Vakıf İnsanı, Vâkıf Olan İnsandır - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.061 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.638 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22908 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Vakıf İnsanı, Vâkıf Olan İnsandır, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1546 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Vakıf İnsanı, Vâkıf Olan İnsandır}   Okunma sayısı 1546 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Evvah

  • Murakıp
  • *****
  • İleti: 1.581
  • Konu: 470
  • Derviş: 2239
  • Teşekkür: 19
Vakıf Medeniyetinde…

Vakıf medeniyeti, toplumumuzda tesirini hala çok güçlü biçimde hissettirmektedir. Vakıf medeniyeti; başkasını düşünmek, ötekinin derdini dert edinmek anlayışı üzerine kurulmuştur. Ve genişliğini, derinliğini, devamını İslam’dan alarak, özellikle de Osmanlı’da muhteşemleşmiştir...

Vakıf medeniyeti, kendisini insanların hizmetine adamış vakıf insanlar yetiştirmiştir. İnsanlığın hayrına adanmış hayatların sahibi olan bu insanlar, hala her beldede vardır. Bu insanlar, etraflarında bir yardım ve infak heyecanı uyandırırlar ve toplumda bir moral merkezi görevi yaparlar.

Vakıf Medeniyeti’nde vakıf ağaçlar vardır. Meyvesi gelip geçene, garibe, ihtiyaç sahibine bağışlanmıştır.

Vakıf Medeniyeti’nde, topluma vakfedilmiş eşyalar vardır. Bütün mahallenin ya da köyün kullandığı eşyalar, herkesindir. Ama onu Allah’ın kullarının hizmetine tahsis edendir asıl kazanan...

Vakıf Medeniyeti’nin güzelliğidir, ücretsiz yedirip içirme ve yatırma ve tedavi ettirme...

Halk için çeşme yapamayan, meşrubat, ya da su dağıtır susamışlara... Bu sebeple adım başı çeşme ve sebil bulunur, Vakıf Medeniyeti’nin merkezinde.


Hâkim olan insan hissiyatıdır

Vakıf Medeniyeti’nde, köylü ormana kesilmesi gereken ağaçlar için giderken, baltanın ağzını açıkta bırakmama inceliğini gösterir. Kumaştan ya da meşinden hazırladığı kılıfı geçirir baltanın maden kısmına... Bitkinin ve ağacın da ruhu vardır gerçeği, insanı böyle bir insaniliğe yöneltmiştir.

Hayvanın gözünü bağlayan, seve okşaya, incitmeden kurban eden anlayıştır bu...
Dağ bayır gezerken, ayaklarına halhal takan anlayış başkası mıydı sanki?

O güzel Hak dostları, dervişler; göremedikleri minicik varlıklar, halhal sesini duyup kaçışsınlar ve ayakaltında kalmasınlar dikkatindeydiler. Yani, Vakıf Medeniyeti’nde en küçük canlıların da hakkı vardı. Çünkü vakfa hayat veren imana göre, yaratılmışların hiçbiri abes ve gereksiz değildi. Her biri bin bir hikmetle yaratılmıştı.

Her şeyi, Yüceler Yücesi Allah’ın eseri ve sanatı bilen ve bildiren iman, cansız görünenleri de korumaya aldırmış, kendiliğinden bir çevre bilinci uyandırmıştır. Çünkü yaratılmışı, yaratıldığı durumda ve konumda muhafaza anlayışı, Yaratan’a saygı sayılmıştır.

Taş, toprak, ağaç, bitki, kendi hususi diliyle Yaratan’ı zikreder... Onları, menfaati için tahrip eden, zikirlerini bozmuş ve engellemiş olur. Bu sebeple, her şeyi Allah’ın yarattığı gibi, merkezinde bırakmak, Tevhid inancının gereğidir. İnsan daha akıllı değildir ki, başka bir çeki düzen vermeye kalkışsın. Zaten insanın elini soktuğu her şey karışıyor...

Özelliği bozulmamış tabiatta müthiş bir dayanışma ve yardımlaşma özelliği var. Gökler, yerin imdadına koşuyor. Bitkiler hayvanların, hayvanlar insanların yardımına yetişiyor. Adeta her şey insan için yaratılmış... İnsan da onları yaratıp hizmetine veren için olmalı değil mi?

İşte, bu anlayışın mensupları, Vakıf Medeniyeti’ni bütün ihtişamıyla diriltmişlerdir.
Rahman’ın verdiklerini, muhtaçlara ulaştırma anlayışı ile benlikten ve bencillikten sıyrılmaya, Yüceler Yücesi’ne layık kul olmaya çalışmışlardır.

“Cimri Cennet’e giremez” buyurur Güzeller Güzeli... Verebilme, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanma ve Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme benzeme yoludur.

Vakıf Medeniyeti, toplumumuzu koruyan bir kale idi. Yeniden bütün yurdu, o kalenin muhafazasına almanın zamanıdır şimdi...

Yani günümüz daha çok vermenin, daha fazla yara sarmanın, daha yoğun gözyaşı silmenin ve baş okşamanın günüdür.

Haydi bakalım, Vakıf Medeniyeti’nin varisleri... Vakıf insan gözüyle bakınız çevreye, çünkü sizin için de yapacak bir güzellik mutlaka vardır.

Siz ki, evine bir hafta misafir gelmediğinde sızlayan ve “Ya Rabbi, ben ne kusur işledim ki, bu sevaptan mahrum bırakılıyorum” diye sızlayan dedelerin torunlarısınız...

Siz ki, “Komşusu açken, kendisi tok yatan bizden değildir” buyuran Güzeller Güzeli’nin sevdalılarısınız...

Merhamet ederseniz, merhamet edileceksiniz.

Vakıf Medeniyeti’nin güzelleri, yedirirken doyar, içirirken susuzluktan kurtulur. Giydirirken sırtı ısınır.

Vakıf Medeniyeti’nin adam gibi adamı, verirken alır. Çünkü yaptığını sırf Allah rızası için yapar. Sağ elinin verdiğini sol eli bile bilmez.

Vakıf Medeniyetinin insanı, vâkıf insandır.

Vâkıf insan, gerçekten vakıf olan insandır. Gerçekten vakıf olan insan ise dünya boyutlu değil, ahiret boyutlu düşünür. Bu boyutun içinde, yaptıklarından hesaba çekilme penceresi vardır.

Hakikate vâkıf olan insan, ne yana dönse neyi düşünse, onun gözüne ve gönlüne önce bu pencere açılır. Dünya imtihan meydanıdır. Bu imtihan bilançosu hesap gününde, hiçbir şey unutulmadan ortaya dökülecektir.

İşte, bu sebeple vakıf insan, daima kendi boyutlarını aşan kimlik ve kişiliği temsil eder. Onun dünyasında ayağı topal karıncaya da, yuvasız kalmış serçeye de yer vardır. Çünkü o yaratılanı Yaratan’dan ötürü sever.

Bu sevgi ona kuş evleri yaptırır, bu sevgi ona hayvan hastaneleri açtırır. Bu sevgi ona dağda aç kalmış kurdun, kuşun derdini dert edindirir.

Kemal ehli bu güzel gönül, dünyadaki bütün açlarla aç kalır, susuzlarla susar, muhtaçlarla ezilir. Bu yüzden sevinçlerinde hep bir hüzün; hüzünlerinde de mülkün sahibini tanımaktan gelen tevekkül ve teslimiyetle ulvi bir sevinç vardır.

Kâmil insan olabilmek için hakikatlere vâkıf olmak ve kendisini hayra, huzura vakfetmek gerekir. Kendi küçük dünyalarının gelip geçici endişelerinde boğulanlar, ne vakıf insan olabilirler ne de kemale erebilirler.



Vehbi Vakkasoğlu

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/vakif-insani-vakif-olan-insandir-t29861.0.html



Bir Aaahhh olmalı şimdi.. alıp Sana gelmeliyim...

Çevrimdışı tuana_54

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 493
  • Konu: 19
  • Derviş: 111
  • Teşekkür: 2
Okundu: Vakıf İnsanı, Vâkıf Olan İnsandır
« Cevapla #1 : 11/02/12, 11:12 »
“Cimri Cennet’e giremez” buyurur Güzeller Güzeli... Verebilme, Allah’ın ahlakıyla ahlaklanma ve Efendimiz sallallahu aleyhi veselleme benzeme yoludur .Merhamet ederseniz, merhamet edileceksiniz.
( Kurban Allah razı olsun tam zamanında geldi bu konu bize lazımdı gavsım himmet etsın inşaallah)


Ne Var Ki, Pazarlığa Girişecek Ecelle;
Sermayem Tek Kelime, Allah Azze ve Celle


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Üç yıllık hasretimiz bitecek inşaAllah Dili Gıybetten Korumanın Çareleri ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.221 saniyede oluşturulmuştur


Vakıf İnsanı, Vâkıf Olan İnsandırGüncelleme Tarihi: 19/11/19, 01:21 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim