Teslimiyetin Ve Takvanın İfadesi - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.051 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.592 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22896 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Teslimiyetin Ve Takvanın İfadesi, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1344 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Teslimiyetin Ve Takvanın İfadesi}   Okunma sayısı 1344 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı İhlas

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 248
  • Konu: 85
  • Derviş: 6693
  • Teşekkür: 1
Teslimiyetin Ve Takvanın İfadesi
« : 22/11/09, 15:31 »

Teslimiyetin Ve Takvanın İfadesi: Kurban


Allahu Tealâ, yapılan bütün ibadetlerde kalp hassasiyetini, yani takvayı istiyor. Özellikle kurban ibadeti hakkında bu talebini şöyle ifade buyuruyor:

“Kurbanlarınızın ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır...” (Hac, 37)


Ipıssız bir çölün ortasında...

Yapayalnız bir kadın, kumların üstünde ağlayan bir bebek. Susuzluktan dudakları kurumuş. Kadın koşuyor, bir o tepeye, bir bu tepeye… Ama görünürde ne su var, ne de su isteyecek bir Allah’ın kulu…

Kan ter içinde koşuşturan o kadın Hacer r.anha idi, bebek de bir peygamber; İsmail a.s...

O da bir peygamber olan eşi İbrahim a.s. onları buraya kadar getirip bırakmıştı. Kızgın kum tepelerinde koşuştup duran bu kadın, “bizi buraya bırakıp gitmeni sana Allah mı emretti?” sorusuna “evet” cevabını alınca, kalbindeki iman ve teslimiyet, dudaklarından şu sözlerle dökülmüşü:

“Öyle ise Allah bize yeter, O bizi zayi etmez, himayesiz bırakmaz...”


Yüce Mevlâ, kulunun kalbini istiyor. Onun teslim olmasından, Rabbi’ne güvenmesinden razı oluyor. Kalpte Allah’a karşı oluşan hassasiyet, yani takva da rahmetin coşmasına sebep oluyor.

İbrahim a.s., Allahu Tealânın emrine uyarak kıymetli hanımını ve sevgili oğlunu kimsenin bulunmadığı, kupkuru Mekke vadisine bırakıp geri döndü.

Bir kocanın, bir babanın hele hele İbrahim a.s. gibi merhameti dillere destan bir insanın yapabileceği en zor iş.

Ama ilâhî irade böyle istiyordu; Kâbe’nin ortaya çıkartılıp yeniden inşa işini, onlara yüklemişti. Kendisine teslimiyetin dışındaki bütün bağlardan kalplerini temizlemeyi murad ediyordu. İbrahim a.s. Mevlâ’nın emrini yerine getirdi.

Tek başına bir kadın, yanında bir çocuk... Etrafta kimsecikler yok. Rabbi’nin emrine uyarak biricik oğlu ile orada. Su bulmak için Safa ile Merve tepeleri arasında koşturup durmada.

Bir taraftan da Rabbi’ne yalvarıp yakarıyor. Yedinci sefer Merve tepesine vardığında bir melek göründü. Tam şu anda zemzem kuyusunun bulunduğu yerde. Ayağı ile yeri eşince su kaynamaya başladı. O sudan kana kana içtiler.

İbrahim a.s., Hacer validemiz ile İsmail a.s.’ı bazen gelip ziyaret ederdi. Böylece aradan yıllar geçti. İsmail a.s. artık babasının etrafında koşup dolaşabiliyordu. Önlerinde yine büyük bir imtihan vardı. Yüce Mevlâ bu iki güzide peygamberinin, bir de Hacer validemizin teslimiyetini, kıyamete dek insanlara örnek olsun diye gösterecekti.

Yüce Mevlâ, İbrahim a.s.’dan oğlunu kurban etmesini istemişti. İbrahim a.s. bu emri İsmail a.s.’a anlatınca, o teslimiyetini şöyle ifade etti:

“Babacığım! Sana verilen emir ne ise yap! İnşAllah, beni sabredenlerden bulacaksın.” (Sâffat, 102)

İbrahim a.s. oğlunu tam kurban edeceği esnada, Allahu Tealâ ona şöyle seslendi:

“Ey İbrahim! Sen rüyana sadakat gösterdin. Şüphesiz ki biz, iyi hareket edenleri böyle mükâfatlandırırız. Bu gerçekten çok açık bir imtihandır.” (Sâffat, 105)


İsmail a.s.’ın yerine kurban edilmek üzere, Yüce Mevlâ büyük bir hayvan ikram etti. İbrahim a.s. da bu hayvanı kurban etti.

İbrahim a.s., İsmail a.s. ve Hacer validemizin imanı, teslimiyeti ve tevekkülü Allahu Tealâ’nın hoşnutluğunu kazandı. Hac ve kurban ibadeti onların bu teslimiyeti ile nakışlandı.

O gün bu gündür, hacca giden müslümanlar dünya bağlarından sıyrılır ve teslimiyetlerini şöyle ifade ederler:

“Lebbeyk Allahümme Lebbeyk... Emrine uyup geldim ey Allah’ım. Teslim olarak, boynumu bükerek geldim. Senin hiçbir ortağın yoktur. Davetine uyarak, boynumu bükerek geldim. Şüphesiz hamd, nimet ve mülk sana aittir. Senin hiçbir ortağın yoktur...”


Kurban ibadetini yerine getiren her müslüman da, bıçağını hayvanın boğazına çalmadan önce niyetini kontrol eder. Bu niyetini, Peygamber s.a.v. Efendimiz’in kurbanını keserken yapmış olduğu duaya uyarak dile getirir:

“Ben yüzümü, yeri ve gökleri yaradana çevirdim. Hz. İbrahim’in imanı gibi; O’nu bir bilerek. Ben müşriklerden değilim. Namazım, ibadetim, hayatım ve ölümüm sadece alemlerin Rabbi Allah içindir. O’nun ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum. Ben müslümanlardanım. Allahım! Bu kurban sendendir ve bunu sana takdim ediyorum. Muhammed  ’den ve ümmetinden bunu kabul buyur. Allah’ın ismi ile kurbanımı kesiyorum. Büyük sadece Allah’tır.” (Ebu Davud, İbn Mace)


İnsana, yaratılmışların en üstünü olabilme imkanını bahşeden Allahu Tealâ, yapılan bütün ibadetlerde kalp hassasiyetini, yani takvayı istiyor. Özellikle kurban ibadeti hakkında bu talebini şöyle ifade buyuruyor:

“...kurbanlarınızın ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşır. Fakat O’na sadece sizin takvanız ulaşır...” (Hac, 37)

Kurban ibadetini yerine getirebilme imkanına kavuşamayanlar üzülmesin. Onlar bu ibadeti yapmakla sorumlu tutulmamışlardır. Unutmasınlar ki, Yüce Rabbimiz takvayı bütün kullarından eşit olarak istiyor. Maddi imkan verdiklerinden ise, bu takvalarını ve teslimiyetlerini kurbanlarını keserek göstermelerini emrediyor.

Kurban Bayramı


İbadet ve bayram birlikte ne güzel... Hayatın tabii akışı, insanın fıtratı ve Allah’a kulluk en güzel uyumunu İslâm’da buluyor.

Hayvanlarımızı kurban edeceğimiz gün, Zilhicce ayının onuncu günüdür, bayram da o gün başlıyor.

Müslümanlar bayram gününden epeyce önce hazırlıklar yaparlar. Alacakları hayvan için para ayırırlar, eğer büyükbaş hayvan kesilecekse ortaklarını bulur, erkenden hayvanı satın alırlar. Herkes gücü nisbetinde giysi ve gıda bakımından bayrama hazırlanır.

Kurban bayramı için yapılan bütün bu maddi hazırlıklar gibi, manevi bir hazırlık da vardır.

Rasul-i Ekrem s.a.v., Zilhicce ayının ilk on gününde adeta manevi bir hazırlık yapılmasına teşvik ederek şöyle buyuruyor:


“Günlerden hiçbiri yoktur ki, onlarda yapılan amel, bu on günde yapılan amelden daha faziletli ve Allah’a daha sevgili olsun.” (Buharî, Tirmizî, İbn Mace)


Arefe gününde oruç tutulmasını da şöyle tavsiye buyuruyor:

“Arefe günü tutulan orucun, geçen yılın ve gelecek yılın günahlarına keffaret olacağına Allah’ın rahmetinden ümidim vardır.” (Müslim, Tirmizî, İbn Mace)


Teşrik Tekbirleri

Arefe günü sabah namazından itibaren, kulluk hazzı ve bayram sevincimizi tekbirlerle seslendirmeye başlarız:

“Allahu Ekber, Allahu Ekber, Lâ ilâhe illellahu vallahu ekber. Allahu Ekber ve lillâhi’l-hamd:

Büyük sadece Allah’tır, Büyük sadece Allah’tır. Allah’tan başka ilâh yoktur, büyük sadece Allah’tır. Büyük sadece Allah’tır ve hamd O’na mahsustur.”


Bayramın dördüncü günü ikindi namazı da dahil olmak üzere, her namazdan sonra tekbir getiririz. Bayram sevincimizi dört gün boyunca doyasıya yaşamaya çalışırız.
Bayram günlerinde helalinden eğlenmek, ikramlarda bulunmak, akrabaları ve komşuları ziyaret etmek ve ziyafetler vermekle, hem büyük bir coşku yaşarız, hem de Rabbimiz’in hoşnutluğunu kazanırız.

Daha nice bayramlara...

Kemal Yıldız

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/teslimiyetin-ve-takvanin-ifadesi-t17588.0.html



Tasavvuf, cemaat hâlinde ve birlik içinde Allah yolunda yürümektir,topluca tövbe etmektir,topluca Yüce Allah'ı zikretmektir, topluca Hak'ka yönelmek ve birbirini Hak yolunda desteklemektir,bir Kâmil Mürşid nezaretinde topluca Yüce Allah'ın ipine yani dinine, sünnete, takvaya ve ihlasa sarılmaktır.

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Yanıt:Teslimiyetin Ve Takvanın İfadesi
« Cevapla #1 : 22/11/09, 16:47 »
 X:01


"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Mezhepler Meselesine Keyif Verici Bir Yaklaşım Mezhepler ve Özellikleri ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.648 saniyede oluşturulmuştur


Teslimiyetin Ve Takvanın İfadesiGüncelleme Tarihi: 19/10/19, 16:57 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim