Şeytan verdirmek İstemez (sadaka) - Hadis-i Şerif
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.059 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.636 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22907 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Şeytan verdirmek İstemez (sadaka), konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4156 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Şeytan verdirmek İstemez (sadaka)}   Okunma sayısı 4156 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Şeytan verdirmek İstemez (sadaka)
« : 11/04/09, 23:21 »
Sadaka


Peygamber Efendimiz buyurur ki:

- Her müslümanın sadaka vermesi lazımdır.
- Ya Resulallah, bulamayan kimse ne yapar?
- Çalışır, kazanır ve sadaka verir.
- Çalışacak bir iş bulamazsa ne olur?
- İhtiyacı olan kimseye herhangi bir şekilde yardım eder.
- Yardım edilecek bir kimse de bulamazsa?
- Herhangi iyi bir iş yapması [malım olsaydı ben de verirdim demesi,
birine yol göstermesi, yoldaki sıkıntı veren bir şeyi kaldırması, ölümü hatırlaması,
 zararı dokunmaktan sakınması, ilim öğrenmesi ve öğretmesi gibi hususlar] da
onun için bir sadakadır. (Buhari, Müslim, Nesai)

Sırf Allah rızası için sadaka verene, kıyamette Allahü teâlâ,
"Ey kulum, sen benim rızamı gözettin, ben de seni hakir etmem ve
vücudunu Cehenneme haram kılarım. Haydi, Cennete istediğin kapıdan gir" buyurur.
[Deylemi]

(Gizli açık çok sadaka verin ki, rızkınız bollaşsın, yardıma mazhar olun ve duanız kabul edilsin.)
[İbni Mace]

(Hastalarınızı sadakayla tedavi edin. Sadaka, her hastalığı ve belayı defeder.)[Beyheki]

(İlmi olan ilminden, malı olan malından sadaka versin.) [İbni Sünni]

(İyilik ömrü artırır, sadaka günahları giderir ve kötü ölümden korur.) [Taberani]

(Sadaka kibri yok eder.) [Tirmizi]

(Sadaka verenin rızkı artar ve duası kabul olur!) [İbni Mace]

(Sadaka vermeye engel olana, lanet olsun.) [Isfahanı]

(Sadaka, kabir azabından korur. Kıyamette de himaye altına alır.) [Beyheki]

(Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin.) [Deylemi]

(Suyun ateşi söndürdüğü gibi, sadaka da günahları yok eder.) [Tirmizi]

(Vallahi, sadaka vermekle mal eksilmez. O halde sadaka verin!) [İ. Ahmed]

(Sadaka malı artırır. Öyleyse sadaka verin.) [İbni Ebiddünya]

(Sadaka 70 çeşit belayı önler. Bunların en hafifi cüzzam ve barastır.) [Hatib]

(Sadaka şeytanın belini kırar.) [Deylemi]

(Sıkıntılarınızı sadakayla önleyin.) [Deylemi]

(Gizli verilen sadaka, Allah´ın gazabını söndürür.)[Beyheki]

(Az da olsa sadaka verin. Parayı saklayıp vermeyene, Allah da ihsanını keser.) [Müslim]

(Rızkının bol olmasını isteyen sadaka versin.) [Deylemi]

(Sadaka vererek rızkınızı bollaştırın.)[Beyheki]

(Sadaka malı çoğaltır.)[İbni Adiy]

(Sadaka vermede acele edin; çünkü bela, sadakayı geçemez.) [Taberani, Beyheki]

(Sadaka verin. Çünkü sadaka Cehennemden kurtuluşunuza sebep olur.) [Taberani]

(Bir hurma tanesi de olsa, sadaka olarak verin; çünkü o, az da olsa açlığı dindirir
ve suyun ateşi söndürdüğü gibi günahları yok eder.) [İbni Mübarek]

(Güne başlarken sadaka vermek, felaketleri önler.) [Deylemi]

(Sadaka, nafile oruç tutmaktan daha faziletlidir.) [Beyheki]

(Sevabı Müslüman ana babasına niyet edilerek verilen sadakanın sevabı, onlara da gider,
kendi sevabından da bir şey eksilmez.) [Taberani]

(Sadaka olarak verilen bir parça ekmek, Allah katında Uhud dağı kadar büyür.) [Taberani]

(Kendine ve çoluk çocuğuna harcadıkların birer sadakadır.)[Beyheki]

(Her iyilik, sadakadır.) [Tirmizi]

(Güzel söz, sadakadır.) [İ. Ahmed]

(Güler yüzle selam vermek, sadakadır.) [Beyheki]

(Din kardeşine güler yüz göstermek, sadakadır.) [Tirmizi]

(Bir ağaçtan yenilen veya çalınan şeyler, o ağacı diken için sadaka olur.) [Müslim]

(Birine iyi şeyler öğretmek, kötülük yapmasını önlemek, sorana yol göstermek,
sokaktaki zararlı şeyleri temizlemek, birer sadakadır.) [Tirmizi]

(Herkesin eklem yeri kadar sadaka vermesi gerekir. Sübhanallah, Elhamdülillah,
La ilahe illallah veya Allahü ekber demek, birer sadakadır. İyiliği tavsiye etmek,
 kötülüğe önlemeye çalışmak, birer sadakadır. İki rekât kuşluk namazı kılmaksa,
bütün bunları karşılar.) [Müslim]

(Emr-i maruf, nehy-i münker yapmak sadakadır.) [Müslim]

(Hastanın nefes alıp vermesi sadakadır.) [Hatib]

(Camiye giderken atılan her adım da bir sadakadır.) [İ. Ahmed]

(Ölümü hatırlamak sadakadır.) [Deylemi]

(Borçlu fakire, ödemesi için mühlet verenin, her günü, bir sadaka olur.) [Taberani]

(Yolunu kaybetmişe yol göstermek bir sadakadır.) [C. Sagir]

(Zevcine hizmet sadakadır.) [Deylemi]

(Nikâhlısıyla beraber olmak sadakadır.) [Müslim]

(Haramdan sakınanla, istişare etmek sadakadır.) [Deylemi]

(Kötülük yapmaktan sakınmak bir sadakadır.) [İbni Ebiddünya]

(Ödünç vermek bir sadakadır.) [Taberani]

(Selam vermek sadakadır.) [Buhari]

(En üstün sadaka, su vermektir.) [Nesai]

(En üstün sadaka, aç bir canlıyı doyurmaktır.) [Beyheki]

(En üstün sadaka, iki kişinin arasını bulmaktır.) [Taberani]

(En üstün sadaka, dilini tutmaktır.) [Deylemi]

(En üstün sadaka, gizli verilendir.) [Taberani]

(En üstün sadaka, ilmi yaymaktır.) [Taberani]

(En üstün sadaka, ilim öğrenip, başkasına da öğretmektir.) [İbni Mace]

(En üstün sadaka, kin güden yakınına verilendir.) [Taberani]

(En üstün sadaka, sağlıklı, mala tamahı çok, zenginliği umup
fakirlikten korkarken verilen sadakadır.) [Müslim]

(En üstün sadaka, doğru sözü yerinde söylemektir.) [Hâkim]

(En üstün sadaka, Ramazan'da verilendir.) [Tirmizi]

(Fakire verilen sadaka, bir sadakayken, akrabaya verilen sadaka,
hem sadaka ve hem de sıla-i rahim olmak üzere, iki sadakadır.) [Nesai]

(Yakın akraba ve komşuya verilen sadakanın sevabı iki misli fazladır.) [Taberani]

Bir kadın da, Resulullaha, (Fakir kocama hediye versem, sadaka yerine geçer mi?)
diye sual ettirdiğinde Peygamber efendimiz buyurdu ki:
(İki sevab vardır. Biri sadaka, diğeri de sıla-i rahim sevabı.) [Buhari]
 
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/seytan-verdirmek-istemez-sadaka-t10585.0.html



Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Yanıt: Şeytan verdirmek İstemez (sadaka)
« Cevapla #1 : 12/04/09, 00:05 »
Allah(c.c) razı olsun... :X06



Çevrimdışı Sehavet

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 682
  • Konu: 21
  • Derviş: 3838
  • Teşekkür: 1
Yanıt: Şeytan verdirmek İstemez (sadaka)
« Cevapla #2 : 12/04/09, 02:14 »
Allah c.c razı olsun  :X06


Bir Yar-i Sıddık anlar halden,Aşk dersin alır Gül'den,hic riyasız taa Gönülden Seven Dostlara Selam olsun...

Çevrimdışı Sehl

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.912
  • Konu: 208
  • Derviş: 2261
  • Teşekkür: 16
    • Gönül Hanesi..
Yanıt: Şeytan verdirmek İstemez (sadaka)
« Cevapla #3 : 12/04/09, 06:00 »
Allah razı olsun ne kadar önemli sadaka vermek inş bol bol verenlerden oluruz X:04 X:04



Çevrimdışı crea

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 18
  • Konu: 3
  • Derviş: 2946
  • Teşekkür: 0
Yanıt: Şeytan verdirmek İstemez (sadaka)
« Cevapla #4 : 12/04/09, 11:03 »
ŞEYTAN İLE ODUNCUNUN DÖVÜŞÜ
Odunculukla hayatını kazanan bir zat vardı. Allah'a karşı kulluk" vazifesini yapar, kimsenin ekşisine tatlısına karışmazdı. Bu zahit kişinin bulunduğu köyün yakınında bir köy daha vardı, onlar da dağda kutsal diye kabul ettikleri bir ağaca taparlar, ondan meded beklerlerdi.

Oduncu, bir gün: «Şunların Allah diye taptıkları ağacı kesip odun edeyim, pazarda satarak ekmek parası kazanırım; hem de, bir kavmi Allah'a isyandan kurtarmış olurum» diye düşünerek Allah rızası için ağacı kesmeye karar verdi.

Dağa doğru giderken karşısına acaip suratlı pis bir adam çıkarak nereye gittiğini sordu. Oduncu:

- Halkın Allah diye taparak Allah'a isyan ettikleri ağacı kesmeye gidiyorum, dedi. Adam, oduncuya:

- Ben şeytanım... O ağacı kesmene müsaade etmiyorum, deyince zahit oduncu, şeytana çok kızmıştı.

Öldürmek için hücum ederek yere yatırdı ve üzerine oturup hançerini boğazına dayadı.

Şeytan zahide:

- Ey zahid, sen beni öldüremezsin. Allah bana kıyamete kadar müsaade etmiştir. Fakat gel o ağacı kesme, seninle anlaşalım. Ben sana her gün bir altın vereyim, sen de ağacı kesmekten vazgeç. Hem el ağaca tapıyormuş, günah işliyormuş senin neyine gerek, altınını al işine bak, dedi.

Adam şeytanı bırakmıştı. Şeytan adama, akşam yatıp sabahleyin yastığının altına bakmasını söyledi ve anlaşarak ayrıldılar.

Adam ağacı kesmekten vazgeçip, evine dönmüştü.. Akşam yatıp sabahleyin yastığının altına baktığında, altını gördü. Memnun olmuştu, ikinci gün oldu. Fakat bu sefer şeytan altını koymamıştı. Adam kızıp baltasını aldığı gibi dağa ağacı kesmeye gitti. Fakat yolda yine şeytanla karşılaştılar. Adam şeytana iyice kızmıştı. Görünce:

- Seni sahtekâr seni, kandırdın değilmi beni?., diyerek üzerine hücum etti.

Fakat evvelkinin tam tersine bu sefer şeytan adamı tuttuğu gibi altına aldı. Adam şaşırmıştı. Bu nasıl hâl der gibi şeytanın yüzüne bakıyordu. Şeytan:

- Hayret ettin değil mi? Niçin bana yenildiğinin sebebini söyleyeyim: Dün sen Allah rızası için ağacı kesmeye gidiyordun. Seni değil ben, dünyadaki bütün şeytanlar bir araya gelsek yine yenemezdik. Lâkin şimdi Allah rızası için değil de, sana altını vermediğim için kızdığından gidiyorsun, işte o yüzden bana mağlup oldun ve sana ağacı kesmene müsaade etmeyeceğim, dedi.

Kaynak: Büyük Dini Hikayeler, Osmanlı Yayınevi

--------------------------------------------------------------------------------


Şeytan ile Hz. İsa (a.s)

Hz. İsa (a.s) yarım kerpici başının altına koymuş, yatıp uyumuştu. Uyanıp gözlerini açtığında İblis'i başında bekler buldu. Ona.

- A melun başımda ne bekliyorsun? diye sordu.


İblis ona dedi ki:

- Başının altına koyduğun benim kerpicim. Bütün dünya benim malım olduğuna göre, bu kerpiç parçası da benim malımdır demektir. Madem ki malımı kullanıyorsun bana ortak oldun demektir.


Hz. İsa (a.s) kerpici başının altından aldı, fırlatıp attı. Yeniden uyumaya niyetlendi. İblis de savuştu gitti.


Ey dünya dertleriyle üzülen, ip gibi eğilip bükülen adam!


Madem sonunda herşeyi arkanda bırakıp gideceksin, açgözlülük yapmanın, durmadan mal yığmanın ne âlemi var?


Kaynak: Mantıku't Tayr, Feridüddin Attar
--------------------------------------------------------------------------------


ŞEYTAN'IN HİLESİ & ZEUS
Şeytan, şeytanlığını yapabilmek için, insanların zihnine girebilmek için kendine hep bir yol arayıp bula gelmiştir...


Bir zamanlar..., Allah'tan sakınan, gece gündüz ibadet eden birçok kimse vardı.

Onlar Allah'ı sever,  Allah'da onları severdi. Allah onların dualarını geri çevirmezdi.

Allah'ın bu sevdiği seçkin kullarını insanlarda sever ve sayardı.

Tabi şeytan da vardı. Ama Şeytan'ın işi zordu. İnsanoğlunun ayağını kaydırmak zordu. Bu salih kullar yoluna engeller koyuyor, doluya koyuyor almıyor, boşa koyuyor almıyor du. Şeytanlık bayağı zordu, acınacak hali vardı İblis'in oğlunun.

Ama şeytan bu  durur mu? Durmaz tabi...  Düşündü düşündü, yılları düşünmekle geçti ve bir gün fırsatını buldu. 
Bu Allah dostları, halk tecelli edip vefat etmeye başlayınca, Şeytan balkarki engeller kalkmaya başlamıış, halkın içine girebiliyor. O da her fırsatta onların içine girmiş ve  her fırsatta onlara Allah dostlarını hatırlatmaya başlamış...


- Şunu, şunu nasıl bilirdiniz?


- Allah Allah. Sorduğun soruya bak. Nasıl  bileceğiz? Onlar Allah'a çok bağlıydılar. Duaları geri çevrilmezdi.


- Onlara ne kadar üzülüyorsunuz?


- Çok çok.. Tarifi mümkün değil.


- Öyleyse onları görmek isterdiniz değil mi?


- Hemde nasıl!


- Niçin onlara hergün bakmıyorsunuz?


- Ne demek istiyorsun? Hiç mümkün olabilir mi? Onlar vefat ettiler, aramızdan ayrıldılar.


- Siz de onların resimlerine bakın!

Şeytan'ın bu sözleri halkın beğenisini toplar.


Bunun üzerine o salih insanların resimlerini yaparlar ve hergün o resimlere bakmaya başlarlar böylece ayrılık özlemlerini giderirler...


Zamanla resimlerden heykellere geçerler...


Bunları evlerine ve mabetlerine kadar her yere koyarlar...

Resim ve heykelleri ilk yapan bu insanlar Allah'a ibadet ediyorlar. O'na ortak koşmuyorlardı.


Bu heykellerin taştan yapıldığını, yarar ve zararı olmadığını biliyorlar, ancak gene de saygı gösteriyorlardı.


Gittikçe heykeller çoğaldı. Heykellerin çoğalmasıyla saygıda çoğaldı.


Heykellere saygı ve bağlılık gösterisinde bulunmak moda oldu. Öyle olduki, salih bir kimse vefat edince, hemen heykelini yapmak bir görev haline geldi.

Nesiller geldi nesiller gitti.


Çocuklar torunlar babalarının ve dedelerinin heykellere tavırların görmüş, onların önünde başlarını eğdiklerini, saygı duruşunda bulunduklarını görmüşlerdi.


Boynuz kulağı geçer misali, çocuklar  saygıda babalarınıda geçtiler, secde etmeye, ihtiyaçlarını heykellerden istemeye başladılar.


Bu arada heykeller için kurban kesmelerde başlamıştı.

Sonunda heykeller putlaştı. İnsanların ihtiyaçlarını gideren tanrılar olarak kabul görmeye başladı. İbadet artık onlaraydı. Şeytan'ın tuzağına düşülmüştü.


...ve sonraları tanrılaştırılan Zeus bile Hz. İdris'in Atina'ya Tevhid inancını tebliğ etmesi ve halkı çok tanrıcılığın parçaladığı ahlâkî yozlaşmadan kurtarması için gönderdiği valiydi.


Kaynak: Batı'nın Doğu'ya Borcu, Ali Bulaç, Zaman Gazetesi, 17 Nisan 2006



--------------------------------------------------------------------------------


ŞEYTANIN MALI

Gafil bir adam bir şeyhin kapısına vardı, Şeytan'dan bir hayli şikayetçi oldu.



"Şeytan beni yoldan çıkartıyor. Beni kandırıp dinimi, ahiretimi mahvediyor. " dedi.

Şeyh de ona dedi ki:


"Ey genç adam, senden az önce şeytan gelmişti buraya. O da senden bıkmış, usanmış. Ona yaptığın zulümleri anlatıp şikayet ediyordu. Diyor ki:


"Dünyanın hepsi benim malımdır. O benim malıma göz  koymaya, kendi mülkümü elimden almaya çalışıyor. Ben de bu yüzden onun dinine saldırıyorum. Bana zararı olmayan, malıma göz dikmeyen adamla benim ne işim olsunki!"


Kaynak: Mantıku't Tayr, Feridüddin Attar



--------------------------------------------------------------------------------


ŞEYTANIN PİSLİĞİ

Cüneyd-i Bağdâdî'nin talebelerinden biri şeytanın vesvesesine kapılıp;

"Artık ben kemâle geldim. Sohbete devâm etmeme lüzum kalmadı." deyip kendi başına bir yere çekildi.

Benlik ve gururundan dolayı şeytânî bir rüyâ gördü. Rüyâsında, bağlık bahçelik içinde güzel nehirler ve çok lezzetli yemekler yediğini gördü. Bu rüyâyı hakîkat zannedip, kibiri daha da arttı ve bu hâlini arkadaşlarına anlattı. Onlar da Cüneyd-i Bağdâdî'ye arzettiklerinde, Cüneyd-i Bağdâdî çok üzüldü ve anlatılan kimsenin yanına gitti. Baktı ki o kimseyi şeytan aldatmış, Ona;

"Seni bu gece Cennet'e götürürlerse, Cennet'e vardığında üç defâ Lâ havle oku." buyurdu. Hakîkaten o kimseyi rüyâsında Cennet'e götürdüler. O kimse Cennet'e vardığında üç defâ Lâ havle okudu. Gördüklerini ve kendisinde hâsıl olan şeytânî hâllerin hepsini unuttu. Bir anda kendisinin pislik ve çöplük içerisinde olduğunu gördü.Uyandığında gördüklerini hatırladı ve içine düştüğü hatâyı anladı. Çok pişman olup tövbe etti ve Cüneyd-i Bağdâdî'nin elini öptü. Sohbetlere devâm edip, talebeler arasındaki yerini aldı.

Hazret-i Cüneyd-i Bağdâdî buyurdu ki:

"Herkese bir mürşid-i kâmil lâzımdır. Aksi halde mel'ûn şeytan gelip kendisine musallat olur ve insan maazallah ona tâbi olur."


      tüm kurbanlar şeytanın ne kötü bir varlık olduğunu anlasın

          crea.....




Çevrimdışı fussilet

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 259
  • Konu: 14
  • Derviş: 1049
  • Teşekkür: 0
Yanıt:Şeytan verdirmek İstemez (sadaka)
« Cevapla #5 : 27/06/09, 20:48 »
 X:01 :X06 :X06 :X06


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı Kararlı

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 7.047
  • Konu: 1851
  • Derviş: 4252
  • Teşekkür: 30
Yanıt:Şeytan verdirmek İstemez (sadaka)
« Cevapla #6 : 28/06/09, 00:47 »
 X:01  X:33X :X06




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Senin adını yazmak lütuf .. Sadece Bir avaz...... ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.149 saniyede oluşturulmuştur


Şeytan verdirmek İstemez (sadaka)Güncelleme Tarihi: 17/11/19, 23:27 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim