)

İmam’ın ifade ettiği üzere bu tür salikler zahmet çekip sohbetlere giderler ama işin adabına uymadıkları için halleri ile ne başkalarına fayda verirler, ne de içinde bulundukları manevi ortamdan kendileri istifade ederler. Hatta istifade etmek niyeti ile gelenlere de mani olur, onların süluk yolundaki ciddiyetlerini azaltırlar.

Bu sebeple salik, şeyhinin sohbetine giderken, nefsini muhasebe etmeli, niyeti bozuk ise düzeltmeli ve en yüksek seviyede istifade için muhtaçlığının farkında olmalıdır. Adabına dikkat edilmeyen sohbet meclisleri bir süre sonra yarenlik ortamlarına dönüşür ki bu, aslında maneviyata doymuşluğun/bıkkınlığın bir göstergesidir. İmam Rabbani bu tür geliş gidişleri faydasız görür. Nasıl ki kendini sağlam bilen hastaya doktor yardım edemez ise aynı şekilde işbâ halindeki salike de mürşidi fayda veremez. İmam bu konuda şöyle der:

Büyüklerden birinin huzuruna gelen kişi boş olarak gelmeli ki dolu olarak dönsün. Onların yanında acziyetini ve iflasını göstermeli ki onların şefkatine layık, feyizlerine müstahak olsun. Doymuş olarak gelip gitmenin mânâsı yoktur. Çok dolu olmakta hastalıktan, istiğnâ halinde de azgınlıktan başka bir şey yoktur.

Bu tür saliklere şeyhin olgunlaştırıcı nazarları yetişmez, zira onlar kendilerini ucublarına kurban etmişlerdir:

Hâce Bahâuddîn Nakşibend (k.s.) demiştir ki: “Önce hastanın dilemesi ve boyun eğmesi gerekir. Bunun peşinden de bu kırık gönül teveccüh eder. Hasılı, yalvarma ve boyun bükme şeyhin teveccühüne mazhar olmanın iki şartıdır.” (157. Mektup)

İmam Rabbani, içinde bulunduğu hali beğenerek doygunluğunu ifade eden bir mektup yazan sonra da bu halinden tevbe eden müridi Molla Sadık el-Kâbuli’ye bu halin zararını şöyle anlatır:

Peş peşe iki mektubun bize ulaştı. Birinci mektup mertebelere ulaşmaktan ve doyuma ermekten; ikincisi ise susuzluktan ve ulaşamamaktan bahsediyordu. Allah’a hamd olsun ki işlerin sonuna itibar ediliyor. Doyuma ulaştığını söyleyen kişi aslında hiçbir yere ulaşmamıştır; bunun aksine kendisini hiçbir yere ulaşmamış gören kişi de vasıl olmuştur.

İmam’a göre bu tür salikler şeyhin yakınında bulunmak, onun bazı iltifatlarına mazhar olmak veya bazı haller yaşamak sebebiyle kendilerini kandırmamalıdırlar. Zira salike gözüken hoş haller kendisinden değil belki içinde bulunduğu ortamdan bir hediyedir. Şükrü yapılmayan her nimet ise elbet bir gün elden alınır:

Meşâyihin yardımlarına ve ruhâniyetlerinin aracılığına aldanmaman hususunda sana defalarca uyarı yapıldı. Senin gördüğün ve müşahede ettiğin bu büyüklerin suretleri, gerçekte kendisine uyulan şeyhin latifeleridir ki bu şekilde zahir olmuştur. Teveccüh yönünü birlemek şarttır. Teveccühün ayrı ayrı olması Allah korusun hüsrana yol açar. (148. Mektup)

Teveccühe layık olmak isteyen salik boş işleri, sözleri ve davranışları bir tarafa bırakmalıdır. Ciddiyetle maneviyat yoluna girdikten sonra fuzuli işlere geri dönmek, salik için manen öldürücü bir zehirdir. Çoğu zaman bu tür salikleri geri döndürmek mümkün olmamaktadır. Bu sebeple İmam bütün uyarılarına rağmen kendisini dinlemeyen bu müridine şöyle seslenir:

Üstüne basarak defalarca söylemiştim. Maksada hızlı ulaşabilmek için meşgaleler azaltılmalı. Zarurî olanı bırakıp gereksiz işlerle meşgul olmak akıl kârı değildir. Ama sen kendi nefsine inanmışsın, bundan dolayı başkalarının sözleri seni pek etkilemez. Sen bilirsin! Ayette buyrulduğu üzere elçiye düşen yalnızca tebliğ etmektir. (Maide, 99) (148. Mektup)

İmam Gazali’nin ifade ettiği üzere tasavvuf “adetleri ibadet haline dönüştürmek”tir. Halbuki işbâ halindeki gafil salikler sohbet ve zikir halkaları gibi tasavvufun olmazsa olmaz uygulamalarını sıradan bir adet haline getirirler. Sohbetlerde manen istifade etmek yerine yarenlik yapmayı, zikir meclislerinde de hoş vakit geçirmeyi tercih ederler. Halbuki maneviyyat yolunda ilerleyenler Rablerine kavuşuncaya kadar hiçbir şeyle avunmayan kimselerdir.

Yahya b. Muaz er-Razi, “aşk şarabından içtim ve doydum” diyen birine, “ben ise yedi denizi içtim hala dilim dışarıda daha yok mu, daha yok mu diye yalvarıyorum” cevabını verir. Allah Teala bize dünyadan tok gözlülük, maneviyat yolunda ise kanmayan bir susuzluk nasip etsin, gönlümüzü irfana ve irfan ehline karşı daima arzulu bıraksın. Amin!

Mevlânâ’dan

“Susuzluktan kurumuş olan o dudak, sâhibinin çeşme başına erişeceğine şahitlik eder.

Dudakların kurumuş olması, “bu ıztırap, bu çırpınma; seni bize ulaştıracaktır.” diye suyun o zata gönderdiği müjdeli bir haberdir.

Bu arayış, mübârek ve kutlu bir harekettir. Bu candan isteyiş, Allâh yolundaki bütün engelleri kırar döker.

Evlâdım; her kimi Allâh’ın talibi görürsen, onun dostu ol, onun önünde saygı ile eğil!

Allâh’ı isteyenlerin, Allâh dostu olanların komşusu olursan, sen de Hakk’ı isteyenlerden olursun, onların sâyesinde sen de nefis savaşını kazanırsın. (Mesnevi, III, 1440)

(Prof. Dr. Süleyman Derin
Altınoluk Dergisi,2012 - Kasım, Sayı: 321, Sayfa: 024)
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/seyru-sulukte-doyuma-ulasmakisba-t35253.0.html



Arada bir yar köyüne varan derviş olur amma,
Gittiği her yeri yar köyü yapan kesin aşık’tır.
(Serdar Tuncer)

Çevrimdışı dabanlıoglu

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 670
  • Konu: 91
  • Derviş: 3454
  • Teşekkür: 16
    • Son Kapı.
Yeni: Seyrü Sülûkte Doyuma Ulaşmak:İşba
« Cevapla #1 : 02/07/14, 09:52 »
Allah Teala bize dünyadan tok gözlülük, maneviyat yolunda ise kanmayan bir susuzluk nasip etsin, gönlümüzü irfana ve irfan ehline karşı daima arzulu bıraksın.

(Anlayan ,idrak edenlerden,saf ve temiz olarak yaşayanlardan eylesin rabbim bizleri Amin!)



UNUTTUĞUM " kimse yok..! Silinip giden " DEĞERLER " var sadece..! " ÖNEMSİZ " gördüqüm kimse yok..! Önemini " YİTİRENLER " var sadece ...

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Yeni: Seyrü Sülûkte Doyuma Ulaşmak:İşba
« Cevapla #2 : 03/07/14, 22:11 »
Allah Teala bize dünyadan tok gözlülük, maneviyat yolunda ise kanmayan bir susuzluk nasip etsin, gönlümüzü irfana ve irfan ehline karþý daima arzulu býraksýn.

(Anlayan ,idrak edenlerden,saf ve temiz olarak yaþayanlardan eylesin rabbim bizleri Amin!)

 



amin..yeni birsey daha ogrenmis oldum..Allah cc razi olsun



"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı smtkara

  • Üye
  • **
  • İleti: 83
  • Konu: 5
  • Derviş: 21289
  • Teşekkür: 18
Yeni: Seyrü Sülûkte Doyuma Ulaşmak:İşba
« Cevapla #3 : 14/09/14, 02:09 »
 


İnsan yaşamadıkça şerri , maalesef görmüyor rahmaniyeti.
Gözümüzü kapatıp ,gönlümüzü açtık..
Onun o şerefli aşkına diyar, diyar dolaştık ..



Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Deprem mağdurlarına aylık bağlanacak Okullarda Gazlı İçecek ve Cips Satışı Yasak ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.357 saniyede oluşturulmuştur


Seyrü Sülûkte Doyuma Ulaşmak:İşbaGüncelleme Tarihi: 17/09/19, 05:06 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim