Yeter ki Sen O'na Güven..! - Kıssalar ve Menkıbeler
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.053 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.599 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22897 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Yeter ki Sen O'na Güven..!, konusunu okuyorsunuz... Bu konu 3862 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Yeter ki Sen O'na Güven..!}   Okunma sayısı 3862 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Rehnüma

  • Dervişkolik
  • *****
  • İleti: 1.138
  • Konu: 197
  • Derviş: 20900
  • Teşekkür: 129
Yeter ki Sen O'na Güven..!
« : 10/09/14, 10:59 »
وَمَنْ يَتَّقِ اللّٰهَ يَجْعَلْ لَهُ مَخْرَجًا وَيَرْزُقْهُ مِنْ حَيْثُ لَا يَحْتَسِبُ وَمَنْ يَتَوَكَّلْ عَلَى اللّٰهِ فَهُوَ حَسْبُهُ اِنَّ اللّٰهَ بَالِغُ اَمْرِهٖ قَدْ جَعَلَ اللّٰهُ لِكُلِّ شَیْءٍ قَدْرًا
 
“Kim Allah’a karşı gelmekten sakınırsa, Allah ona bir çıkış yolu açar. Onu beklemediği yerden rızıklandırır. Kim Allah’a tevekkül ederse, O kendisine yeter. Şüphesiz Allah, emrini yerine getirendir. Allah, her şeye bir ölçü koymuştur.”(Talak Sûresi, 2-3.)
 

 
Adamın biri bir gün eşeğine buğday yükleyerek değirmene varır. Eşeğin sırtındaki buğday çuvallarını indirir indirmez eşek kaçar ve kaybolur. Adam eşeğin peşine düşerek aramaya koyulsa Cuma namazını kaçıracaktır.
 
Tam bu sıkışık anda adamın tarla komşusu çıkagelir ve der ki, “Bugün sulama sırası senindir; hemen git; nöbetini kullanarak toprağına su ver. Sıranı kaçırırsan bir daha nöbet sana gelinceye kadar tarlanı sulayamazsın.
 
Adam, Cuma namazını kaçırmamak için kaybolmuş eşeğini aramaktan vaz geçmişken bu defa da başına tarla sulama derdi çıkar. Dünyalık geçim bakımından işlerin her ikisi de biri birinden mühimdir. Eşeğin peşine düşmezse hayvancağız tamamen kaybolabilir; ya da canavarların birine yem olur. Hâlbuki köylü eşeksiz geçinemez. Öteye beriye yüklerini kim taşıyacak ve neyin sırtına binerek yolculuğa çıkacak?
 
Tarla, zamanında ve düzgün aralıklarla sulanmadığı takdirde o yılki ekinler ya noksan olur. Ya da hiç olmaz. Bu da bir köylü için bütün ev halkının o yıl açlıkla karşı karşıya kalması demektir. Ayrıca buğday çuvalları da değirmende kalmaktadır. Adamın sırasını bekleyip ekini öğütmesi ve onu evine götürmesi lazımdır ki karısı öğle yemeğine ekmek pişirebilsin.
 
Adam işlerin hangisine koşayım diye düşünüp dururken Cuma namazının vakti gelip çatar. Hemen hatırına varlıkların biricik sahibi Allah‘ın kesin emri gelir: “Ey iman edenler! Cuma günü namaz için çağrı yapıldığı zaman, hemen Allah’ın zikrine koşun ve alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz bu, sizin için daha hayırlıdır.”(Cuma Sûresi, 9) Adam şöyle düşünür: “Az sonra yüce Allah‘ın kesin emri beni ibadet yerine çağıracaktır. Şu anda kafamı yoran dünyalık nimetlerle birlikte daha nice nimeti bana veren O değil midir? Üstün ve ortaksız bir gücün sahibi olarak, O verdiği nimetleri istediği anda geri alıp kulu çaresizlik içinde çırıl çıplak bırakacağı gibi elden kaçar gibi olan nimetleri tekrar kulunun eline ve emrine veremez mi? O halde tamam, herşey ne olursa olsun; ben Cuma namazına gidiyorum.“ Bu kesin karardan sonra saydığımız bütün sıkışık işlerini yüzüstü bırakarak camiye koşar. Dünya işlerinin kafa yoran düşüncelerinden sıyrılarak Allah‘ın evine gider.
 
Hatibin okuduğu hutbeyi can kulağıyla dinlerken, hafta içinde yaptığı günahları bir bir aklından geçirir; daha önceki Cuma namazından çıkarken, daha önce günah işlemeyeceğine söz verdiği halde sözünü tutamayarak yaptığı, dine aykırı hareketlerden ötürü yüreğinde derin bir pişmanlık duyar. Esirgeyen ve bağışlayan Allah‘tan, her adımını O‘nun emrine uygun şekilde atamadığı için samimi bir utanç duyar.
 
Pişmanlık ve utancının manevi gözyaşları ile gönlünü karartan günah pasları silinir. Kalbinin bir hafta önceki o tatlı rahatlığa ve Allah (c.c.) huzurunda teslim olmuşluğa tekrar büründüğünü hisseder ve sevinir. Fakat bu sevincin yanında “Ya ibadetlerimi yüce Allah (c.c.) kabul etmezse; ya farkında olmadan ağır şekilde Allah‘ı gücendirecek bir günah işliyor ve Allah‘ın yaygın esirgeyiciliğini kendimden uzaklaştırıyorsam“ diye içinde bir korku ve endişenin kıpırdadığı duyar. Sonra aklında gelir ki iyi bir mü‘min zaten her an Allah‘ın rahmetine güvenecek hem de O‘nun korkusunu hiçbir an gönlünden çıkarmayacak, bu iki duyguyu aynı anda taşıyarak kendini yolun doğrusu üzerinde tutacaktır.
 
O halde bu korkulu ve aynı zamanda ümitli hali temiz bir mü‘minin özlenen halidir. Sağlam bir mü‘mine yakışır duygu ve düşünceler taşıdığına ayrıca sevinir. Allah‘ın öz evinde O‘na bağlılıkların en samimisini sunarak Cuma namazını kıldıktan ve arınmış bir gönülle ibadet evinden çıktıktan sonra adam, evine varır.
 
Bir de ne görsün!… Namazdan önce kafasını yoran ve neredeyse Cumayı kaçırmasına sebep olmak üzere bulunan bütün işler, adeta kendiliğinden oluvermiştir. Eşeği eve dönmüş, buğday öğütülmüş, tarlası da sulanmıştır. Yemek pişirip taze ekmek hazırlayan karısı sofrayı kurmuş kocasının camiden dönmesini beklemekteydi. Karısına “Bu işler nasıl yoluna girdi?” diye sorar. Karısı olanları anlatır: “Senden sonra filan komşumuz değirmene gitmiş, kendisinin sanarak bizim buğdayları öğütmüş, çuvalları evine getirince yanlışlık yaptığını anlamış ve bize göndermiş. Eşek az önce kendiliğinden dönerek eve geldi. Komşunun tarlasını doldurup taşan su, bizim tarlaya akarak toprağımızı sulamış…”
 
Adam bir yandan Allah‘a karşı, mü‘min kalabalığı ile birlikte samimi kulluk borcunu yerine getirip gönül rahatlığına kavuştuğundan ötürü, öte yandan namaz öncesi canını sıkan işler, zincirlemesine kendiliğinden yoluna girdiğinden dolayı ayrıca katmerli sevinç duyar, kullarının her işini yoluna koyan yüce Allah‘a şükürler ederek karısı ve çoluk çocuğu ile birlikte sofraya oturur.

Yüce Allah (c.c.) hepimizi dünyalık işleri uğruna dini vazifelerini ihmal etmemeyi beceren ve böylelikle her iki dünyada mes’ut olan kullarından eylesin, amin!…

Konu Adresi: http://www.dervisler.net/yeter-ki-sen-ona-guven-t35421.0.html



Arada bir yar köyüne varan derviş olur amma,
Gittiği her yeri yar köyü yapan kesin aşık’tır.
(Serdar Tuncer)

Çevrimdışı Vali

  • Üye
  • **
  • İleti: 69
  • Konu: 5
  • Derviş: 21844
  • Teşekkür: 1
Yeni: Yeter ki Sen O'na Güven..!
« Cevapla #1 : 08/03/19, 08:27 »
İbretlik bir kıssa Allah RAZI OLSUN




Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Organlar da Konuşur Grup Harran - Ya Mevla ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.238 saniyede oluşturulmuştur


Yeter ki Sen O'na Güven..!Güncelleme Tarihi: 23/10/19, 16:26 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim