Suyun Parası - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.026 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.512 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22870 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Suyun Parası, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1676 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Suyun Parası}   Okunma sayısı 1676 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Rehnüma

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.138
  • Konu: 197
  • Derviş: 20900
  • Teşekkür: 129
Suyun Parası
« : 13/02/15, 12:22 »
İlkokul birinci sınıfı bitirmiş, yaz tatiline girmiştik. Çocukluğun o doyumsuz tatillerinden biri daha başlamıştı. Mahallenin bütün çocukları, hep bir arada, bizi zamandan ve mekândan kopartıp şimdi nerede olduğunu bilmediğim bir yerlere götüren oyunlardan birini bırakıp diğerine başlıyorduk.
O yaz böyle akıp giderken, kimi arkadaşlar nasıl başladığını bilmediğim bir uğraş edindiler: Perşembe günleri kurulan semt pazarında su satmak… Bu iş birden moda oluverdi, mahallenin erkek çocuklarının pek çoğunun yazlık mesleği haline geldi.
Ben de özeniyordum. Erkekçe bir işti bu, büyüten, büyük gösteren bir iş. Üstelik ucunda para da vardı. Sucu arkadaşlarla gitmek istiyordum. Evde söyledim, fakat tahmin ettiğim gibi annem izin vermedi. Ben kâh hırçınlaşıp kâh dil dökerek onu razı etmeye çalışırken, son sözü babam söyledi:
- Bırak, çocuk istediğini yapsın!
Babamın bu sürpriz çıkışı, o gün, ilk kez, baba-oğul arasındaki gizli dayanışmayı farkettirdi bana; erkek dayanışması. Yarın pazar kurulacaktı. Akşamdan, biraz da cılız kollarımla zor taşıyacağım bir bidona su doldurdum, ite-kaka dolabın buzluğuna yerleştirdim ve hülyalar içinde uyudum.
O sabah uyandığımda ilk işim buzdolabına koşmak oldu. Su bidonumu çıkarttım. Taş gibi buz tutmuştu. İşte benim eserim! Öğlen vakti çıkarmak üzere, tekrar buzluğa yerleştirdim onu. Pazara o zaman gidilecekti. Güneş ortalığı yakmaya başlayıp, pazarcılar susayınca… Erken gidilirse hemen satılamaz, su da ısınırdı. Arkadaşlar böyle anlatmıştı.
Nihayet vakit geldi, beş-altı arkadaş bir elimizde su bidonu, diğerinde bardak, yola koyulduk. Vardığımızda, önce herkesin nerede su satacağını belirledik. Heyecanlıydım. Şimdi, ne deyip de satış yapacaktım? Neyse, daha acemiliğim anlaşılmadan, hemen önünde durduğum tezgâhın sahibi seslendi:
- Sucu, getir bakalım suyunu!..
İlk bardak, ilk müşteri, ilk kazanılmış para… Ellerimin titrediğini hatırlıyorum.
Bir bardakla kanmayıp, üst üste birkaç bardak içenler de oldu. Suyu içip bıyıklarını kollarına sildikten sonra ya “Borcumuz ne?” diye soruyorlar ya da hiç sormadan paramı veriyorlardı. Bazıları iltifat da ediyordu:
- Ooo, suyun da soğukmuş yeğenim!
Nasıl bir mutluluktu o günkü!.. Nasıl birden bu kadar büyünebilirmiş? Erkek olmak ne güzelmiş!..
Bidonum bir çırpıda boşalıverdi. Cebimde şıngır şıngır bir sürü para. Kaç lira olduğunu hesaplamaya çalışıyorum, olmuyor. Bir an önce saymak istiyorum. Pazarcıların iltifatlarıyla ayrıca göğsüm kabarık. İçim içime sığmıyor, ayaklarımın yerden kesildiğini hissediyorum.
Birden aklıma eve birşey almak geliyor. Anneme bir sürpriz. Biraz önce su sattığım karpuzcuya gidiyorum, gözüme kestirdiğim irice bir karpuzu istiyorum ondan. O iyi değil diyor karpuzcu, biraz daha büyük bir başkasını veriyor. Galiba parayı da tam almıyor. Avucumdaki birkaç bozukluğa, bu kadar yeter, diyor. Karpuz poşetini omuzuma vuruyorum, elimde boş bidon, sucu arkadaşlarla buluşup evin yolunu tutuyoruz.
O gün eve dönüşüm… Annemin karpuzu omuzumdan alışı, alırken bana, oğluna bakışı… Akşam, babam geldiğinde ona fısır fısır birşeyler anlattı. Babamın daha önce hiç görmediğim yüz ifadesinden, alttan alta bakışından beni anlattığını anladım.
O yaz perşembe günlerini iple çektim. Her perşembe akşamdan buzluğa koyup dondurduğum suyu ilk günkü heyecanla pazara götürüp sattım. Her dönüşümde de eve bir karpuz getirdim. O yaz, pazara gidip gelirken, o kısacık yolda büyüdüm ben. O yaz erkek oldum.

Semerkand Dergisi | Sadık Şanlı | Mayıs 2005 | DİĞER YAZILAR
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/suyun-parasi-t35844.0.html



Arada bir yar köyüne varan derviş olur amma,
Gittiği her yeri yar köyü yapan kesin aşık’tır.
(Serdar Tuncer)

Çevrimdışı Kalender

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 5.693
  • Konu: 1189
  • Derviş: 1
  • Teşekkür: 212
Yeni: Suyun Parası
« Cevapla #1 : 13/02/15, 12:45 »
Çok güzel bir anlatım olmuş. Okurken kendimizden de kareler geldi gözümüze. İlkler bir başka oluyor tabi. İlk parayı henüz ilkokul çağlarındayken tamir ettiğim elektronik bir cihazdan kazanmıştım. O gün bu gün teknolojinin içinden çıkamadık. :)
Şimdi çocuklarda böyle bir talep yok, böyle duygular yaşayan çok azdır herhalde. İmkanlar çoğaldı, eskiden hayal edilenlere şimdi çok rahat ulaşılabiliyor. Bunun yanında sanallaşan bir hayat oluştu. Gazoz kapaklarıyla oynayan çocuklar kalmadı, misketler halı üzerinde oynanır oldu çünkü oynayacak toprak kalmadı şehirlerde. Çamur yok ki çivi saplatılsın. İp atlayan çocukları görmeyeli uzun yıllar oldu. Yaşayarak oynamak, hissetmek, yorulmak, eğlenmek çok daha güzeldi.
Yazın köylerden geçerken yol kenarlarında, topladıkları yemişi satan çocuklar geldi aklıma. Yemesem bile alıyorum, o kadar çok seviniyorlar ki bu da beni çok mutlu ediyor.


"Bir mum, diğer mumu tutuşturmakla ışığından birşey kaybetmez." Mevlana (K.S.)

Çevrimdışı Rehnüma

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.138
  • Konu: 197
  • Derviş: 20900
  • Teşekkür: 129
Yeni: Suyun Parası
« Cevapla #2 : 13/02/15, 13:03 »
İlkokula giderken elektronik cihaz tamir etmek.. 
MaşaAllah barekAllah yetenekli bir çocukmuşsunuz demek ki.

Şimdiki çocukların eskiye nazaran çocukluktan ne denli kopuk olduklarını ve  bir hayli eksik yaşadıklarını  çok güzel ifade etmişsiniz..

Küçük şeylerle mutlu olmayı bilen,kendi ayakları üstünde durmayı isteyen sorumluluk sahibi bir nesil yine gelir,tekrar yetişir inşaAllah..



Arada bir yar köyüne varan derviş olur amma,
Gittiği her yeri yar köyü yapan kesin aşık’tır.
(Serdar Tuncer)


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Ölümü Düşünmek Cüneyd-i Bağdâdî ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.091 saniyede oluşturulmuştur


Suyun ParasıGüncelleme Tarihi: 26/06/19, 15:56 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim