Üç günlüktür ömrümüz.. - Semerkand Dergisi
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.638 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22908 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Üç günlüktür ömrümüz.., konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2480 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Üç günlüktür ömrümüz..}   Okunma sayısı 2480 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı merhamet

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 4.197
  • Konu: 794
  • Derviş: 6679
  • Teşekkür: 110
Üç günlüktür ömrümüz..
« : 27/08/11, 01:28 »

Ufka Bakmak


Üç günlüktür ömrümüz, lakin üç günlük değil yürüdüğümüz yol, yolumuz. Gün gelir gölgeler düşer. Gün gelir dikenler sarar. Gün gelir sert taşlar takılır ayağımıza.
İnanan ufka bakar.
Gölgeler şaşırtmaz onu, taşlar katılaştırmaz, dikenler engellemez.
Yola inanmıştır.
Bir gün geleceğine; o günde tüm mahzunların güleceğine, tüm yalnızların sahibine ereceğine inanmıştır.
Tüm yorgunluklarının büyük bir ağacın serinliğinde dineceğine inanmıştır.
Su olmak ister. Bir damlacık da olsa...
Su akacaktır, bilir. Denize varacaktır.
İnandığında bir insan ve yoluna teslim olduğunda, kalbi mahzun da olsa gözleri güler.
Bakışları uzaklarda olduğundan ışık verir.
Gölgelerle barışır, taşlarla söyleşir, dikenlerle halleşir.
Güneş bir karış yaklaşmış olsa da akar, akar...
Denize varmaya bir adım kalmıştır artık.
Ve belki son damla kendisidir.


‘Hak yalnız kalmaz’
“Amca! Yalnız kalacağımı düşünme. Gerçek yalnız kalmaz.
Gün gelir Araplar da Arap olmayanlar da onu kabul eder. Onun etrafında birleşir.”
Bunları söylerken amcası tarafından da yalnız bırakılmak üzereydi Allah Rasulü s.a.v.
Zira Ebu Talip’e artık yeğenini korumak zor gelmeye başlamıştı. Müşriklerden sürekli baskı görüyordu.
“Bana bu kadar ağır bir yük yükleme yeğenim. Çünkü takatimin üstündedir.” demişti.
Yalnız bırakıldığını fark ediyordu Allah Rasulü s.a.v. Fakat yalnız olmadığına, yalnız kalmayacağına da inanıyordu.

“O seni bir yetim iken barındırmadı mı?” (Duha, 6)
Barındıran kimdi, sahip çıkan kim?
Ve Allah Rasulü s.a.v. kendini yalnız bırakan amcasını teselli etti: “…yalnız kalacağımı düşünme!”

Gönüller mimarı

Asr-ı Saadet’in mimarıydı. Zira gönüller mimarıydı.
Saadet de ancak gönüllerde yakalanırdı.
Saraylarda aranır, kâşânelerde kaybedilir, gönüllerde bulunurdu.
O gönül kuru hasır üzerindedir. Hasırın izleri ilmik ilmik üzerindedir.
Şehirlerden kovulmuş, taşlanmıştır. O an şehirlerin sahibine yönelmiş, taşın sahibini bilmiştir.
Yalnız bırakılmış, yalnız bırakmamıştır. Teselli etmiş, ümit vermiştir.
Zira tesellisini her şeyin sahibinde bulmuştur.
“Yemin ederim ki bu dinin tamamlanacağı gün çok yakın. O zaman gönüllerde Allah korkusundan başka bir korku kalmayacak.”
“Müslümanlık kemale erecek, San’a’dan Hicaz’a gelen bir adam kalbinde Allah korkusundan başka bir korku duymayacak.” demiştir dostlarına.

Allah korkusu yoksa kalplerde türlü çeşit korkular vardır.

Pusudadır korkular.
İhanet vardır. Yalan vardır, talan vardır. Zulüm vardır.
Tek korku kaldığında, sevgiyle örülmüş o korku kaldığında, karanlıklarına çekilir tüm korkular.
İnanmak ümit etmektir
Yola inanan, yoluna çeker insanları.
Ümitli olan ümit verir.

Sütbabası Mekke’ye gelmişti.
Sordu: “Ey Muhammed  , senin yaydığın, duyurduğun nedir?”
Efendimiz s.a.v. anlattı ve sonunda şöyle dedi:
“Bir gün gelecek, bütün söylediklerimin doğru olduğunu göreceksin!”
Bunun üzerine sütbabası Hâris müslüman oldu.

Zamanın silemeyeceği
Eşi Hatice r.a. ve amcası Ebu Talip vefat etmişti. Müşrikler yalnız kaldığını, bir koruyanının artık olmadığını düşünüyorlardı. Eziyetlerini artırdılar. Bazen fazla ileri gidiyorlar, edep sınırlarını iyice aşıyorlardı.
Ve zaten sınırsızlıkta yaşıyorlardı. Ancak işlerine geldiğinde bazı sınırlar çizer, işlerine gelmediğinde sınırlarını silerlerdi.
Zira onlar sınırları kumlara çiziyorlardı. Birazdan deniz sularının ya da rüzgârın sileceği sınırlardı sınırları.
Zamanın silemeyeceği sınırlar çiziliyordu şimdi gönüllere, gözlerinin önünde.
Hakaretin dozunu artırdılar.
Fakat anlar değil zaman gösterecekti kimin hakir görüldüğünü. Ve gösterdi de...
Bir gün Efendimiz s.a.v. Mekke sokaklarından geçiyordu. İçlerinden biri Efendimiz s.a.v.’in başına toprak serpti. Üstü başı toprak olmuş halde evine geldi. Kızı Fatıma r.a. hem babasının başını yıkadı hem ağladı.
Allah’ın Rasulü s.a.v. kızını teselli etti:
“Ağlama kızım. Allah babanı koruyacak ve yalnız bırakmayacak!”

Her gün bayram
“Mümin kişinin durumu ne şaşırtıcıdır. Zira her işi onun için bir hayırdır. Bu durum sadece mümin için böyledir.
Başına memnun olacağı bir iş gelirse şükreder. Bu bir hayırdır.
Başına bir musibet gelirse sabreder, bu da onun için bir hayırdır.”


Bitkin buluruz bir gün kendimizi. Ayağımıza taşlar takılmıştır hep. İşte o sözler bulur bizi. Müjdeler, kuşatır.
Ayağa kalk ve yürü.
Nimette şükrü ara. Belada sabrı.
Bil ki asıl nasibin şükrün ve sabrındır.
Asıl nimet sana şükrün ve sabrın verilmesidir.
Bil ve onu ara. Kalbindeki hali ara. Cismindeki değil.

“Şartlar ne olursa olsun inanan için hepsi iyidir.”

Ümit eden çağrılır o kapıya
Ve O, günlük hayatımızda hangi halde olursak, bize o hale göre ümit verirdi.

Hasta ziyaretini pek önemser kendisi de hasta arkadaşlarını ziyarete giderdi. Zaman zaman hizmetine gelen Yahudi bir genci hastalığında ziyaret etmişti.

Ziyarete gittiğinde hastanın nabzını eline alır, diğer elini de alnına koyar, şifa bulması için dua eder, ‘inşaAllah kurtulacaksın’ derdi. Birisi olumsuz, fena bir söz edecek olsa, o sözden menederdi.

Dua ederdi, zira ümit ederdi.
Dua edin der; nasıl isteyeceğimizi, ne isteyeceğimizi öğretirdi tane tane.
Bir gün hasta bir arkadaşını ziyarete gitti ve hastayı çok perişan bir halde buldu, sordu:
– Sen sıhhatli olduğun zamanlar Cenab-ı Hak’tan en çok ne dilerdin?
Arkadaşı şöyle dedi:
– Ben hep ahiret azabının bana dünyada çektirilmesini ve orada azaba uğratılmamayı dilerdim.
Rasulullah s.a.v buyurdu:
– Cenab-ı Hak’tan bunu dileyeceğine, niçin Allah’ın bize öğrettiği şekilde dua edip: “Ey Rabbimiz, bize dünyada da ahirette de iyilik bahşet ve bizi cehennem ateşinden koru” demiyorsun?

Dua bizi kapına çağırmandır.
Dua ümittir.
Ümit eden dua eder.
Ümit edeni çağırırsın.
Ümidimiz yalnızca senden, dualarımız sana.
Şüphesiz ki öldüren de sensin, dirilten de. Güldüren de sensin, ağlatan da...
. . .
Ufka bakacağız. Yarınlara bakacağız
Ufukta bizi bekleyen güne döneceğiz yüzümüzü
Havz’ın başında bekleyeni dinleyeceğiz
O zaman ne yerdeki gölgeler, ne önümüzdeki taşlar...
Her varlıkta ve yoklukta kalbimize döneceğiz, onda ne vardır.
Güzel günler umacağız, güzel günler bulacağız her iki alemde.
Zira güzel, gözün değil gönlün gördüğüdür.
Kıyameti kopuyor görsek elimizdeki fidanı dikeceğiz
Belki o son damladır toprağımıza...


Elvida ÜNLÜ

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/uc-gunluktur-omrumuz-t27931.0.html



"Sıkıntılarınızı Allah bilsin yeter. Başkalarının lafları sizi yıldırmasın.Yaptığınız işi Allah rızası için yapın"
"Hizmet ederken, size iftira eden, hakaret edenler olacaktır.
Sevdiğinizin hatrına sabredin."
"Ömür 60-70 yıldır, ahiret ise ebedül ebeddir."
Gavs-ı Sânî Hz.(k.s.)

Çevrimdışı Mostar

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 891
  • Konu: 21
  • Derviş: 3265
  • Teşekkür: 3
Cevaplandı: Üç günlüktür ömrümüz..
« Cevapla #1 : 22/09/11, 22:47 »
Allah(cc)razı olsun. :X06


RABBİMİZ " Soracak : " BEN Hep Seninleydim , Ya Sen Kulum Kiminleydin ???

Çevrimdışı KaTre

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 8.578
  • Konu: 1902
  • Derviş: 404
  • Teşekkür: 363
Cevaplandı: Üç günlüktür ömrümüz..
« Cevapla #2 : 30/09/11, 16:18 »

Üç günlüktür ömrümüz, Lakin üç günlük değil yürüdüğümüz yol

Üç günlüktür ömrümüz. Lakin üç günlük değil yürüdüğümüz yol, yolumuz. Gün gelir gölgeler düşer. Gün gelir dikenler sarar. Gün gelir sert taşlar takılır ayağımıza.
 
İnanan ufka bakar.
 
Gölgeler şaşırtmaz onu, taşlar katılaştırmaz, dikenler engellemez.
 
Yola inanmıştır.
 
Bir gün geleceğine; o günde tüm mahzunların güleceğine, tüm yalnızların sahibine ereceğine inanmıştır.
 
Tüm yorgunluklarının büyük bir ağacın serinliğinde dineceğine inanmıştır.
 
Su olmak ister. Bir damlacık da olsa...

Su akacaktır, bilir. Denize varacaktır.
 
İnandığında bir insan ve yoluna teslim olduğunda, kalbi mahzun da olsa gözleri güler.
 
Bakışları uzaklarda olduğundan ışık verir.
 
Gölgelerle barışır, taşlarla söyleşir, dikenlerle halleşir.
 
Güneş bir karış yaklaşmış olsa da akar, akar...
 
Denize varmaya bir adım kalmıştır artık.
 
Ve belki son damla kendisidir.
 
‘Hak yalnız kalmaz’
 
“Amca! Yalnız kalacağımı düşünme. Gerçek yalnız kalmaz.
 
Gün gelir Araplar da Arap olmayanlar da onu kabul eder. Onun etrafında birleşir.”
 
Bunları söylerken amcası tarafından da yalnız bırakılmak üzereydi Allah Rasulü s.a.v.
 
Zira Ebu Talip’e artık yeğenini korumak zor gelmeye başlamıştı. Müşriklerden sürekli baskı görüyordu.

“Bana bu kadar ağır bir yük yükleme yeğenim. Çünkü takatimin üstündedir.” demişti.

Yalnız bırakıldığını fark ediyordu Allah Rasulü s.a.v. Fakat yalnız olmadığına, yalnız kalmayacağına da
inanıyordu.
 
“O seni bir yetim iken barındırmadı mı?” (Duha, 6)
 
Barındıran kimdi, sahip çıkan kim?
 
Ve Allah Rasulü s.a.v. kendini yalnız bırakan amcasını teselli etti: “…yalnız kalacağımı düşünme!”
 
Alıntıdır




Susmak ne güzeldir; muhatap arifse edep, âşıksa ifade, ahmaksa cevap.

Serdar Tuncer

 

Çevrimdışı Sabikun

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.779
  • Konu: 671
  • Derviş: 14575
  • Teşekkür: 2
Cevaplandı: Üç günlüktür ömrümüz..
« Cevapla #3 : 30/09/11, 18:56 »
çok güzel konu paylaşmışsın kurban Allah (cc) razı olsun


Alperen: İmzanızdaki resim adresi görüntülenemiyor. Yeniden yükleyiniz...

Çevrimdışı Muttaki

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.649
  • Konu: 127
  • Derviş: 6733
  • Teşekkür: 121
Cevaplandı: Üç günlüktür ömrümüz..
« Cevapla #4 : 30/09/11, 21:06 »
evet çok güzel  :tşk3: X:01


''Muhakkak ki yapılan işler niyetlere göredir (değer kazanır,geçerli olur).Şüphesiz herkese (yaptığı iş için) niyetinin karşılığı vardır.''
(Hadis-i şerif;Buhari,Müslim)

Çevrimdışı insirah

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 564
  • Konu: 79
  • Derviş: 12193
  • Teşekkür: 17
Cevaplandı: Üç günlüktür ömrümüz..
« Cevapla #5 : 02/10/11, 02:53 »
Ümidimiz yalnızca senden, dualarımız sana.
Şüphesiz ki öldüren de sensin, dirilten de. Güldüren de sensin, ağlatan da...


“O gün, ne mal fayda verir, ne de evlâd. Ancak Allâh'a kalb-i selîm ile gelenler müstesnâ. " (eş-Şuarâ, 88-89).


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Ölenlerin ardından kötü konuşmayın... Bir Seferdeyiz; Ya Ebedi Saadate Ya Ebedi felakete..... ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 5.95 saniyede oluşturulmuştur


Üç günlüktür ömrümüz..Güncelleme Tarihi: 19/11/19, 10:25 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim