Uykunuzu İbadete Çevirmek İster misiniz..? - Pusula
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.638 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22908 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Uykunuzu İbadete Çevirmek İster misiniz..?, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 2435 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Uykunuzu İbadete Çevirmek İster misiniz..?}   Okunma sayısı 2435 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı fussilet

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 259
  • Konu: 14
  • Derviş: 1049
  • Teşekkür: 0
SELAMUN ALEYKÜM,

Niyette âdetleri ibadete dönüştürebilecek bir iksir vardır.

Günlük hayatta hergün yapageldiğimiz yeme, içme, yatma, kalkma, yürüme gibi

mubah davra­nışlar, âdetler iyi bir niyetle ibadete dönüşür.

 

Aslında sevabı da, günahı da ol­mayan bu davranışlar,

Sünnet-i Seniyye esas alındığında,

"Resûlullah nasıl ye­miş, nasıl içmiş, nasıl yatıp kalkmış;

ben de öyle hareket etmeliyim" düşünce­siyle yapıldığında

ibadete dönüşür ve insana sevap kazandırır.

 


Yine o niyetle insan yirmi dört saatini ibadete çevirme imkânı bulur,

bütünü­nü de âhiretine mal edebilir.

 

Eğer bir insan beş vakit farz namazını kılar,

diğer mubah dünya işlerinde de helal dairede kalmayı

ve Sünnete sarılmayı esas edi­nirse,

uykusuna varıncaya kadar bütün gününü,

böylece de bütün ömrünü iba­dete dönüştürmüş olur.


İnsan yaratılışı gereği gündüz çalışmakta ve yorulmakta; gece ise dinlenmek için uyumaktadır. Bünyemiz gece uykusuna muhtaçtır. Kur’ân’da Cenâb-ı Hak, “Uykunuzu dinlenme vakti kıldık”1 âyetiyle bu nimete ve bu beşerî ihtiyaca işâret eder.

 

Günde en az altı saat uyuyan bir insan, ömrünün en az dörtte birini uyku ile geçiriyor demektir. Ki, küçük bir rakam değildir. Hayatımızda böylesine önemli bir yere sahip olan uykuya sünnet-i seniyye gözetilerek girilirse, âdi bir hareketten ibâret olan uykumuza—inşaallah—ibâdet mahiyeti kazandırmamız mümkün olacaktır.

 

Yatma esnasında uymamız tavsiye edilen sünnet-i seniyyeler:

 

Yatağa abdestli girmek, sağ yanı üzerine yatmak ve yatarken “eûzü-besmele” çekerek duâ okumaktır.

 

* Bera’ bin Âzib (ra) bildirmiştir: Peygamber Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Yatağa vardığında önce namaz abdesti gibi abdest al. Sonra sağ tarafına uzan ve şu duâyı oku: ‘Allahümme eslemtü nefsî ileyke. Ve veccehtü vechî ileyke. Ve fevvadtü emrî ileyke. Ve elce’tü zahrî ileyke rağbeten ve rahbeten ileyke. Lâ melce’e ve lâ mencâ minke illâ ileyke. Âmentü bikitâbike’llezî enzelte ve nebiyyike’llezî erselte.’ (Mânâsı: ‘Allah’ım, nefsimi Sana teslim ettim. Yüzümü Sana çevirdim. İşimi Sana bıraktım. Sırtımı Sana dayadım. Senden hem rahmetini umuyorum, hem korkuyorum. Senden sığınacağım ve kurtuluş bulacağım yer, Senden başkası değildir. İndirdiğin kitabına inandım. Gönderdiğin Peygamberine îmân ettim.) Eğer o gece ölecek olursan, İslâm fıtratı üzerine ölmüş olursun. Bu sözleri, yatarken söylediğin sözlerin sonuncusu kıl.”2

 

* Hazret-i Âişe (ra) bildirmiştir: Nebiyy-i Ekrem Efendimiz (asm) her gece yatağa girdiği zaman iki elini birleştirerek, “Kul hüva’llâhü Ehad”, “Kul Eûzü Birabbi’l-Felak” ve “Kul Eûzü Birabbi’n-Nâs” sûrelerini okur ve ellerine nefes verirdi. Sonra iki eliyle vücudundan yetiştiği yerleri; başını, yüzünü, vücudunun önünü, arkasını sıvazlar ve meshederdi. Bunu üç defa tekrarlardı.”3

* Amr bin Hureys (ra) anlatmıştır: Resûlullah Efendimiz (asm) buyurdu ki: “Temiz ve abdestli olarak uyuyan kimse, gündüz nafile olarak oruç tutup, gece ibâdet yapan kimse gibidir.”4

* Ebû Hüreyre (ra) bildirmiştir: Resûl-i Ekrem (asm) şöyle buyurdu: “Sizden biriniz yatarken sağ tarafı üzerine yatsın. Sonra şu duâyı okusun: ‘Bismike Rabbî. Veda’tü cenbî, Ve bike’rfe’uhû. İn emsekte nefsî ferhamhâ. Ve in erseltehâ fe’hfızhâ bimâ tehfezu bihî ıbâdeke’s-Sâlihîn.’ (Mânâsı: ‘Rabb’im, isminle yanımı yere koydum, adınla kaldıracağım. Eğer ruhumu alırsan, ona merhamet et. Eğer almazsan, iyi kullarını muhafaza ettiğin gibi muhafaza et.’)5

* Huzeyfe (ra) bildirmiştir: Allah Resûlü (asm) gece yatağına girdiği vakit sağ elini yanağının altına koyardı. Sonra şu duâyı okurdu: “Allahümme bismike emûtü ve ahyâ.” (Mânâsı: ‘Allah’ım, isminle ölürüm, isminle dirilirim.’ Uyandığı vakit ise, ‘Elhamdülillâhi’llezî ahyânâ ba’demâ emâtenâ ve ileyhi’n-nüşûr.’ (Mânâsı: ‘Hamd, bizi öldükten sonra dirilten Allah’a mahsustur. Son gidiş de ancak O’nadır.’)6

* Yine Peygamber Efendimiz (asm) yatarken “Âyet’el-Kürsî” okuyan kişi için, Allah’ın sabaha kadar bir muhafız görevlendirdiğini, onu tehlikelerden emin kıldığını ve ona şeytanın yaklaşamayacağını bildirmiştir.7

Görüldüğü gibi, uykuya girerken okunan duâların genelinde Allah’a sığınma, ölüm ve diriliş temaları işlenmiştir. Çünkü uyku ölümün küçük kardeşidir ve uyku halinde alıp verdiğimiz nefesler bilinç dışıdır. Bu duâlardan herhangi birini veya bir kaçını okuduğumuzda, Allah’a sığınmış oluruz.

 

Yatarken, Peygamber Efendimiz’in (asm) uyardığı tek davranış, yüzükoyun, yani karnı üzeri yatmaktır. Allah Resûlü (asm) karnı üzerine yatıştan Allah’ın razı olmadığını bildirmiştir.8 Bunun dışında diğer yatış biçimleri mubah bulunmaktadır. Ancak, necip milletimizde bir saygı alâmeti olarak, yatarken, zorunlu hallerin dışında, ayakların kıbleye getirilmemesine özen gösterilir. Bu içten gelen bir saygı ve hürmettir. Biz de saygı duyuyoruz.

 

Sağ yanımız üzerine yatmanın bir hikmetini ilk bakışta şöyle açıklamak mümkündür:

Bilindiği gibi kalbimiz sol yanımızdadır. Sol yanımız veya karnımız üzerine yattığımız zaman, uyku halinde kalbimize baskı yapmaktan kendimizi koruyamayız. Sıkışan ve rahat çalışması engellenen kalbimiz ise bize uykuda rahat yüzü göstermez; kâbuslar yaşatır. Sabahleyin dinlenmiş olarak değil, tam tersine yorgun olarak uyanırız. Ve bu yorgunluk, gün boyu bütün işlerimizi, verimliliğimizi, aktivitemizi, başarımızı ve iş heyecanımızı engeller. Ayrıca, rahat çalışmaktan alı koyulan kalbimizin “sekteye ve durmaya” daha yakın bir hal içine girdiğini, bunun da sağlığımızı tehdit ettiğini unutmayalım.

 

 

Dipnotlar: 1- Nebe’ Sûresi, 78/9 2- Buhârî, Vüdû, 183; Riyâzu’s-Sâlihîn, 80, 811, 812 3- Buhârî, Kur’ân’ın Fazîletleri, 1772 4- Câmiü’s-Sağîr, 2/2607 5- a.g.e., 1/292 6- Riyâzu’s-Sâlihîn, Uyku, 814 7- Buhârî, Vekâlet, 10 8- Riyâzu’s-Sâlihîn, 815

 

 

yeniasya

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/uykunuzu-ibadete-cevirmek-ister-misiniz-t3628.0.html



Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  

Çevrimdışı Alperen

  • Mütevelli
  • *****
  • İleti: 4.736
  • Konu: 695
  • Derviş: 12
  • Teşekkür: 145
Ynt: Uykunuzu İbadete Çevirmek İster misiniz..?
« Cevapla #1 : 21/08/08, 15:26 »
ve aleyküm selamm Allah Razı Olsun kardeşim.
"Bir tarafa yatarak uyuma durumunda, yatılan yöne bağlı olarak burun deliklerimizin birisinin tıkanırken, diğerinin açıldığı ve solunumun açık olan burun deliğinden yapıldığı araştırmalarla belirlenmiştir. Ayrıca nefes alınan burun deliği ile beynin yarımküreleri ve sempatik-parasempatik sinir sistemleri arasında da bir münasebet olduğu, çalışmalarla gösterilmiştir.
Sağ tarafa yatılması durumunda, sağ burun deliği tıkanmakta, sol burun deliği açılmaktadır. Sol burundan yapılan nefes alma ile sağ beyin yarımküresinin aktivitesi artar. Sağ beyin yarımküresinin uyarılması, parasempatik sinir sistemimizin faaliyetlerini artırmasına, kalb hızımızın yavaşlamasına, tansiyonumuzun düşmesine ve mide-bağırsak faaliyetlerimizin yavaşlamasına vesile olur. Dolayısıyla kalbimiz daha az yorulur, uykuya dalmamız daha kolaylaşır, bu da istirahatimizin daha iyi olmasına imkân sağlar.
Diğer yandan sol tarafa yatılırsa ne olur? Sol burun deliğinin tıkanması ile birlikte sağ burundan nefes alınması, sempatik sinir sisteminin faaliyetlerinde artışa yol açar; bu durumda kişi heyecanlanmış gibi olur ve kalb atışlarındaki hızlanma ile kalb daha da yorulur. Bu yüzden uykuya dalma zorlaşır. Çünkü kalb atım hızının, tansiyonun, heyecan ve dikkatin artması uykuya engel olabilir. Sol tarafımız üzerine uyumada ise vücudumuz daha çok yıpranacaktır.
Sırtüstü veya yüzüstü yatınca durum ne olacaktır? Yüzüstü yatmak zaten uzun süre mümkün olmadığı gibi Efendimiz (sas) tarafından da uygun görülmemiştir. Kalb, akciğerler ve mide bu durumda baskı altında olduğu için, ciğerlerimiz ve midemiz sıkışıp rahatsızlık verebilir. Sırtüstü yatıldığında ise bu rahatsızlıklar olmayabilir. Ancak uykuya dalmada gecikme olabilir. Bu durum da vücudun tam dinlendirici bir uykuya geçmesine ve dinlenmesine engel olabilir. Çünkü bu durumda gündüz olduğu gibi iki burun açık olacak ve parasempatik sistem uyarılamayacaktır. Ayrıca sırtüstü yatılması durumunda mide ve bağırsakların fonksiyonlarını gerçekleştirmesi biraz daha zorlaşacaktır.
En faydalı ve belki de en az zarar görebileceğimiz bir yatış pozisyonun Yüce Rehberimizin (sas) bize tavsiye ettiği;sağ yana yatarak ve ayakları vücuda doğru çekerek uyuma; şeklinde olduğu hakikati ilmî araştırmalarla ancak bugün doğrulanabilmektedir. Bu yatış şeklinde hem mide ve bağırsaklar korunmakta, hem de sindirimin daha kolayca tamamlanması mümkün kılınmaktadır. Kâinatın Efendisi (sas) bir düstur olarak yemek yedikten hemen sonra uyunmamasını ve uyku için de sağ tarafa yatılmasını bize bildirmektedir. Kaldı ki, bu şekilde bir yatışın anne karnında aylarca büyütülen bir bebeğin pozisyonuna benzer olması da bunun fıtrî bir yatış tarzı olduğunu gösterir. Çünkü bebek anne karnında büyütülüp geliştirilirken, kemiklerinin üzerine yerleştirilen kasları kasılmamış orijinal hâlindedir. Doğumdan sonra ise her türlü hareketimiz bu kasların kasılmasıyla olur. Kaslarımızı en iyi dinlendirmenin yolu ise ilk yaratılış hâlimizi almamızdır.
Bununla beraber Kurân-ı Kerimde Âl-i İmrân (3/191) ve Kehf sûrelerinde (18/18) geçen ayetlerde, insanların her iki yanları üzerinde yatarken de Allahı anabileceklerinin ve ayrıca uyku sırasında zaman zaman sağa-sola döndürüldüklerinin anlatılmasından, sola yatmanın da yasaklanmadığını, sağa yatmanın, ilk yatış şekli olarak tavsiye edildiği anlaşılabilir."
alerji


Değildir bu bana lâyık bu bende. Bana bu lutf ile ihsan nedendir?
Bu köleniz layık olmadığı halde, bunca ikramlar ve iyilikler nedendir?

Alvarlı M. Lütfî Efe . . .

Çevrimdışı Güllere Hasret

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 4.296
  • Konu: 1265
  • Derviş: 364
  • Teşekkür: 121
Ynt: Uykunuzu İbadete Çevirmek İster misiniz..?
« Cevapla #2 : 21/08/08, 16:44 »
Herşeyde bir hikmet olduğu gibi yatmamızda da hikmetler var...Paylaşımlar için Allah razı olsun...Vesselam... :X06 X:33X :X06



Çevrimdışı yakaza 25

  • Üye
  • **
  • İleti: 147
  • Konu: 21
  • Derviş: 707
  • Teşekkür: 6
    • KalbinHuzuru.net
Ynt: Uykunuzu İbadete Çevirmek İster misiniz..?
« Cevapla #3 : 21/08/08, 16:48 »
Herşeyde bir hikmet olduğu gibi yatmamızda da hikmetler var...Paylaşımlar için Allah razı olsun...Vesselam... :X06 X:33X :X06


                                             



Ölümden Önce Uyanış YAKAZA...

Çevrimdışı Kusva

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.083
  • Konu: 379
  • Derviş: 244
  • Teşekkür: 8
Ynt: Uykunuzu İbadete Çevirmek İster misiniz..?
« Cevapla #4 : 21/08/08, 21:59 »
Alıntı
Herşeyde bir hikmet olduğu gibi yatmamızda da hikmetler var
Allah razı olsun  X:02 :X06[/color]




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Deli gönül Samsundan menzile kafile.. ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.477 saniyede oluşturulmuştur


Uykunuzu İbadete Çevirmek İster misiniz..?Güncelleme Tarihi: 19/11/19, 03:59 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim