Sürçmelerden sonra - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.122 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.902 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22972 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Sürçmelerden sonra , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1796 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Sürçmelerden sonra }   Okunma sayısı 1796 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Sürçmelerden sonra
« : 30/12/08, 03:18 »
Hata Yapanların Hayırlısı

İNSANIN bir sağı bir de solu vardır. Yaratılışta insan bu iki yanın ortasında dimdik durur.
Bu duruş, insanın yaratılıştaki dengeli duruşudur.

Bir yana meylederse dengesini bozmuş, normalini değiştirmiş demektir.
Doğru bir yürüyüş beklenemez böyle dengesini bozmuş insandan...
Onun için insanda esas olan duruş, hep ortadaki dimdik duruştur.

Ancak dengeli durmayı esas alan insanın bazen ayağı kayabilir, dengesini bozabilir,
hatta sürçüp düşebilir de... Böyle düşüşlerde mühim olan,
“Ben düştüm, artık ayağa kalkamam” demeyip hemen toparlanıp ayağa kalkmak,
dengesini yine kurup yoluna devam etmektir...

Bu takdirde düşmenin sonucunda fazla tehlike de yoktur.
Kalkıp yoluna devam etmek söz konusudur çünkü...

Tehlike nerede? Tehlike şuradadır:

“Eyvah, ben dengemi kaybedip düştüm, ayağa kalkmam imkânsız, hatta benden istikametli adam olmaz artık..”
diye vesveseye kapılarak hedefine doğru yürüme azmini kaybetmek!.. İşte tehlike burada...

Maalesef, günah sürçmelerinden sonra kapıldığı vesvesenin etkisinde kalarak dengesini bozup
yoluna devam etme azim ve aşkını kaybedenler vardır.


Halbuki Allah Resulü Efendimiz (sas), sürçerek günah çukuruna düşenlerin tekrar dengelerini bulup
yollarına devam etmelerini temin için şöyle buyurmuştur:

“İnsanlar mutlaka hata yaparlar. Ancak hata yapanların hepsi de şerli insan değildir!
Hata yapanların da hayırlısı vardır...”

“Kimdir hata yapanların hayırlısı ya Resulallah?” diye soranlara ise:

“Hatalarından sonra tövbe ederek aynı azim ve aşkla yollarına devam edenler!..” buyurmuştur
Allah’ın Resulü.

Demek ki insan bazen bilmeden, bazen de nefsine uyarak hata yapabilir,
bu her şeyin mahvolması mânâsına gelmez, ümidin kesilmesini gerektirmez.

Çünkü hatasından dolayı pişmanlık duyup da dinî hayat ve İslâmî hizmetlerine yine devam edenler,
 Efendimiz (sas)’in ifadesiyle, hata yapanların hayırlısıdırlar. Yeter ki, hatadan sonra ciddi şekilde
üzüntü duyup pişmanlık hissetsin. Düştüğü yerde, benden adam olmaz artık, demeden kalkıp
İslâmî hayatına ve hizmetine aynı azim ve aşkla devam etsin.

Bir adam, Hazreti Ali efendimize gelir:

“Ben yaptığım hatalarla mahvoldum, ne olacak halim?” diye ümitsiz şekilde sızlanır.

İmam-ı Ali efendimiz de:

“Mahvolacak zamana daha gelmedik, tövbe kapısı henüz kapanmamıştır,
tövbe et, yoluna devam et,” der.

O ümitsiz adam:

“Benim günahım öylesine büyük ki, tövbe ile filan affa uğrayacak gibi değildir” der.

İmam-ı Ali efendimiz de:

“Hiç düşündün mü, senin günahın mı büyük, yoksa Rabb’imizin affı mı?” diye sorar.

Adam duraklar, düşünür, “Elbette Rabb’imin rahmeti...” der.

Hazreti Ali efendimiz:

“Öyle ise..” der. “Rahmeti senin günahından büyük olan Rabb’imizin affından ümidini kesme de
tövbe edip kıble istikametli yoluna devam et.” Adam yine sorar:

“Ne zamana kadar tövbe?..”

Cevap tek cümledir:

“Tövbe ettiğin günahı terk edinceye kadar!..”


Demek ki, bazen sürçüp düşmek insanlığımızın icabıdır. Ancak düştüğü yerde ümitsizliğe kapılıp kalmak
insanlığın icabı değil, şeytana tabi olmanın gereğidir. Çünkü şeytan da sürçüp düştüğü çukurda kalmayı
tercih etti, “Rabb’imin rahmeti benim günahımdan büyüktür” demedi, öylece çukurda kaldı..

Ama Âdem babamız Rabb’imin rahmeti kulun yanlışından büyüktür,
deyip ümidini kesmeden yoluna devam etti, Peygamberlik makamına layık görüldü..

Bütün bunlardan, şimdi sorabilir miyiz?

“Nasılsınız, sürçme ve düşmelerden sonra hemen kalkıp kıble istikametli yolunuza devam etme azim
ve aşkınız tamam mı? Yoksa vesvese hâlâ devam mı ediyor?”

Unutmayın, vesvesede hayır olsaydı şeytanı kurtarırdı.

Ahmed Şahin
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/surcmelerden-sonra-t7335.0.html



Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı Gökkuşağı

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.077
  • Konu: 280
  • Derviş: 9430
  • Teşekkür: 8
Cevaplandı: Sürçmelerden sonra
« Cevapla #1 : 02/11/10, 13:25 »
Sürçmelerden sonra yolumuza devam edebiliyor muyuz?


İnsanın bir sağı bir de solu vardır. Yaratılışta insan bu iki yanın ortasında dimdik durur. Bu duruş, insanın yaratılıştaki dengeli duruşudur. Bir yana meylederse dengesini bozmuş, normalini değiştirmiş demektir. Doğru bir yürüyüş beklenemez böyle dengesini bozmuş insandan... Onun için insanda esas olan duruş, hep ortadaki dimdik duruştur.
Ancak dengeli durmayı esas alan insanın bazen ayağı da kayabilir, dengesini bozabilir, hatta sürçüp düşebilir de... Böyle düşüşlerde mühim olan, “Ben düştüm, artık ayağa kalkamam.” demeyip hemen toparlanıp ayağa kalkmak, dengesini yine kurup yoluna devam etmektir... Bu takdirde düşmenin sonucunda fazla tehlike de yoktur. Kalkıp kıble istikametli yoluna devam etmek söz konusudur çünkü... Tehlike nerede? Tehlike şuradadır:

- Eyvah, ben dengemi kaybedip düştüm, ayağa kalkmam imkansız, hatta benden istikametli adam olmaz artık.. diye vesveseye kapılarak hedefine doğru yürüme azim ve aşkını kaybetmek! ..

Maalesef, böylesine günah sürçmelerinden sonra kapıldığı vesvesenin etkisinde kalarak dengesini bozup yoluna devam etme azim ve aşkını kaybedenler de vardır.

Halbuki Efendimiz (sas) , sürçerek günah çukuruna düşenlerin tekrar dengelerini bulup yollarına devam etmelerini temin için buyurmuş ki:

- İnsanlar mutlaka hata yaparlar. (Yani sürçüp düşebilirler.) Ancak hata yapanların hepsi de şerli insan değildir! Hata yapanların da hayırlısı vardır...

‘Kimdir hata yapanların hayırlısı ya ResulAllah? ’ diye sorulunca...

- Hatalarından sonra tövbe ederek aynı azim ve aşkla yollarına devam edenler! .. buyurmuştur.

Demek ki insan bazen bilmeden, bazen de nefsine uyarak hata yapabilir, bu her şeyin mahvolması manasına gelmez, ümidin kesilmesini gerektirmez.

Çünkü hatasından dolayı pişmanlık duyup da dinî hayat ve İslamî hizmetlerine yine devam edenler, Efendimiz (sas) ’in ifadesiyle, hata yapanların hayırlısıdırlar. Yeter ki, hatadan sonra ciddi şekilde üzüntü duyup pişmanlık hissetsin. Düştüğü yerde, benden adam olmaz artık, demeden kalkıp İslamî hayatına ve hizmetine aynı azim ve aşkla devam etsin.

Bir adam, Hz. Ali efendimize gelir:

- Ben hatalarla mahvoldum, ne olacak halim? diye ümitsiz şekilde sızlanır.

HzAli efendimiz de:

- Mahvolacak zamana daha gelmedik, tövbe kapısı henüz kapanmamıştır, tövbe et, yoluna devam et, der. Ümitsiz adam:

- Benim günahım öylesine büyük ki, tövbe ile affa uğrayacak gibi değildir, der.

Hz Ali efendimiz de:

- Hiç düşündün mü, senin günahın mı büyük, yoksa Rabb’imizin affı mı? diye sorar.


Adam duraklar, düşünür, ‘Elbette Rabb’imin rahmeti...’ der.

Bunun üzerine Hazreti Ali efendimiz taşı gediğine koyar:

- Öyle ise der, rahmeti senin günahından büyük olan Rabb’imizin affından ümidini kesme de tövbe edip kıble istikametli yoluna devam et. Adam yine sorar:

- Ne zamana kadar bu tevbe? ..

Kitaplık çaptaki cevap şöyledir:

- Tövbe ettiğin günahı terk edinceye kadar! ..

Demek ki, bazen sürçüp düşmek insanlığımızın icabıdır. Ancak düştüğü yerde ümitsizliğe kapılıp kalmak insanlığın icabı değil, şeytana tabi olmanın gereğidir.

Bütün bunlardan sonra yazımızın başlığına dönerek şimdi sorabilir miyiz?


- Nasılsınız, sürçme ve düşmelerden sonra hemen kalkıp kıble istikametli yolunuza devam etme azim ve aşkınız tamam mı? Yoksa vesvese hâlâ devam mı ediyor?
Unutmayın, vesvesede hayır olsaydı şeytanı kurtarırdı.

alıntı



Eğer aşk olmasaydı,aşk derdi olmasaydı,
Bu kadar tatlı sözü kim söyler,kim duyardı...

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.742
  • Konu: 696
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Cevaplandı: Sürçmelerden sonra
« Cevapla #2 : 02/11/10, 17:48 »
 X:01
.....vesvesede hayır olsaydı şeytanı kurtarırdı.     :X32




Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.202
  • Konu: 796
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 111
Cevaplandı: Sürçmelerden sonra
« Cevapla #3 : 02/11/10, 20:19 »
Unutmayın, vesvesede hayır olsaydı şeytanı kurtarırdı.

 :X06


"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Cevaplandı: Sürçmelerden sonra
« Cevapla #4 : 19/12/10, 01:59 »
“De ki: Ey kendi nefisleri  aleyhine  haddi  aşan  kullarım! ALLÂH’ın rahmetinden ümit kesmeyin. Çünkü Allah bütün günahları bağışlar. Şüphesiz ki O çok bağışlayan, çok esirgeyendir.” (Zümer Sûresi, 53)

 X:01


Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Münakaşa Zararlıdır Kanser hakkında yanlış bilinenler ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.079 saniyede oluşturulmuştur


Sürçmelerden sonra Güncelleme Tarihi: 05/06/20, 05:52 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim