Üç Gül - Serbest Kürsü
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.053 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.599 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22897 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Üç Gül, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1644 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Üç Gül}   Okunma sayısı 1644 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Şa'yâ

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.505
  • Konu: 207
  • Derviş: 511
  • Teşekkür: 145
Üç Gül
« : 04/09/08, 13:25 »
Sufice sezişleriyle hayretten hayrete konulmama sebeb annem için...

Soğuk kış akşamlarında minderime bağdaş kurup da oturunca şöminenin başına, kucağımda beyaz, yumuşak tüylü tavşanım ne hayallere dalardım.

Tavşanımın titrek kalp atışları avuçlarımda.

Annemden uzaklarda, çok uzaklarda ayazlı bir akşam vaktinde taş ocağa sırtımı dayamış ısınmaya çalışırken, az sonra telefonun çalacağını hissediyorum. Yanılmamışım. Annem, sesi tavşanımın titrek kalp atışları gibi. Tutamasam da yüreğimde hissediyorum titrekliğini. Nasıl anlıyorsa anneler kuzularını, aynen öyledir evlatların anlaması da. Bir kordonla karnında beslenirken annenin, onun duygularıyla da beslendiğimizi kendisi söylememiş miydi bana .

Anlıyorum acısını, bekliyorum o söylesin. Söylenmemiş sözleri söylemesem de kimse adına, bilirim onun söyleyeceklerini, yüreciğini.

"Bağdat bombalanıyor" diyor ve kalbimi bombalayan gözyaşlarını salıveriyor. Hıçkırmamaya gayret gösterdikçe kesik kesik hıçkırık sesleri geliyor. Annem ağlıyor, diyar-ı Bağdat gibi.

"Ağlama" diyemiyorum. Ihlamur ağaçlarının altında kurduğumuz hamakta otururken, elimizde Divan şairlerinden birinin, en çok da Neşati'nin divanını şerh ederken Hulagu'nun isminin geçtiği beyitlerde, Bağdat'a yapılanları anlatıyor. Hulagu'dan bu yana kaç yıl geçti sahi? "Dicle ve Fırat utanıyordur, eminim." demişti annem bir keresinde. Nelere tanıklık etmediler ki ! Bağdat'ın o zamanki halkı mı şimdiki halkı mı Dicle ve Fırat'a nazire düşmüşlerdir kimbilir.

Annem, hıçkırıklar arasında konuşurken "Duyuyor musun seslerini uçakların, füzelerin, bombaların? Duyuyor musun?" diyor. Ben bir ses duymuyorum, diyemiyorum anneme.

"Ben" diyor annem kalbime uzatılan bir ipek iplikle duyuyorum sanki. Duyuyorum ve her duyuşta kalbimin bir noktası kararıyor, ellerim kollarım bağlı oturmaktan.

"Yanıyor yine Bağdat yanmasın şehirler diye" dizeleri geliyor aklıma. Bağdat.... Cilani... ve nur-ı siyah içre siyah güller...

"Bağdat'ın üç gülünden biri; Cilani" diyor annem. Mozaik taşlarıyla işlenmiş kubbesinde makberin, ışıl ışıl güneş huzmelerini cömertce serperek dolaşırmış. Duyan görmez mi? Sahte dünyalara sırtını çevirip de barışın, esenliğin, hoşnutluğun dünyasına yelken açmış, üstelik epey de yol almış anneme diğer iki gülü soruyorum.

"Ebu'l-Ferec" diyor. O doğrulukların dolunayı. Yanlış aktarmaların düzeltilmesi için ömrünü feda kılan ikinci gül.

Bir hallacın elindeki yünlerin ayrıştırılmasındaki zorlukta kalbim. Annem devamla anlatıyor: "Ne Cilani'nin köpeklere taktığı bileziklere ne Ebu'l-Ferec'in na'şının yıkanmasında kullanılan eserlerini yazmak için açtığı kalemlerin talaşlarına bir özlem yok senin dünyanda"

Haklı annem. Onun dünyası zengin, benimki fakir. O ukbalara ikbal ederken, ben dünlerle avunuyorum. O bulmuş, ben arayan. O sekinet, ben dalgalanma. O rahatlık, durağanlık, ben huzursuzluk kumkuması. O nesim-i bahar ve ben karayel.

"Üçüncü gül hepsini kapsıyor." diyor. Bağdat'ın kütüphanesi. Kaç yazma eserin mahfazası, kaç bilginin uğrak yeri, kaç aşığın yıllar önce yaşamış sevgilileriyle buluşma yeri. Sessizlik içinde ustalarıyla ne kadar derin sohbetlere dalmış olanlar vardı rahle başlarında. Ne yanındakilerden haberli ne ötekinden... Şimdi yok sessizlik. Huzur yok.

Bombalar, füzeler; gürültü içinde gürültü. Annem duyuyor sesleri, ben daha yakın olsam da mekan olarak iğva zehirleriyle doldurulmuş kulaklarım en yakınımdaki yangının çıtırtılarını bile duymuyor. Kalbimse... O çoktan pes etti dünyanın ağırlığına.

"İnsan olmanın çekilmesi güç ağır yükü omuzlara konsaydı daha kolay taşınırdı belki, kalplere konduğu için zorlanıyoruz bu kadar. Eğer senin de göğsünü kevser sularıyla yıkayacaklar diye beklemedeysen boşuna beklemedesin." demişti annem, bu kadar ağır sözleri o kadife sesiyle iletmişti bana.

"Yanındaki yangından habersizler, içindeki yangına vurdumduymazlıkla gözlerini kapayanlar, uzaklardaki yangınlara nasıl hemta olsunlardı ki?" Annemin anlayamadığı belki de anlayıp sufice sezişle anlatmadığı buydu işte.

Bağdat; üç gülün üçüncüsünün içinde nice güller barındıran bir gülzarın mekanı.

Bağdat; dün kılıçtan geçirilen halkıyla ulaştı bize, kaç gün kan akan nehirleriyle. Bugün gözler önünde bombalanıyor; yarına böyle ulaşacak.

Bağdat; uzak değil şurası, "bizim Bağdat".

Annem ağlıyor, diyar-ı Bağdat gibi.

Alıntı


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/uc-gul-t3971.0.html



"Hiç kimsenin beklemediği aydınlanmayı bir İslamcı, İslam tasavvufunun önünün açılmasını bir sosyalist sağlayabilir."

 Mahmud Erol Kılıç

Çevrimdışı Mesakin

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 459
  • Konu: 52
  • Derviş: 899
  • Teşekkür: 3
Ynt: Üç Gül
« Cevapla #1 : 04/09/08, 13:51 »
"Bağdat bombalanıyor" diyor ve kalbimi bombalayan gözyaşlarını salıveriyor. Hıçkırmamaya gayret gösterdikçe kesik kesik hıçkırık sesleri geliyor. Annem ağlıyor, diyar-ı Bağdat gibi.


  uçak  sesleri geliyor bazen... bazen dakikalaca geliyor.bitti zannediyorsun bir daha ... Bu uçaklar nerden geliyor? nereye gidiyor?  X:04



Çevrimdışı Güllere Hasret

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 4.296
  • Konu: 1265
  • Derviş: 364
  • Teşekkür: 121
Ynt: Üç Gül
« Cevapla #2 : 04/09/08, 15:09 »
Allah razı olsun kurban...Tüylerim diken diken oldu...Emeğine sağlık...Vesselam!... :X06 X:33X :X06



Çevrimdışı Talha

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.017
  • Konu: 154
  • Derviş: 85
  • Teşekkür: 4
Ynt: Üç Gül
« Cevapla #3 : 04/09/08, 15:16 »
Yanındaki yangından habersizler, içindeki yangına vurdumduymazlıkla gözlerini kapayanlar, uzaklardaki yangınlara nasıl hemta olsunlardı ki?"

Allah razi olsun kurban.. :X06
 X:04


neye yakınlaşsam sonu uzaklık ve kırgınlık..
anlaki yok Allah tan başkasına yakınlık..


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Forumumuzun en çok hangi bölümünden yararlanıyorsunuz?.. Menzil İtikâf ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.161 saniyede oluşturulmuştur


Üç GülGüncelleme Tarihi: 24/10/19, 03:37 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim