Yahu sonunu duysaydık efendi - Mostar
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.033 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.552 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22879 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Yahu sonunu duysaydık efendi, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 1152 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Yahu sonunu duysaydık efendi}   Okunma sayısı 1152 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Alparslan

  • Teknik Servis
  • *****
  • İleti: 7.996
  • Konu: 4354
  • Derviş: 4
  • Teşekkür: 108
    • .....................
Yahu sonunu duysaydık efendi
« : 23/07/15, 10:51 »
KADİM KÜLTÜRÜMÜZÜN DEĞİŞMEYEN KARAKTERİ MEDDAH

Râviyânı Ahbâr, Nâkilânı âsâr, muhaddisânı rûzigâr şöyle rivayet iderler ki…” diye başlardı eskiden meddahlarımız. Gelenekti bu, ustadan çırağa nesiller boyu aktarılan. Çok ciddi sözlü bir kültür hazinesiydi. Hele de televizyon denen, sohbet ve muhabbet düşmanı alet icat edilmeden önce kıymete haiz bir güzellikti.

Özellikle büyük şehirlerin Semaî Kahvelerinde mutlaka bir meddah tahtı veya köşkü bulunurdu. Ki akşama kadar asli vazifesi olan kunduracılık, bezazlık, misk-i amber simsarlığı, debbağlık, dülgerlik, tellallık, sakalık, mahalle bekçiliği gibi meslekleri icra eden anlatıcılar, şehrin üstüne güneş kızıllığı düşüp de yerini, gece karasına bırakmaya yüz tuttuğunda bu kahvehanelere gelirler ve yerlerini alırlardı. Böylece gece yarılarına kadar birbirinden güzel kıssalar, hikâyeler, devşirmeler, şiirler, maniler, benzetmeler, bezemeler, taklitler yapılır, hikâye en heyecanlı yerinde kesilir ve “Rabbimiz berdevam kıla, yaran ve ahbabımızın muhabbeti daim ola, kahveci kandilleri uyuta, yarına da lazımdır, sağ salim çıkıla, hikâyenin sonuna bakıla…” diyerek arkası yarına işaret edilirdi.

Dinleyenler hikâyeye o kadar kaptırırlardı ki kendilerini, meddahın bitirme sözlerini duyar duymaz homurdanmaya, yüksek sesle “Oldu mu baba? Yarına kadar nasıl sabredeceğiz bre?” naraları atmaya, “Yahu sonunu duysaydık efendi” kibarlığında itirazlar etmeye başlarlardı.

Hatta anlatılır ki Galatalı Emin, yirmi üç gün süren bir hikâyenin yirmi ikinci gününde yine Galatalı Çarkbozan Muslu isimli külhaniden hikâyeyi bitirmediği için güzel bir dayak yemiş ve bir hafta boyunca hasta yatmış. Hikâyenin sonunu merak edenler bir hafta boyunca aynı kahvede Meddah Emin Efendi’nin gelmesini beklemişler. Nihayet Galatalı Çarkbozan Muslu, Emin Efendi’den özür dileyip bahşiş olarak da bir kese akçe vermeyi kabul edince hikâyenin sonunu dinleyebilmişlerdir.

Şimdilerde soruyorlar: “Meddah nedir?” Uzun uzun anlatmaya çalışıyorum ama ne çare. Bende diyorum ki “Metheden, öven, anlatan” hemen ikinci soru geliyor, “Neyi metheden, anlatan, öven?” Eh artık sabrın da bir sınırı var canım efendim deyip yekten cevabı veriyoruz, “Allah sana ağız vermiş, öveceksen Allah bize yeter” deyince gülümseyip susuyorlar.

Meddahlık Geleneği

Meddah, geleneksel Türk tiyatrosunun temel taşlarındandır. Yıllarca katıldığı meclislerde dinlediği kıssaları, hikâyeleri, topladığı, derlediği güzellikleri, kendine has üslubuyla anlatandır. Tek kişilik dev bir kadrodur. Kimi zaman hâkim olur, kimi zaman davacı, kimi zaman da davalı. Hikâyesine göre her karaktere bürünür. Aynı hikâye içinde hem beyefendi olur, hem uşak, hem işveren olur, hem çalışan. Hem belediye başkanı olur, hem çöpçü. Dedik ya, tek kişilik dev bir kadro. Hikâyesine göre...

Hani bir tekerleme vardır “Neler geldi neler geçti felekten, deve bile geldi geçti elekten…” O hesap, tarih sahnesinden, zaman süzgecinden öyle meddahlar geçmiştir ki her biri birbirinden şahane.

Sultan III. Murat Han döneminde 1574-1595 yılları arasında meddahlar çok büyük şöhret yakalamış, meşhur olmuşlardır. Mesela o dönemin en meşhur meddahı “Lalin Kaba” ismiyle anılan hikâyecidir. 16. yüzyıl sonlarında yaşayan Cenanî Baba aynı zamanda Sultan III. Murat Han’ın gözde nedimlerinden biri olmuş, padişah kendisini sohbetlerinde yanından hiç ayırmamıştır. Aynı dönem içinde ilk defa “Saray Kıssahanlığı” unvanıyla meddahlık yapan Derviş Kalender de bunlardan birisidir. IV. Murat Han dönemi büyük meddahlarından İncili Çavuş, Tıfli Ahmet Çelebi bu sanatın kıdemli ve deha isimlerindendir.  I. Mahmut döneminde Galatalı Ahmet Çavuş dönemin büyük hikâyeanlatıcılarındandır Onun yetiştirdiği Kız Ahmet, Sarı Emin, Kızlarağası Hasbi Cemil Efendi gibi isimler de meddahlığın devamcısı olarak sanatı icra etmişlerdir.

19. yüzyılda Kasımpaşalı Hafız ve Meddah İsmet de dönemlerinde bu sanatın temsilcisi olmayı başarmışlar ve insanlar tarafından sevilmişlerdir. Borazan Tevfik, Meddah Şükrü ve Aşkî Efendi yirminci yüzyılın başlarında bu sanata gönül verenlerdendir. Yine yirminci yüzyılda meddahlık tuluatla birleşmiş ve onunla devam etmiştir. En güzel temsilcilerinden biri de dönemimizde bile ismi anılan Kavuklu Meddah Ali Bey olmuştur. Ali Bey'in özellikle taklitleri, jest ve mimikleri o güne kadar icra edilen meddahlık geleneğine çok farklı ve değişik bir soluk kazandırmıştır. Ali Bey “Kadının Fendi, Erkeği Yendi” isimli oyunda mesleğini layıkıyla icra ederek takdir toplamak ve parsayı kapmak (gösteri karşılığında halktan toplanan para) amacıyla henüz 32 yaşında iken tüm dişlerini söktürmüş ve takma diş yaptırmıştır.

1905 Üsküdar doğumlu, aslen Dimetokalı olan Dümbüllü İsmail, Ali Bey’den sonraki en büyük meddahlarımızdandır. Günümüze kadar süregelen bu geleneğin devamcıları olan Vahi Öz ,Münir Özkul, Erol Günaydın, Ferhan Şensoy ve daha isimlerini sayamadığımız niceleri ise sanatı sürdüregelen ustalardandır.


 Sayı 105    Kasım    Yusuf DURU
Konu Adresi: http://www.dervisler.net/yahu-sonunu-duysaydik-efendi-t36320.0.html





Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Aşk Bir Gül'ün Adıydı... Marifetname 23.Bölüm ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 1.199 saniyede oluşturulmuştur


Yahu sonunu duysaydık efendiGüncelleme Tarihi: 23/08/19, 09:06 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim