Sofiler... - Gül Bahçesi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.014 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.483 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22857 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Sofiler..., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4104 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Sofiler...}   Okunma sayısı 4104 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı dabanlıoglu

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 670
  • Konu: 91
  • Derviş: 3454
  • Teşekkür: 16
    • Son Kapı.
Sofiler...
« : 05/06/12, 15:09 »
Sultanın sarayında birgün Çin ressamları:

"Biz, Türk ressamlarından daha ileri, daha hünerliyiz." diye bir iddiada bulunurlar. Buna karşılık Türk ressamları:

Hayır, biz daha üstünüz. Bizim hünerimiz daha ileridir" diyerek bu iddiaya karşı gelirler.

Bunu işiten sultan, ressamları imtihan etmeye karar verir. Her iki memleketin ressamları hazırlanır, birbirine nazır iki ayrı odaya çekilirler. Çin ressamları, kendilerine ayrılan odanın duvarlarını renk renk resimlerle donatırlar. Türk ressamları ise odanın karşısına gelen kendi odalarının duvarlarını sadece cilalar, ayna gibi parlatırlar. Öyle ki, Çin ressamlarının yaptıkları resimler, Türk ressamlarının odalarının duvarına daha parlak bir görünüşle aksetmektedir.

Sultan, önce Çin ressamlarının odasına girer, resimleri beğenir. Sonra da Türk ressamlarının odasına girince, aynı resimleri daha parlak, daha güzel görür ve Türk ressamlarını takdîr eder.

Böylece Türk ressamları, hiçbir resim yapmadan, sadece Çin ressamlarının eserlerini binbir hünerle cilaladıkları duvarda aksettirdikleri için daha hünerli sayılırlar.

MESNEVİ: "Sofiler, Türk ressamları gibidirler. Onların, ezberlenecek dersleri, kitapları yoktur. Yani zahiri ilimlerin muhtevası içinde sıkışıp kalmaz, onu aşarlar.

Ama, gönüllerini mükemmel cilalamışlar, istekten, hırstan, hasislikten, kinlerden arınmışlardır.

O aynanın sağlığı, berraklığı gönüldür. Gönül aynasına hadsiz, hesapsız suretler aksedebilir.

Gönüllerini cilalamış olanlar, renkten, kokudan kurtulmuşlardır. Her nefeste, kolayca bir güzellik görürler.

Onlar, ilmin kabuğundaki nakışı bırakmışlar, "Ayne'l yakîn" bayrağını açmışladır." (Beyit: 3492-3494)

Hz. Peygamber (s.a.) buyurur:

"Benden sonraki ümmetinı hakkında üç şeyden korkarım:

1. Heva ve hevesat sapıklığından,

2. Mide ve kadın şehvetine uymaktan,

3. İlimden sonra gaflete düşmekten..."

İlim kitabîdır. İrfan ise onun kamil ve şahsîleşmiş şeklidir. Bu sebeple ilmi irfan haline getirmeyenler, sığ ve kuru kalabilme tehlikesindedir.

Kainat, gönül gözü ile seyredildiğinde, ince gayeler ve nazenin hikmetlerin cümbüşü olduğu açıktır. Alemin bir ibretler meşheri (sergisi) olduğu kavranır. Her haliyle bu dünya, imtihan havası dolu bir îman dershanesidir.

İlahî terbiye ve idarenin hakim olduğu bu alemde, abeslerin çalkantıları içinde, nezih vasfini ziyan edenler, hakîki saadet mahrumları ve hayat öksüzleridir. Şehevatın girdapları içinde çukurlaşıp kaybolurlar.

Ahiretin zarurî zuhur ve hakîkatini bildirmek için Allah (c.c.) buyurur:

"Hayır... Bilecekler, sonra muhakkak öğrenecekler."

Peygamber göndermek, onların diliyle, ilmiyle, irşad ve ahlakıyla beşeriyyeti kemale erdirmek gibi tecellîler, hep ilahî lütuf ve ikramların tezahürleridir.

İnsan, bir kendine, bir de muhîtine alıcı ve idrak edici gözle bakınca, derhal kavrar ki;

"Açık ve zahir olan kuvvet ve saltanat karşısında ahiretten gafil yaşamak gülünç ve abes olur."

Akibetin; düşünen her idrak sahibi kolayca anlar ki; sonsuz isteklere, zevk ü safalara, gelgeç fanî sevdalara bir sınır çizmek, muhabbetleri ilahî maksada yönlendirmek, yaratılış gayesinin zaruretidir.

Cami' ve tekkelerin levhalarındaki "HOŞ GÖR YA HU", "BU DA GEÇER YA HU", "EDEB YA HU" nihayet "HİÇ" lafızları ne müthiş haîkat sinyalleri ve ihtar talimatlarıdır.

Hz. Peygamber (s.a.) buyurur:

"Eğer Allah (c.c.)'dan gereği gibi korkarsanız, gerçek bir bilgi ile eşyayı tanımaya başlarsınız.

Eğer Allah (c. c.)'ı gereği gibi tanırsanız, dualarınız ile dağlar yerinden oynar."


&&&&&&&&
Nice sevdalardan geçtim..
Savruldum rüzgarında aşk denen meyin...
Meğer Mecnun olunacak Leyla senmişsin...
Düşmüşüm...
Tut elimden gönül şahım...
Baştan ayağa simsiyahım....
Medet eyle yâr...
Göz yaşlı gönül perişan...
Bedenimde artık kalmadı derman....

<a href="http://s7.directupload.net/images/120605/hgg9bk7z.swf" target="_blank" class="new_win">http://s7.directupload.net/images/120605/hgg9bk7z.swf</a>

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/sofiler-t30795.0.html



UNUTTUĞUM " kimse yok..! Silinip giden " DEĞERLER " var sadece..! " ÖNEMSİZ " gördüqüm kimse yok..! Önemini " YİTİRENLER " var sadece ...

Çevrimdışı Sehl

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.912
  • Konu: 208
  • Derviş: 2261
  • Teşekkür: 16
    • Gönül Hanesi..
Okundu: Sofiler...
« Cevapla #1 : 05/06/12, 15:52 »
Allah c.c razı olsun  :gül:



Çevrimdışı 4287

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 331
  • Konu: 28
  • Derviş: 15931
  • Teşekkür: 0
    • radyosemaver kopya site
Okundu: Sofiler...
« Cevapla #2 : 06/06/12, 11:46 »
:tşk3: kurbanım.


:aro2:  ! ! ! DÜŞMEZ KALKMAZ BİR ALLAHDIR UYAN UYAN UYAN UYAN ! ! !  :tşk3:

Çevrimdışı Emsey

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 2.091
  • Konu: 139
  • Derviş: 297
  • Teşekkür: 136
Okundu: Sofiler...
« Cevapla #3 : 06/06/12, 19:11 »
 :aro2: :X06


“En büyük ameli Salih birlik ve beraberliktir"
Gavs-i sani (k.s)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Aşure tarifi Bir müşid-i kamil aynı anda bir kaç yerde görülebilir mi?.. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.087 saniyede oluşturulmuştur


Sofiler...Güncelleme Tarihi: 22/05/19, 13:23 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim