Vesveseden kurtulmak - İslami İçerikli Yazılar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.029 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.530 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22876 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Vesveseden kurtulmak, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 4756 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Vesveseden kurtulmak}   Okunma sayısı 4756 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı uslu

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 867
  • Konu: 190
  • Derviş: 32
  • Teşekkür: 2
    • menzil yolu
Vesveseden kurtulmak
« : 05/04/08, 22:13 »
Vesveseden kurtulmak…

Şeytan insana nefsi vasıtasıyla müdahale eder. İblis denen bu şeytanın binlerce yıllık
tecrübesi vardır. İndallah masum olan peygamberlerin dahi ayağını kaydırmak için
çok çeşitli hilelere başvurmuştur.

Şeytan, bir insanı kandırmak için en merkezi nokta olan kalbine, en tehlikeli yol olan
küfür ve inkârla müdahale etmek ister. Bunda başarı sağlayamazsa faaliyetini hayalde
ve tasavvurda devam ettirmeye çalışır.

Hayale olan müdahalesi ise fikir planında değildir. Ancak, kötü şeyler, çirkin meseleler,
sefahete ait konular ve muamelatla ilgili mülevves pis şeyleri hayale ve hatıra getirmeye çalışır. Bununla merkezde başaramadığı mücadelesini hayalde devam ettirmeye çalışır.

Vesvesenin mahiyetini bilemeyen mümin ise hayaldeki bu muameleyi kalbin meselesi imiş gibi değerlendirir. Hayalî şeyleri fikrî zannederek kalbinin bozulduğuna hükmeder, ümitsizliğe düşer, şeytanın oyununa gelmiş olur. Hâlbuki hayaldeki bu vesveseler kasten olmadıktan sonra, bir çağrışımdır, insan ondan mes’ul değildir.

İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyurdu ki:

Her insana musallat olan en az bir şeytan vardır. Şeytanın vereceği vesveselerden korunmaya çalışmalıdır! Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Kanın damarlarda dolaştığı gibi, şeytan da, insanın vücûdunda dolaşır. Açlıkla [az yemekle, oruç tutmakla] onun yollarını daraltın!) [Buhârî]

(Şeytan kalbe vesvese verir. Allahü teâlânın ismi söylenince kaçar. Söylenmezse vesveseye devam eder.) [Ebû Ya'lâ]

Vesvese, duâ ederek, zikrederek azalır ve yok olur.

Bunun için, bilhassa günâh işleme meyli olduğu zaman, hemen Allahı hatırlamaya,
onu anmaya çalışmalı, istigfâr, salevât ve duâ okuyarak şeytanı uzaklaştırmaya çalışmalıdır!

Günâhlara tevbe etmelidir! Şeytanın vesvesesinden ve sıkıntılardan kurtulmak için,
hergün şu duâyı okumalıdır:

(Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül’azîm-ür-raûf-ül-kerîm. Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet, hul beynî ve beyne adüvvî!) [Kitâbürrahme fittıbb-i velhikme]

Tevbeyi geciktirmemeli

Bilhassa kırk yaşını geçince, tevbeyi hiç ihmâl etmemelidir.

Hadîs-i şerîfte,
(Şeytan, kırk yaşını geçtiği hâlde, tevbe etmiyen için, “Bu artık kolay iflâh olmaz” der) buyuruldu. (İ.Gazâlî)

Onun için hemen tevbe etmeli, şeytanı uzaklaştırmaya, çâresiz hâle getirmeye çalışmalıdır.
Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

(İnsan, yolculukta devesini zayıflatabildiği gibi, mü’min de şeytanını zayıflatabilir.) [İ.Ahmed]

Kötü şeyler düşünerek, kötü yerlere giderek, şeytana yardımcı olmamalıdır!

Hadîs-i şerîfte, (Koru etrafında dolaşan oraya düşebilir) buyuruldu. (Buhârî)

Harâm işlemeye niyet edip, Allahtan korktuğu için vazgeçen günâha girmez.

Nefse ve şeytana uymayıp Allahü teâlâya itâ’at ettiği için büyük sevâba da kavuşur.
O harâmı işlemeyişi Allah korkusundan değil de, insanlardan utandığı için ise, böyle
düşüncenin de günâh olduğunu söyleyen âlimler vardır. Ba’zı âlimler ise, yalnız kalbe gelen şeylerden dolayı suâl ve azâb olmayacağını bildirmişlerdir. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

(Kalbe gelen kötü şey söylenmedikçe ve buna uygun hareket edilmedikçe affolur.) [Beyhekî]

Kibir, hased gibi şeyler böyle değildir. Çünkü bunlar zaten kalb ile olur.

Şeytanın kalbe giriş yerlerinden biri de, Allahü teâlânın zâtı hakkında düşündürmek,
şüpheye düşürmektir. İnsanların en ahmağı zekâsına en çok güvenendir. İnsanların
en akıllısı da, suçu kendinde arıyan ve bilmediklerini âlimlere soran kimsedir.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Şeytan, vücûda girerek, “seni kim yarattı” diye sorar. O kişi “Allah yarattı” dediği zaman, “O’nu kim yarattı” diye vesvese verir. Böyle bir vesveseyle karşılaşan kimse, “Ben Allah ve Resûlüne îmân ettim” desin!) [Buhârî]

(Allahın yarattığı şeyleri tefekkür edin, fakat zâtını tefekkür etmeyin. Yoksa helâk olursunuz.) [Ebûşşeyh]

Böyle vesveseler, âlimlerde olmaz. Câhil olanlar ise, böyle şeylerle meşgûl olmamalıdır!

Câhillerin böyle konular hakkında konuşması, hırsızlık etmekten daha kötüdür.
Çünkü âlim olmayan din hakkında konuşursa sapıtabilir, hattâ küfre düşebilir.
Bu, yüzme bilmeyen kimsenin, yüzenleri görüp, ben de yüzerim diyerek denize atlamasına benzer.

Vesvese îmândandır

İbâdetleri yapıp îmânıma bir zarar gelir diye korkanın ve (günâhlarım çoktur, ibâdetlerim beni kurtarmaz) diye düşünenin îmânı kuvvetli demektir. (Bezzâziyye)

İbâdetle meşgûl olup, fıkıh bilgilerini öğrenmeye çalışan kimseye, Allahı, dirilmeyi, Cenneti ve Cehennemi inkâr etmek gibi düşünceler gelmesi, onun îmânsız olduğunu göstermez. Aksine onun îmânlı olduğunu gösterir. Meyveli ağaç taşlandığı gibi, şeytan da îmânlı olanlara saldırır. Hadîs-i şerîfte, böyle vesveselerin îmândan olduğu bildirilmiş,

(Vesvese îmânın tâ kendisidir) buyurulmuştur. (Râmûz)

İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

Eshâb-ı kirâmdan birkaçı, kötü düşüncelerden, vesveselerden şikâyet edince, Resûl aleyhisselâm bunlara, (Bu vesveseler, îmânın olgun olmasındandır) buyurmuştu. Kötü vesveselerin gelmesine sebep îmânın kâmil olmasıdır. (m.182)

Böyle vesveseler birçok kimsede olabilir.

Îmânım gitti diye şüpheye düşmemelidir!

Böyle düşüncelere önem vermemelidir!

Her zaman Allahü teâlâyı anmaya çalışmalıdır!


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/vesveseden-kurtulmak-t911.0.html



Gönlüm uçmak isterken semavi ülkelere,

Ayağım takılıyor yerdeki gölgelere!...

Necip Fazıl Kısakürek

Çevrimdışı Madawac

  • Acemi Üye
  • *
  • İleti: 1
  • Konu: 0
  • Derviş: 200
  • Teşekkür: 0
Ynt: Vesveseden kurtulmak
« Cevapla #1 : 07/04/08, 20:41 »
 X:01  Kardeşim verdiğin bilgiler için.



Çevrimdışı mavi

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 2.494
  • Konu: 741
  • Derviş: 86
  • Teşekkür: 18
Ynt: Vesveseden kurtulmak
« Cevapla #2 : 22/09/08, 05:41 »
Vesvese şeytanın telkinleri sonucunda kişinin zihninde
oluşan boş şüphe ve kuruntulardır. Vesvese kişinin
doğru karar almasını engeller. Onu şüpheye düşürüp oyalar,
 kararsızlığa sürükler, içini sıkar, anlamsız korkulara sebep olur,
aklını ve düşünebilme yeteneğini bozar, kendine olan güvenini
kaybettirir. Kişi endişeli, kararsız, ürkek, ümitsiz,
karamsar bir ruh haline bürünür.

Öyle anlar olur ki, insanın içinden, imanı sarsmaya, kutsal değerleri gözden düşürmeye çalışan rahatsız edici düşünceler geçer Bazen de yapılan bir ibadetin, hayırlı bir işin gereğince yapılmadığına, kabul görmeyeceğine dair kuruntular oluşur Şeytan tarafından kalbe atılan bütün bu şüphe ve kuruntulara vesvese denir Hiçbir değeri olmayan, üzerinde durulması gereksiz, boş ve geçici düşüncelerdir bunlar

Vesvese vermekten başka bir gücü olmayan şeytan,
daima müminlerle uğraşır Eğer inanmayanlar ve münafıklar,
 "bizde vesvese yoktur" diyorlarsa, bu doğru Çünkü onlarda
ahiret, tevbe, zikir, salih amel endişesi yok ki, şeytan onları
kendi tarafına çekmek için bir çaba harcasın.


Şeytanın her türlü düşmanlığına rağmen, mümin,
kalbine gelen vesveseden korkmaz, önemsemez ve
Allah'a yönelip sığınırsa, vesvesenin ona hiçbir zararı olmaz
Hatta vesveseye uymadığı, Allah'a yöneldiği için sevap bile kazanır.

şeytanın iman edenler üzerinde hiçbir gücü olmadığı :


(Şeytan) Dedi ki: "Rabbim, beni kışkırttığın şeye karşılık,
andolsun, ben de yeryüzünde onlara, (sana başkaldırmayı
ve dünya tutkularını) süsleyip-çekici göstereceğim ve
onların tümünü mutlaka kışkırtıp-saptıracağım."

"Ancak onlardan muhlis olan kulların müstesna."

(Allah) Dedi ki: "İşte bu, bana göre dosdoğru olan yoldur."

"Şüphesiz, kışkırtılıp-saptırılmışlardan sana uyanlar dışında,
senin benim kullarım üzerinde zorlayıcı hiçbir gücün yoktur."
(Hicr Suresi, 39-42)


Şeytanın vesvesesine aldanmamak için Allahü teâlânın,
(Benim Kulum) dediği kimselerden olmalı, yani düzgün bir itikada
ve ilme sahip olmalı ve ilmi ile amel etmelidir!

Rasulullah (AS) Efendimiz, nefis ve şeytandan kaynaklanan
kötü düşüncelerin, konuşulmadığı ve onlarla amel edilmediği müddetçe
 insana bir zarar vermediğini ve affedildiğini müjdeliyor
(Buharî, Müslim)


Ashaptan bazıları Allah Rasulüne (AS) gelerek:

"Yâ Rasulallah! (Allah, ahiret, iman ve İslâm'a dair)
kalbimize öyle düşünceler geliyor ki, gökten düşüp parçalanmak
onları söylemekten daha iyidir Bunun sebebi nedir?"diye sordular

Efendimiz (AS):

"Bu sırf imandır; sizde bulunan imanın alâmetidir" buyurdu
(Müslim, Nesai, )

Yani, "siz Allah'a ve ahirete yöneldiğiniz için, şeytan vesvese ile
kalbinizi karıştırmaya, içindeki iman cevherini çalmaya çalışıyor
Endişe etmeyin, bu sizin mümin olduğunuzun alametidir" buyurdular


Vesvese bazen ölüm ve ahiret halleri hakkında gelir
Bazen peygamberler, bazen melekler, bazen de manevi haller
hakkında gelir Bazen geçim ve rızık konusunda kalbe türlü korku
ve endişeler atılır Şeytan, bununla müminlerin Allahu Teala'ya
itimadını sarsmak ister Bazen şeytan günahları güzel gösterir,
ibadetleri ihmal ettirir, Allah'ın rahmetine güvendirir,
tevbeyi geciktirir Bütün bunlar birer vesvesedir
ve hiç birisine kıymet vermemelidir


Şeytan vesvese verince, onu hemen uzaklaştırmalıdır!

Hadis-i şerifte,

(Şeytan vesvese verir. Allah’ın ismi zikredilince, söylenince kaçar.
Söylenmezse, vesveselerine devam eder) buyuruldu. (Ebu Ya’la)


İmâm-ı Gazâlî hazretleri buyurdu ki:

Her insana musallat olan en az bir şeytan vardır.
Şeytanın vereceği vesveselerden korunmaya çalışmalıdır!


Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Kanın damarlarda dolaştığı gibi, şeytan da, insanın vücûdunda dolaşır.
Açlıkla [az yemekle, oruç tutmakla] onun yollarını daraltın!)
[Buhârî]

(Şeytan kalbe vesvese verir. Allahü teâlânın ismi söylenince kaçar.
Söylenmezse vesveseye devam eder.) [Ebû Ya'lâ]

Vesvese, duâ ederek, zikrederek azalır ve yok olur.
Bunun için, bilhassa günâh işleme meyli olduğu zaman,
hemen Allahı hatırlamaya, onu anmaya çalışmalı, istigfâr,
salevât ve duâ okuyarak şeytanı uzaklaştırmaya çalışmalıdır!
Günâhlara tevbe etmelidir!

Şeytanın vesvesesinden ve sıkıntılardan kurtulmak için,
hergün şu duâyı okumalıdır:

(Yâ Allah-ür-rakîb-ül-hafîz-ür-rahîm.
Yâ Allah-ül-hayy-ül-halîm-ül'azîm-ür-raûf-ül-kerîm.
Yâ Allah-ül-hayy-ül-kayyüm-ül-kâimü alâ külli nefsin bimâ kesebet,
hul beynî ve beyne adüvvî!)
[Kitâbürrahme fittıbb-i velhikme]


Tevbeyi geciktirmemeli

Bilhassa kırk yaşını geçince, tevbeyi hiç ihmâl etmemelidir.

Hadîs-i şerîfte,

(Şeytan, kırk yaşını geçtiği hâlde, tevbe etmiyen için,
"Bu artık kolay iflâh olmaz" der) buyuruldu. (İ.Gazâlî)


Onun için hemen tevbe etmeli, şeytanı uzaklaştırmaya,
çâresiz hâle getirmeye çalışmalıdır. Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

(İnsan, yolculukta devesini zayıflatabildiği gibi,
mü'min de şeytanını zayıflatabilir.) [İ.Ahmed]

Kötü şeyler düşünerek, kötü yerlere giderek,
şeytana yardımcı olmamalıdır! Hadîs-i şerîfte,
(Koru etrafında dolaşan oraya düşebilir) buyuruldu.
(Buhârî)

Harâm işlemeye niyet edip, Allahtan korktuğu için vazgeçen
günâha girmez. Nefse ve şeytana uymayıp Allahü teâlâya itâ'at
ettiği için büyük sevâba da kavuşur. O harâmı işlemeyişi
Allah korkusundan değil de, insanlardan utandığı için ise,
böyle düşüncenin de günâh olduğunu söyleyen âlimler vardır.
 Ba'zı âlimler ise, yalnız kalbe gelen şeylerden dolayı suâl
ve azâb olmayacağını bildirmişlerdir.

Hadîs-i şerîfte buyuruldu ki:

(Kalbe gelen kötü şey söylenmedikçe ve
buna uygun hareket edilmedikçe affolur.) [Beyhekî]


Kibir, hased gibi şeyler böyle değildir. Çünkü bunlar zaten kalb ile olur.

Şeytanın kalbe giriş yerlerinden biri de, Allahü teâlânın
zâtı hakkında düşündürmek, şüpheye düşürmektir.
İnsanların en ahmağı zekâsına en çok güvenendir.
 İnsanların en akıllısı da, suçu kendinde arıyan ve
bilmediklerini âlimlere soran kimsedir.

Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:

(Şeytan, vücûda girerek, "seni kim yarattı" diye sorar.
O kişi "Allah yarattı" dediği zaman, "O'nu kim yarattı" diye
vesvese verir. Böyle bir vesveseyle karşılaşan kimse,
 "Ben Allah ve Resûlüne îmân ettim" desin!) [Buhârî]


(Allahın yarattığı şeyleri tefekkür edin,
fakat zâtını tefekkür etmeyin. Yoksa helâk olursunuz.) [Ebûşşeyh]


Böyle vesveseler, âlimlerde olmaz. Câhil olanlar ise,
böyle şeylerle meşgûl olmamalıdır! Câhillerin böyle konular hakkında
konuşması, hırsızlık etmekten daha kötüdür. Çünkü âlim olmayan
din hakkında konuşursa sapıtabilir, hattâ küfre düşebilir.

Bu, yüzme bilmeyen kimsenin, yüzenleri görüp,
ben de yüzerim diyerek denize atlamasına benzer.

Vesvese îmândandır

İbâdetleri yapıp îmânıma bir zarar gelir diye korkanın ve (
günâhlarım çoktur, ibâdetlerim beni kurtarmaz) diye
düşünenin îmânı kuvvetli demektir. (Bezzâziyye)


İbâdetle meşgûl olup, fıkıh bilgilerini öğrenmeye çalışan kimseye,
 Allahı, dirilmeyi, Cenneti ve Cehennemi inkâr etmek gibi
düşünceler gelmesi, onun îmânsız olduğunu göstermez.
Aksine onun îmânlı olduğunu gösterir. Meyveli ağaç taşlandığı
gibi, şeytan da îmânlı olanlara saldırır. Hadîs-i şerîfte,
böyle vesveselerin îmândan olduğu bildirilmiş,
(Vesvese îmânın tâ kendisidir) buyurulmuştur. (Râmûz)


İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:

Eshâb-ı kirâmdan birkaçı, kötü düşüncelerden,
vesveselerden şikâyet edince, Resûl aleyhisselâm bunlara, (
Bu vesveseler, îmânın olgun olmasındandır) buyurmuştu.
Kötü vesveselerin gelmesine sebep îmânın kâmil olmasıdır. (m.182)


Bilen vesvese etmez
Şeytan namazı kıldırmak istemez.
Namaz kılana da "Madem namaz kılıyorsun, güzel abdest al,
doğru namaz kıl, kuru yer kalmasın, iyi yıka, namazın olmadı,
yeni baştan kıl!" gibi vesveseler verip sıkıntıya sokar.
İbadetler mekruh olmakla kalmaz, ruhi bunalıma yol açar.

Dinimiz, kolaylıklar, ruhsatlar dinidir.
 Mesela, abdest aldığını bilip sonra bozulduğunda şüphe edenin
abdesti var demektir. Abdest aldıktan sonra, kuru yer kalmıştır
 zannıyla yeniden abdest almak icap etmez.

Vesveseden kurtuluş çaresi, hangi meselede vesvese ediliyorsa
dinimizin o konudaki hükmünü iyi bilmektir.

İyi bilen vesvese etmez. Her müslüman, haramlardan,
şüpheli şeylerden, hatta mubahların fazlasından da kaçmalıdır!
Buna azimetle hareket etmek denir.

Günah olmayan, caiz olan işleri yapmaya, ruhsatla hareket etmek denir.
 İhtiyaç olmadıkça, ruhsatla amel etmemelidir! Azimetleri yani
güç gelen işleri yapamayanın, ruhsatla yani kolay olan, izin verilen
işi yapması, azimeti yapmak gibi sevap olur.

İmam-ı Rabbani hazretleri,

(Gerektiğinde en kolay fetvaya uymalıdır. Allahü teâlâ, insanlara
güç gelen şeyleri değil, kolay olanların yapılmasını istiyor.
Çünkü insan zayıf, dayanıksız yaratılmıştır) buyuruyor.


İmam-ı Şarani hazretleri buyurdu ki:
İhtiyaç halinde ruhsatla amel etmelidir!


Hadis-i şeriflerde buyuruldu ki:

(Allahü teâlânın verdiği kolaylıklardan, ruhsatlardan istifade edin!)
[Buhari]

(Ruhsatlardan istifade etmeyen, Arafat dağı kadar günah işlemiş olur.)
 [Taberani]

(Allahü teâlâ, azimetle hareket edilmesini sevdiği gibi,
ruhsatla da amel edilmesini sever.) [Beyheki]

(Bir zaman gelecek, insanlar temizlikte fazla titiz hareket edecek,
[vesveseye düşerek] dinde haddi aşacaklardır.) [Ebu Davud]


Böyle vesveseler birçok kimsede olabilir.
Îmânım gitti diye şüpheye düşmemelidir!
Böyle düşüncelere önem vermemelidir!
Her zaman Allahü teâlâyı anmaya çalışmalıdır!

Mümin her duyduğuna inanmaz; her sese yönelmez
Hele duyduklarını değerlendirmeden katiyyen harekete geçmez
Kalbe gelen düşünceler de dinin helâl ve haramını bildiren hükümlerle ölçülür;
onlar helâl ve hayır ise alınır, haram ve kötü ise bırakılır

Şeytanın vesvese vermek için birçok yolu ve şekli var Kendisi
müminin kalbini çelemezse, insanların içinden seçtiği yardımcıları ile
 bunu başarmak ister O, bunun için yemin etmiştir İnsan ve cin
şeytanlarından gelen bütün fısıltı, fikir ve davetleri tanımak için
her mü'minin dinin esaslarını bilmesi gerekir Cahil insan
şeytanın maskarası olur, helâli haramı birbirine karıştırır;
hurafeye din diye sarılır Şeytan da onu istediği gibi kullanır

Vesvese anında Allahu Teala'yı zikretmek, şeytana karşı en büyük siperdir
Çünkü Allahu Tealâ:

"Şüphesiz, muttaki olanlara şeytandan bir vesvese geldiğinde,
(Allah'ı hatırlayıp, geleni) iyice düşünürler ve onun (rahmanî mi,
şeytanî mi olduğunu) hemen anlayıverirler" (Araf/201) buyuruyor


Rasulullah (AS) Efendimiz:

"Şeytan sizden birisine gelir ve:
 "Yeri kim yarattı, göğü kim yarattı, şunu kim yarattı,
bunu kim yarattı?" diye sorar Kul da hepsine: "Allah yarattı" diye
cevap verir Sonunda: "Peki, Allah'ı kim yarattı?" diye kalbe
bir soru atar İçinde böyle bir soru bulan kimse, onun şeytandan
olduğunu bilsin, hemen soruya son versin, Euzu besmele çekip
Allah'a sığınsın ve:
 "Ben Allah'a ve O'nun peygamberlerine iman ettim" desin" buyuruyor
(Buhari, Müslim)


Eğer benzeri soruları insanlar sorarsa yine aynı şekilde davranmalı
ve onlara karşı:
 "Allah birdir O hiç kimseye muhtaç değildir Doğurmamış,
doğurulmamıştır Hiçbir şey Ona denk değildir" manasındaki
 İhlas Suresi'ni okumalıdır


Şeytan bütün yardımcılarıyla birlikte bize saldırdıkça,
biz de Yüce Rabbimiz'e kaçmalı, zikredip O'na yalvarmalıyız

Felâk ve Nas Sureleri bize bunu öğretiyor Allahu Tealâ,
Nâs Suresi'nde şeytanı "hannas" olarak tanıtıyor

Hannas, kalbi boş bulunca ona saldıran,
kalb zikre geçince de hemen sinip kaçan demektir.


Rasulullah (AS) Efendimiz:
"Sizden her birinizin bir şeytanı vardır" diye buyurunca
Ashab-ı Kiram soruyor:
"Sizin de şeytanınız var mı ya Rasulallah?" Allah Rasulü (AS):
 "Evet, benim de şeytanım var Ancak,
Allah ona karşı bana yardım etti ve teslim olup emrime girdi"
karşılığını veriyor (Ahmed b Hanbel)


Demek ki şeytan tek başımıza yenebileceğimiz bir düşman değil
Ölene kadar yakamızı bırakmayacak bu sinsi düşmanı aklımızla değil,
 ancak İlahî destek, aşk ve zikirle defedebiliriz.

Şeytanın Yaklaşamadıkları


Şeytan, ancak Allah dostlarına yanaşamaz,
onların ilahi aşk ve zikir ile dolu kalblerine bir yol bulamaz
Şeytanın, Allah dostları karşısındaki bu acziyetini
Yüce Rabbimiz şöyle haber veriyor:

"Hiç şüphesiz iman edip sadece Rablerine güvenen
tevekkül sahiplerine şeytanın bir hakimiyeti yoktur
Onun etkisi, ancak kendisini dost edinen ve
Allah'a ortak koşan kimseleredir" (Nahl/99-100)


"Şeytan dedi ki: Yemin ederim ki eğer beni kıyamete kadar
 yaşatırsan, pek azı dışında Adem'in çocuklarını kandırıp kendime
bağlayacağım Allah buyurdu: Git, onlardan gücünün yettiği
kimseleri davetinle şaşırt Süvari ve yaya askerlerinle onlara
bol bol yaygara (ve vesvese) ver Mallarına, evlatlarına ortak ol,
kendilerine boş vaadlerde bulun Aslında şeytan insanlara,
aldatmaktan başka bir şey vaadetmez
Ey İblis! Bana teslim olmuş ihlaslı kullarım üzerinde
senin hiçbir etkin ve ağırlığın olmayacaktır Onlara,
koruyucu olarak Rabbin yeter" (İsra/62-65)


Dünya işlerinde bile güçlü insanların yanında yeralıp,
tehlikelerden korunmaya çalışırken, şeytanın yaklaşmaktan
bile korktuğu, zarar vermekten aciz olduğu,
Allah'ın ihlaslı kullarının yanında yer almak
iyi bir korunma yöntemi değil mi?

Şu halde, şeytandan emniyette olmak için Allah'a sığınmalı,
O'nun sadık kullarıyla birlikte olmalı, ilim, zikir ve duayı
kendimize kalkan yapmalıyız.


Kaynak:Nurullah Toprak-Semerkand Dergisi,
hadis,ayet ve açıklamalar


Bulmak değil imiş bilmek, bilmek değil imiş bulmak, Evliyaya gönül vermek, rengine boyanmak imiş...

Çevrimdışı COOL

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 394
  • Konu: 83
  • Derviş: 13
  • Teşekkür: 0
Ynt: Vesveseden kurtulmak
« Cevapla #3 : 22/09/08, 05:51 »
  Allah razı olsun çok faydalı bir konu olmuş emeğinize sağlık


Hoş Geldiniz Kardeş, Buradaki Bağlantı Adresi Sadece Foruma Üye Olanlara Gösterilir.  

  


Çevrimdışı onursahin

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 573
  • Konu: 64
  • Derviş: 137
  • Teşekkür: 4
Ynt: Vesveseden kurtulmak
« Cevapla #4 : 22/09/08, 06:33 »
Şu halde, şeytandan emniyette olmak için 'a sığınmalı,
O'nun sadık kullarıyla birlikte olmalı, ilim, zikir ve duayı
kendimize kalkan yapmalıyız.

Allah cc razı olsun... :X06


Kelimelerim yalan,gözyaşlarım sahte,
Cezbelerim palavra,tefekkürlerim vahim,düşüncelerim vesvese,
Nasıl nasıl nasıııl anlatırım Seni bu durumda
...gir gönlüme sil beni
...sen anlat sana seni

Çevrimdışı vatandaş

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 729
  • Konu: 22
  • Derviş: 1218
  • Teşekkür: 1
Ynt: Vesveseden kurtulmak
« Cevapla #5 : 22/09/08, 18:46 »
 X:03 X:03 Allah razı olsun..


Bu kapı Allah kapısı;
resulullahtadır tapusu..

Çevrimdışı Güllere Hasret

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 4.296
  • Konu: 1265
  • Derviş: 364
  • Teşekkür: 121
Ynt: Vesveseden kurtulmak
« Cevapla #6 : 22/09/08, 19:28 »
Allah razı olsun...Vesselam!...



Çevrimdışı ikikanatlı

  • Çalışkan Üye
  • ***
  • İleti: 423
  • Konu: 5
  • Derviş: 16412
  • Teşekkür: 1
Cevaplandı: Vesveseden kurtulmak
« Cevapla #7 : 06/10/11, 15:41 »
kalbe vesvese geldiğinde sevinmelidir çünkü şeytan müminin sevinmesini asla istemez (semerkand dergisi)

ve şeytanın şöyle söylediğini okumuştum: insan bizim vesveselerimize kulak verdiği an %80 kandırılmış demektir..


YÜZÜNÜ GÖRMEDEN YARİM VAR DEMEM...


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Cevaplandı: Kuss B.Saide Efendimizi Haber Veriyor Elbisesi lime lime olmuştu ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.319 saniyede oluşturulmuştur


Vesveseden kurtulmakGüncelleme Tarihi: 20/07/19, 00:40 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim