Yörüklerin Toros Dağları Eteklerindeki Hayatları - Edebiyat Kültür Sanat
Dervişler.Net Anasayfa

Forumda toplam 25.128 konu paylaşıldı... Bu konulara toplam 145.913 yorum yapıldı. Bugün 0 konu ve 0 ileti gönderildi.. Toplam : 22985 üyeli aileyiz.
Dervişler Mekanında, Yörüklerin Toros Dağları Eteklerindeki Hayatları , konusunu okuyorsunuz... Bu konu 138 defa okundu.İsim benzeri konuları sayfanın altından takip edebilirsiniz.
Hayırlı paylaşımlar diliyoruz. Aradığınız konuyu bulamadıysanız bizimle iletişime geçebilirsiniz. Yazı alıntılarında kaynak(www.dervisler.net) gösterilmesi rica olunur.

Dervişler Mekanında paylaşılan en güzel konu:{Yörüklerin Toros Dağları Eteklerindeki Hayatları }   Okunma sayısı 138 defa

0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.

Çevrimdışı Has_Derviş

  • Yeni Üye
  • *
  • İleti: 21
  • Konu: 16
  • Derviş: 22925
  • Teşekkür: 0
YÖRÜK'LERİN TOROS DAĞLARI ETEKLERİNDEKİ HAYATI

“Gelecek için Pedalla” adını verdiğim proje kapsamında 2012 yılında bisiklet ile dünya turuna çıktım. Verdiğim çeşitli burslarla genç bisikletçileri ve sporcuları desteklemekteyim. Genç Kaşifler projesi de bu burslardan bir tanesidir.
“Genç Kaşifler” projesi, az bilinen/bilinmeyen Anadolu rotaları ile hikayesi olan rotaların araştırılması ve çıkarılmasına yönelik bisikletli gençlerin, özellikle üniversite öğrencilerinin, çalışmalarını yönlendirerek destekleyen kapsamlı ve bütünleyici bir proje ağıdır. Bu çerçevede ilk proje olarak Karaman-Mersin arasındaki unutulmaya yüz tutmuş eski Roma yollarının bisiklet rotaları olarak kazandırılmasını içeren “Likaonya – Kilikya Birota (Bisiklet) rotaları / Lycaonia – Cilicia Birota routes” seçilmiştir. Projenin ilk bursiyerleri olan Çukurova Üniversitesi Bisiklet Topluluğu üyesi öğrencileri, 2014 yazı çalışmalarına ait izlenimlerini “Geçmişe pedallamak” ve “Yörüklerin izinde” başlıkları ile paylaşmışlardır.

2014 yazında gerçekleştirdiğimiz ilk çalışmanın çıktılarını değerlendirirken, yanıtını aradığımız “Genç Kaşifler 2015 nasıl bir çalışma olmalı?” sorusu ardından yeni sorular doğurdu. Bisikletli keşif nasıl olmalı? Sadece bir noktadan diğerine gitmeyi mi amaçlamalı insan? Yoldan çekilen birkaç fotoğraf, varılan şehir tabelalarından ve nerede yenilir içilir bilgilerinden mi ibaret olmalı paylaşılan? 5 günde 5 ülke anlayışında bir turistik gezi mi olmalı? Ne kadar yol almalı bir günde 40 km, 60 km, 100 km, 120 km? Koyulan hedefe doğru nefes almadan her gün mü yola devam edilmeli?
 
Oysa yolun bizzat kendisidir özel olan, hedeften daha önemlisi yolculuğun bize kattıklarıdır. Öteki ile buluşmak üzere yola çıkılmalı bisikletle. Çünkü öteki ile iletişime geçtiğimizde kendimizi anlamaya başlarız. Kuru bir laftan ötedir bu, gerçekten hissederek anlamak, kendi kalıplarını kırarak ötekinin yaşadığı koşulları öğrenmek yolculuğun belki de temelidir.

Genç Kaşifler projesi neyi hedeflemeliydi? Tur bisikletçiliği üzerine uygulamalı bir eğitim süreci içermeliydi elbette. Aynı zamanda yol gösterici olmalıydı, sadece ben olgusunun ötesine geçebilmeliydi. Görmediğimiz, bilmediğimiz hayatlar olduğunu bize öğretmeliydi. En önemlisi örnek olmayı başarabilmeliydi.

Bu nedenle 2015 Genç Kaşifler projesini biraz farklı kurguladık. Projemiz Mersin’den Karaman’a eski Roma yollarını izleyen bisiklet rotalarının çıkarılmasını içeriyordu. Bu belki de projenin en kolay yönüydü. Eski Roma yollarını günümüzde Yörükler göç yolu olarak kullanıyor. Bu nedenle bu yaz çalışacağımız rotanın başlangıç noktasında bulunan bir Yörük obasını ana kampımız olarak seçtik. Yazın Mirtilli yaylasına göç eden Kadıncık Yörüklerinden Ahmet Şahin ve ailesi misafir çadırlarına yerleşmemize izin vererek eşsiz bir deneyim yaşamamızı sağladılar.
Yazının Seslendirmesi

Bu yaz iki rota üzerinde çalıştık. İlk rota Höyük alanından başlayarak Kemer yayla (Tetrapyrgia) üzerinden Dedeli yaylası (tahminen Ad Fines), Manazan mağaraları, Karaman ve Karadağ Binbirkilise ile Değle ören yerinde son buldu. İkinci rota ise geçen sene geçtiğimiz Dağpazarı köyünden başlayarak kısmen İngiliz Sait Paşa yolunu takip ederek Kırobası (Mara) üzerinden Sarıaydın ve Uzuncaburç (Diocaeseria) ören yerinde son buldu. Her iki rota arasında kalan zamanımızı yine Yörük obasında geçirdik. Genç kaşifimiz Yörük ailesi ile iç içe yaşadı. Daha önce hiç bilmediği bir kültürü, yaşam tarzını yakından gözlemleme fırsatını buldu. Cocakdere vadisinin içinde bisiklet sürmenin keyfini yaşadı, bulunduğu bölgedeki en yüksek dağlardan bir tanesi olan Yıldız Dağı’na tırmandı.

Nasıl bir deneyim oldu? Kendisine bir kulak verelim…..

Genç Kaşif Ata Barsbay anlatıyor…
Bu projeyi ilk duyduğumdan beri çok benimsedim bir parçası olmak istedim. Katılımcıların açıklanmasını sabırsızlıkla bekledim. Gürkan Abinin verdiği haber karşısında sevincim inanılmaz oldu. Daha önce Akdeniz bölgesinde bulunmadım. Buraların kültürüne, insanına, iklimine yabancıyım. Bu yüzden her yönüyle bir keşif olacağına inanıyorum. Yörüklerle bir arada olacağımı biliyordum, bu insanların hakkındaki güzel sözleri de duydum. Bu insanların yaşayışları, düşünceleri, kültürlerinin bana çok önemli katkı sağlayacağı düşüncesindeyim. Zorluklar çekeceğimi de biliyorum ama alacağım keyif ve bilgi karşısında bunların lafı bile olmayacaktır.

Proje sonunda daha olgun, daha büyümüş bir Ata olacağıma inanıyorum. Sadece bisiklet sürmekten ibaret olmayan aynı zamanda insanları, hayvanları, doğayı gözlemleyebileceğim bir proje olmasını bekliyorum. Burada yaşadıklarımı her zaman güzel hatırlayacağıma eminim. Geleceğime yön vereceğini de düşünüyorum.

Beni çok sıcak karşıladılar sanki daha önce tanıyorlarmış gibi davrandılar. Tüm aile ile tanıştım hepsi sıcakkanlı ve misafirperver davrandılar. Akşam yemeği için Ahmet abinin çadırına geldik. Güzel bir yer sofrası kurulmuştu. Bizim için hazırlanmış bir sofraydı. Genelde kendi ürettikleri besinlerden oluşan bir yemek yedik. Hayvancılık ile uğraşıldığından yiyecekler koyun ve keçi ürünlerinden oluşuyor, tabi ki market ürünleri de mevcut. Ekmek, peynir, yoğurt, yağ gibi gıdalar kendi üretimleri, taze ve lezzetli ürünler. Yemek yer sofrasında yeniliyor ve herkesin ayrı tabağı olmuyor, genelde ortadan yeniyor. Bu duruma alışık olmadığım için bana farklı geldi, ama burada olduğuma göre buranın yaşam tarzına uymalıyım dedim. Yemek bittikten sonra hemen çay demlendi. Burada çay çok içiyorlar. Her öğünden sonra çay demleniyor, misafir çay ile ağırlanıyor. Çay Yörükler için olmazsa olmazlardan diyebilirim.

Misafir Çadırımız

Obada bulunduğumuz sürece çadırımızın misafiri hiç eksik olmadı. Obanın hanımları gün içinde hayvanlarla ilgilendiği için yemekleri çoğunluk beraber pişirdik, beraber yedik. Temmuz ayı olmasına karşın güneş battıktan sonra hava soğumaya başlıyordu. Mersin’e indiğimizde ilk işimiz bir soba edinmek oldu.

Gürkan GENÇ


Konu Adresi: http://www.dervisler.net/yoruklerin-toros-daglari-eteklerindeki-hayatlari-t37510.0.html



Has_Derviş


Paylaş facebook Paylaş twitter
 

Kişisel bilgileri çalan virüs yükselişte İngiltere'de şeriat mahkemeleri kuruldu ||semerkandyayin| semerkand.tv| semerkandradyo| semerkanddergisi| semerkandaile| mostar| semerkandpazarlama| sultangazi.bel.tr| sitemap| Arama Sonuçları| Dervişler Mekanı| Wap| Wap2| Wap Forum| XML| Rss| DervislerNet/Facebook | DervislerNet/Twitter | Forum İletişim| |||www.dervisler.net 0.045 saniyede oluşturulmuştur


Yörüklerin Toros Dağları Eteklerindeki Hayatları Güncelleme Tarihi: 10/07/20, 13:20 Dervisler.Net © 2008-2014 |Lisans(SMF) |Sitemap | Facebook | Twitter | İletişim